Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, İsrail’in Filistin ve Mescid-i Aksa’daki saldırılarını ele aldı.
ADİL EKONOMİK DÜZEN in ekonomiyi canlandıracak ve
üzerinde durulacak en önemli meselesi kredileşmedir. Adil Ekonomik Düzen,
faizsiz bir kredileşme ve finans döngüsünü benimsemektedir. Kredileşmede faiz
noktasında hassasiyet gösteren sistemde, hakkı müktesep kredisi, emek kredisi,
selem senedi kredisi, ödenmiş vergi karşılığı kredi, yatırım karşılığı kredi ve
rehin kredisi önemli finans kaynaklarıdır. Bu finans kaynaklarının teorisini
incelediğimizde, İslâm a aykırı bir durumun gözükmemesi önemli bir meseledir.
Ayrıca Hakkı müktesep karşılığı kredisi ile İslâm ekonomisinde karz-ı hasen
uygulamasının tam örtüştüğünü ve Adil Ekonomik Düzen deki selem senedi ile
İslâm tarihinde uygulamaya sokulan selem senedinin aynı olduğunu söylemek
mümkündür.
ADİL EKONOMİK DÜZEN in vergi ile ilgili görüşlerinin de
İslâm ekonomisiyle bağdaştığını söyleyebiliriz. Şöyle ki, Adil Ekonomik
Düzen in vergide üretimi esas alması ve verginin ayni olarak da
verilebileceğini söylemesi, İslâm sisteminde zekât müessesesini
anımsatmaktadır. İslâm da helal olmak koşuluyla her türlü gelir üzerinden
devletin vergi almasına cevaz verilmiştir. İslâm sisteminde devletin en büyük
gelir kaynağı zekâttır. Fakat zekât dışında da devletin vergi vb. uygulamalarla
(haksız olmamak kaydıyla) gelir elde etme yetkisi söz konusudur. Dolayısıyla
Adil Ekonomik Düzen in üretim üzerinden tek vergi prensibiyle gelir elde etmesi
ve üretime katkı sağlaması koşuluyla iş girişimlerinde ortak rolüne bürünmesi (kâr
ortağı) İslâm sistemiyle uyum sağlamaktadır. Yani İslâm a aykırı bir durum söz
konusu değildir. Buradaki en önemli mesele Adil Ekonomik Düzen in gelirini
zekât üzerinden değil zekât müessesesine benzeyen bir sistemle elde etmesidir.
ADİL EKONOMİK DÜZEN in son esaslarını oluşturan sosyal
güvenlik ve sigorta meselesi tartışılan bir husustur. Nitekim İslâm düşünürleri
bu hususla ilgili ihtilafta kalmışlardır. Sosyal güvenlik konuları olan eğitim,
sağlık ve güvenlik hizmetleri noktasında benzer görüşler ortaya koyan İslâm
düşünürleri, sigorta konusunda farklı görüşler paylaşmışlardır. Kimi İslâm
düşünürü sigortanın bir kumar olduğunu ve İslâm a uygun olmadığını söylerken,
kimisi de sigortanın caiz olabileceğini ve İslâm a aykırı bir durum teşkil
etmediğini dile getirmiştir. Bu görüşler ışığında Adil Ekonomik Düzen in
sigorta konusunda sigortanın caiz olabileceği görüşünü paylaşan İslâm
düşünürlerini referans aldığını söylemek mümkündür. Adil Ekonomik Düzen in bu
esaslardaki bir diğer açmazı erken emeklilik konusudur. Adil Ekonomik Düzen in
isteyen bireylerin erken emekli olabileceği görüşü İslâm sisteminden farklılık
arz etmektedir. Çünkü İslâm sisteminde düşkünlere, yoksullara, çalışamayacak
durumda olanlara yardım yapılması söz konusudur. Çalışabilecek durumda olup
erken emekliliğe ayrılan bir bireyin İslâm sisteminde yardım alması veya maaş
alması söz konusu değildir. Dolayısıyla bu hususta Adil Ekonomik Düzen ile
İslâm sistemi arasında farklılık söz konusudur.
SONUÇ olarak ADİL EKONOMİK DÜZEN ile İslâm ın ekonomik
anlayışını karşılaştırdığımızda, Adil Ekonomik Düzen in İslâmî hassasiyetler
çerçevesinde hazırlandığını söylemek mümkün gözükmektedir. Bazı farklılıklar
sebebiyle tam anlamıyla İslâm ekonomisidir diyemeyiz. Çünkü İslâm ekonomisi
alanında da farklı görüşler vardır. Yukarıda belirttiğimiz gibi İslâm
ekonomisinde bazı meselelerde İslâm düşünürleri aynı görüşü paylaşırken, bazı
konularda farklı görüşü paylaşmaktadır. Adil Ekonomik Düzen in de bir İslâm
ekonomisi olmadığı ama İslâm ilkelerini dikkate alan bir sistem olduğu bazı
İslâm düşünürlerinin ortak görüşüdür.
***
Önemli bir hatırlatma ile bitiriyorum: ERBAKAN Hocamız
beş yıldır aramızda değil. Biz Hocamızla ömrünün son demlerine kadar Adil
Düzen ve Adil Ekonomik Düzen ile ilgili çalışmalarımızı sürdürdük. Bu
konularda yurt içinde ve dışında pek çok akademik çalışma yapıldı, hâlen de
yapılan pek çok yeni çalışma var. Şimdilik ve bu sene bu kadarla iktifa ediyor,
Erbakan Hocamıza rahmet ve onun çizdiği yolda yürüyenlere başarı diliyoruz