Yaşadığınız hayatınıza bakarsanız neden böyle olduğunuzu
keşfetmiş olursunuz. Amellerinize kılıf uydurmayın boşuna. Amellere kılıf
uydurmak deve kuşunun kafasını otların içine sokmasına benzer. Bu mübarek
hayvan kafasını sakladığı zaman vücudunu da gizlediğini zannedermiş derler. Ama
gerçek hiç öyle değil.
İnsanın ne âlemde olduğunu anlamak için yaşantısına bakmak
yeterli olur. Varsa evinizdeki dirlik düzensizlik ve de çocuklarınızda
mürüvvetsizlik hal ve hareketlerinizden ayan beyan belli olur. Kazancınızda
haram denilen pislik varsa başınıza belâ bulutları gidip geliyor demektir.
Helâl ile hemhâl iseniz Allah’ın selameti başınıza olsun; dünyanın tadını
çıkarıyorsunuz demektir.
Şu menkıbe bu olayı ne kadar da güzel anlatır:
Harun Reşid, Abbasi halifelerinden biridir. Halifeliği
döneminde Behlül Dânâ kaddesallahu sırruhulaziz hazretlerine esnafı kontrol
etme görevini teklif eder.
Behlül şu karşılığı verir:
Ben dünya sultanlığına değil, gönül sultanlığına talibim…
Beni bana bırak ve bu görevi isteyenlere ver. Harun Reşid ısrar eder. Sonunda
görevi Behlül Dânâ kabul eder.
Şehrin en işlek caddesinde bir ekmek fırınına giren Behlül
Dânâ fırıncıya sorar.
Ticaretinden ve ev hayatından memnun musun
Fırıncı cevap verir:
Ekmek satışları iyi ama evimde hanım ve çocuklarıma söz
geçiremiyorum.
Daha sonra kontrol görevi başlar.
Ekmekler tartılır. Görülür ki, ekmekler 5, 10, 15, hatta 20 gram eksik gelir.
Behlül Dânâ fırıncıya şöyle der:
Evindeki huzursuzluğun sebebi bu eksik gramla sattığın
ekmekler sebebiyledir.
Ekmekçi fırınları kontrole devam edilir. Sıra mahalle
arasındaki bir fırına gelmiştir. Bu fırıncının ekmekleri de fazla gelir. Aynı
sorular bu fırıncıya da sorulur.
Alınan cevap şöyledir:
Ekmek satışları çok az. Bu duruma şükrolsun. Evimde
huzurluyum. Hanım da çocuklar da ibadet ve taatlerinde tembellik yapmazlar.
Hâlimizden şikâyetçi değilim, der.
Bu cevabı alan Behlül Dânâ, halifenin huzuruna çıkar. Der
ki:
Benim bu esnafı kontrol etmeme gerek yok. Onları çok iyi
kontrol eden var.
Ve sözlerini şöyle tamamlar:
Allah (c.c.) herkesin yaptığına göre ceza ve mükâfatını
veriyor. Hazineden boşuna maaş vermeyin, diyerek görevi Harun Reşid’e iade
eder.
Hayatınıza hele bir bakın, sizin kazancınız ve yaşantınız ne
âlemde. Düzeltelim yanlışlarımızı.