Hayatını çocuklarına adamış bir babayım. Bu söz genellikle annelerin dillendirdiği bir sözdür. Ama biz babalar da onlar kadar çocuklarımızı sever ve onlar için birçok şeyden vazgeçeriz. Doğup büyüdüğüm bölgenin gelenekleri epey ağırdı. Babam sert, annem aşırı vericiydi. Babamın otoritesini hepimiz hissederdik. Akşamları evde derin bir sessizlik olur, başlarımızı öne eğer ve hiç konuşmazdık. Evlendiğimde eşime, ailede yaşadıklarımı geride bırakacak ve çocuklarıma sevgimi göstereceğim diye söz verdim. Evlendim, çocuklarımla ve eşimle çok iyiyiz. İşten geldikten sonra ev işlerinde eşime yardımcı oluyorum. Mesela salatayı hep ben yaparım, sofra kurmayı severim, hafta sonları kahvaltıyı hazırlamak benim görevimdir. Çok güzel krep yaparım. Eşim yorgun olduğu zamanlarda evi süpürür ona yardımcı olurum. İşin garip tarafı ben bunları İstanbul gibi gelişmiş bir şehirde yapıyorum. Ama köyümde karşılaştığım tepkilerle burada karşılaşıyorum. Komşularım, “bu kadın işi neden yapıyorsun” diyorlar. Karşı komşum karşılaştığımızda espri ile karışık alay ediyor. Ama bundan hiçbir zaman kompleks duymadım. Kötü bir şey yapmıyorum eşime ve çocuklarıma yardımcı oluyorum. Bu benim için mutluluk verici bir şey…” (Mevlüt S)

Geleneğimizde aile fertlerinin rolleri keskin çizgilerle çizilmiştir. Baba dışarıda çalışır anne çocukların bakımı ile meşgul olur, çocuklar okula giderler. Rolleri yerine getirme noktasında kültürel kodlar daime ön plandadır. Bir erkek hasta eşine çorba pişirmek istese, el âlem ne der diye düşünür ve tedirgin olur. Çünkü bizlere geleneklerimiz vasıtasıyla aktarılan bir erkek figürü vardır. Bu kişi daima ciddidir, konuşmaz, sevgisini belli etmez, eşine yardımcı olmaz, çocuklarına sarılmaz. Çünkü erkektir. Geleneksel kodlarla, İslami ilkelerin çakıştığı noktada bizler hiç tereddüt etmeden Allah’ın dinine teslim olmak zorundayız. Bu konuda kılavuzumuz Allah’ın Resulü olmalıdır. Hz Peygamber elbiselerini kendisi yamar, evi süpür ve eşlerine yardımcı olurdu.

Günümüzde kadınların büyük bir kısmı çocuklarını bakıcıya terk edip işe gidiyorlar. Rol dağılımı değişiyor. Fakat bu böyle olmasa dahi, kadın erkek hemen her konuda birbirlerine destek olmak zorundadırlar.

Geleneklerimizi bize, dini birer vecibe gibi sunan büyüklerimiz bu tavırlarını yeniden analiz etmelidirler. Zira erkeğin mutfakta eşine yardımcı olması, önce onları rahatsız ediyor.

Özellikle kayınvalideler, bu kadın işidir, oğlum bunu yapmamalı diye çıkışıyorlar. Oysa karı koca arasında gerçekleşen paylaşım ve dayanışma ailenin mutluluğunun bir parçasıdır. Evlenen oğul ya da kızının mutluluğunu isteyen her anne baba bundan hoşnut olmalı, hatta teşvik etmelidirler.