Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Bizler, her olayda olduğu gibi enflasyon olayını da Milli Görüş’ün benimsediği hak ve adalet esaslarına göre değerlendirmemiz gerekir. Allah’ın Kur’an’da bildiği iktisadi esaslarda çelişki olmaz. Kur’an; üretim, emek ve tüketim arasında adil bir denge kurmuştur. Bu dengeyi Kur’an’ı fıkıh ederek okuyan herkes idrak edebilir. Enflasyon; kapitalist düzenin, toplumun mallarını haksız olarak elinden almak ve emeği gasp etmek için ustaca kullandığı araçlardan birisidir. Ekonomik hayatı, vahşi kapitalizmin benimsediği iktisadi kurallara güre işleten Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, iktidarların enflasyonla mücadele ediyor gözükmeleri, aldatmacadan başak bir şey değildir. Geçekte enflasyon; para ile ilgilidir ve bu husustaki problemleri, Milli Görüş’ün benimsediği para politikası dışında başka bir şeyle çözmek mümkün değildir.

ENFLASYON VE SEBEBİ

Enflasyon; Latincedir ve şişme anlamına gelir. Halk dilinde ise, hayat pahalılığı veya pahalılık olarak ifade edilir. Ekonomik bir terim olarak enflasyon; para değerinin düşmesine ve fiyatların yükselmesine yol açan olay olarak açıklanmaktadır. Bu anlamıyla enflasyon; fiyatların genel artışı ile tarif edilen iktisadi dengesizliktir. Enflasyona sebep olan istikrarsızlık geniş manada arz- talep yani üretim-tüketim dengesinin bozulmasından ileri gelir. Toplam arz, toplam talebe, eşit olduğu zaman dengesizlik söz konusu değildir. Toplam arz; yatırım malları, tüketim malları ve ithal mallar ile toplam talep; yatırım harcamaları, tüketim harcamaları ve ithalat harcamaları eşitliği sağlanmazsa ekonomik denge bozulmuş olur. Enflasyonun asıl sebebi, işlenen iktisadi günahlardır. Bu günahların başında, faizin ekonomik hayat için temel kabul edilmesidir. İkinci günah ise dolaylı vergilerdir. KDV, Özel Tüketim Vergisi, Alım-Satım Vergisi gibi vergiler haram ve meşru olmayan zulüm vergileridir. Üçüncü günah ise devlet harcamalarındaki israflardır. Dördüncü günah; ölü yatırımlar ve bu yatırımlar üzerinden elde edilen haksız kazançlardır. Beşinci günah; Milli Piyango, Spor Toto ve bahis oyunları yoluyla elde edilen kumar gelirleridir. Bütün bu günahlar, bereketsizliğin ve enflasyonun temel nedenidir. Enflasyon; helal üretimle, helal tüketim arasındaki dengenin haram üretim ve haram tüketim lehine bozulmasının ürünüdür. Tabi ki bunun böyle okunması, zalimlerin ve emek hırsızlarının işine gelmez. Hayret ettiğim, aklımın almadığı şey; bazı kimselerin, Kur’an’ın beyan ettiği iktisadi hükümleri bildiği halde, faizci kapitalist düzenin sebep olduğu mevcut ortamı, pişkin bir şekilde televizyon ekranlarında savunuyor olmalarıdır. Acaba bu arkadaşlar; hak bilinen sözler ile zalim bir düzeni savunmanın hesabını Allah’a verecekleri günü yok mu sayıyorlar? Allah kimseyi şaşkınlardan eylemesin ve bizleri müstakim olan yolunda sabitkadem eylesin.

ENFLASYON MİKROBU

Enflasyonlar; yıkıcı savaşlardan daha fazla ekonomik ve sosyal hayatta tedavisi mümkün olmayan yaralar açar. Enflasyon; gelir dağılımını altüst eder. Genellikle sabit gelirlilerin reel gelirlerini ve tasarruflarını buharlaştırır. Enflasyonist ortamlarda milli gelirin dağılımı, genellikle zenginler lehine değişir. İşçi, memur, esnaf, enflasyon dolayısıyla fakirleşir. Zengin, daha zengin; fakir de daha fakir hale gelir. Orta sınıf ezilir ve yok olur. Sermaye; üretim ve ticaretten, rantın bol olduğu sahalara kayar. Sanayi yatırımları durur, arsa ve taşınmaz mallar, aşırı derecede değer kazanır. Yatırımcılar, fiyatlar daha fazla yükselmeden mümkün olduğu kadar sabit sermaye ve döner sermaye stoku yapmayı çıkarları için uygun görürler. Fiyatların yükselmesi, ihracatı olumsuz etkiler. Enflasyonu yüksek olan ülkenin ekonomisinde imalata yönelecek kaynaklar, ithalata doğru yönelir. Bu durum dış ticaret açığını daha da artırır. Enflasyon; milli karakteri temellerinden sarsar, manevi ve ahlâki değerleri zayıflatır. Kumar yaygınlaşır. Uyuşturucu tüketimi artar. Gıda güvenliği, haram lokma lehine bozulur ve genel sağlık durumu sarsılır. Yolsuzluk ve rüşvet artar. Polisiye vakaları, trafik kazaları ve boşanmalar yoğunlaşır. Toplum barışı bozulur. Bu mikroptan kurtulmanın tek yolu Adil Düzen’e geçmektir. Adil Düzen’de, faiz, dolaylı vergiler, israf, haksız kazanç olmayacağı için enflasyon da olmaz. Adil Düzen, maddi ve manevi kalkınmayı birlikte sağladığı için toplumsal barışı güçlendirir. Ülkemizde Adil Düzen diyen tek zihniyet Milli Görüş’tür. İktidara geldiğinde Adil Düzen’i esas alacak tek parti ise Saadet Partisi’dir.

MÜCADELE

Türkiye; enflasyonla mücadele edecekse, öncelikle itikadi, ahlâki, sosyal, hukuki ve iktisadi bütün kötülükler ile fert, toplum ve iktidar olarak mücadele etmesi gerekir. Bu mücadelede ilk yapılması gereken şey, Batı galaksisinden kurtulmak ve yeniden Milli Görüş’e dönmektir. Bu olmadan, kötülükler ile mücadele etmek mümkün olmaz. Biz İslam milletinin evlatlarıyız. Güvenlik ve yönetimimizi AB, ABD ve İsrail’in insafına terk edemeyiz. Biz kendimiz gibi olmak zorundayız. Kötülükler ile mücadelenin başında, şeytan ve adamlarına karşı yapılacak mücadele gelir. Irkçı emperyalizm, faizci kapitalist düzen, materyalist eğitim, batı ahlâkı, NATO, şeytan ve adamlarının teklif ve telkin ettiği şerlerdir. Bu şerlerin hiçbirinden fert ve toplumlar için hayır yoktur. Bu şerler, fesat yollarıdır. Hani “topluma ne anlatacağız” diyoruz ya, işte topluma Siyonizm’in “Yeni Dünya Düzeni’ni, faizci kapitalizmi, materyalist eğitimi, Batı ahlâkını ve topluma dayatılan fesat yollarını” anlatacağız. Sadece bunu anlatmayacağız. Tabi ki “İslam Birliği’ni, Adil Düzen’i, Milli Görüş’ün hak anlayışını, Yeni Bir Saadet Dünyası’nı ve kurumlarını, maneviyatçı eğitimi, güzel ahlâkı, insana bakışımızı” da anlatacağız. Milli Görüşçüler olarak, gerçekten kenetlenmiş, aralarında kardeşlik hukukunu gözeten, insanları hayra çağıran, iyilikleri emreden, kötülüklere engel olmaya çalışan ve sadece Allah’a ve Resulüne inanıp güvenen şuurlu bir topluluk olur isek zafere koşanlardan oluruz. Selam hidayete tabi olanlara…