Bir gazeteci, çarşaf giyiyor ve objektiflerin karşısına
geçiyor. Amacının ise sadece empati yapmak olduğunu açıklıyor. Resmin altındaki
açıklamayı okurken zihnimde binlerce soru işareti belirdi ve düşündüm. Tamam…
Nasrettin Hoca’nın “bana eşekten düşeni getirin” sözü meşhurdur ama Allah’ın
rızasını kazanmanın dışında hiçbir amacı olmayan müslüman bir hanımın yaşadığı
baskıları bu yöntem ile anlamak mümkün olabilir mi Sanmam… Ya da eşekten
gerçekten düşmüş biriyle düşmüş gibi yapan aynı şeyi hisseder mi Elbette
edemez… Çünkü birinde gerçekten düşmenin verdiği acı vardır diğerinde ise kişi
acıyı tanımlama çabası içindedir
Asırlarca bu toprakların bağrında erdem yetiştiren
öncülerimizin bizlere kazandırdığı bazı değerler vardır. Bu değerler ikliminde
bencilliğe geçit yoktur. İnsanımız kendini düşündüğü gibi başkalarını da
düşünmedikçe gerçek müslüman olamayacağına inanır ve bu şuurla yaşar. Mesela
hiç tanımadığınız biri size yaşadığı sıkıntılardan bahsetse içiniz burulur ve
yardımcı olmaya çalışırsınız. Ama Allah’ın dini için envai çeşitli imtihanlara
düçar olan bir müminin yaşadığı duygu gündelik hayatımızda yaşadığımız
sıkıntılardan çok daha farklıdır. İnandığı değerler uğruna haksızlığa uğrayan
ve bedel ödeyen bir kişinin duygularını anlayabilmek için, onun gibi bakmak ve
onun gibi hissetmek gerekir. Aksi takdirde yaşananlar yalın bir acıma
duygusundan öteye gidemez…
Bilirsiniz imanınıza gelen zarar, size her şeyden daha büyük
elem verir. Böyle zamanlarda sıkıntınızı bütün bedeninizde ve ruhunuzda
hisseder her şeyi göze alırsınız. Mal mülk, evlat, eş akraba ve bütün
imkanlarınızı feda eder ve bu değerleri korumaya çalışırsınız. Çünkü bu size
bireysel olarak yapılmış bir saldırı değildir. Mesela mümine bir genç kız,
örtüsüne yapılan saldırıların tek başına bir örtü düşmanlığı olmadığını aksine
bunun imanına yapılan bir taarruz olduğunu bilir ve direnç gösterir. Bu nedenle
belki gündelik hayatımızda olup bitenlerle ilgili empati geliştirebilir, o
kişiyi anlamanın kıyısına gelebilirsiniz. Ancak inananların imanlarına gelen
saldırıları ve buna bağlı olarak yaşanan o pak duyguyu belki insan tarafınızla
biraz hissedebilirsiniz ama bunu tamamen anlayabilmeniz mümkün olamaz. Bir mümine hanımın yaşadığı baskıları
anlayabilmeniz için, tıpkı onun gibi samimiyetinizi içtenliğinizi takınacak ve
onun gibi bakacaksınız. O kültürel havzanın içine girmediğiniz sürece onu
anlayamazsınız. Anlamadığınız sürece de bu tesettüre girmeniz tek başına hiç
bir anlam ifade etmez.