Artık “asgari ücretin” pabucu dama atıldı.
Asgari yani en az olarak bilinen ücret uzun zamandır ismiyle çelişiyor.
Zira artık ülkemizde en az ücrete geçinme telaşında olan başkaları var.
Onların adı ise, “en düşük emekli maaşı alanlar”…
Yani ülkemizde en düşük maaşla geçinmeye çalışan tamı tamına 5 milyon aile var.
En düşük olarak adlandırılan rakam da 20 bin lira.
Dışarıda yemek yeme alışkanlığı olan birçok ailenin inanın bir akşamda harcadığı para miktarı 20 bin liralara ulaştı.
Olmayanlar için 20 bin lira büyük para evet ama çarşı pazardaki durum göz önünde bulundurulunca da öyle aylık bir mutfağın çekilip çevrilmesi hayal dahi edilemez.
Elbette bu ekonomik tablonun müsebbibi emekliler ya da çalışanlar değil ama fatura onlara kesiliyor.
Millî Gazete’yi takip edenler, gelinen süreçten haberdardır ancak bizler de bu köşede kısaca özetleyelim.
En düşük emekli aylığı 2003 yılında yani AK Parti iktidara geldiği günlerde asgari ücretin yaklaşık yüzde 35 üzerindeydi.
Bugün tablo tam tersine dönmüş vaziyette.
Bu rakamları bir durum tespiti için veriyoruz; elbette asgari ücret, ülkemizdeki ekonomik gerçekler karşısında oldukça yetersiz.
Rakamlar da gösteriyor ki, son çeyrek yüz yılın açık ara en fazla kaybedeni emekliler.
Peki emeklilerin birinci muhatabı kim?
Elbette siyasi iktidar.
En yukarıdan en aşağıya kadar iktidarın yetkili isimleri her fırsatta tıpkı bizlerin dile getirdiği gibi emeklilerin mağduriyetinden bahsediyor.
Devamında da “az sabredin, perişan halinizi düzelteceğiz” mesajı veriliyor.
Ancak gün geçtikçe tablo daha da vahim bir hal alıyor.
En hararetli iktidar destekçileri dahi artık ateş püskürmeye başladı.
Bu tepkilerin en tepeye kadar ulaşmaması mümkün değil.
İktidar kanadı muhtemeldir ki; “her ne kadar kızsa da bu emekliler, günün sonunda gelir yine bize oy verir” rahatlığında.
Tabii rahatlarsa.
Zira en fazla tepki de iktidarın kendi tabanından yükseliyor.
Çünkü emeklilerin büyük bir kısmı iktidar partisine oy veriyor.
Hatta Cumhur İttifakı’nın paydaşlarından Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçtiğimiz hafta Meclis kürsüsünden emeklilerin perişan durumuna dikkat çekerek acilen düzeltilmesi çağrısında bulundu.
Devlet Bey’in tespitleri tastamamdı ama çözüm yine uzay boşluğuna havale edilmişti.
MHP, bir taraftan Meclis’e gelen “emekli maaşları artırılsın” tekliflerine ret oyu verirken diğer taraftan da emeklilerin durumunun düzeltilmesi çağrısında bulunuyor.
Şaka olsa komik olur ama değil elbette.
İsraf ve şatafatın milletin gözüne sokulduğu mevcut durumda eğer 5 milyon aile aylık 20 bin liraya geçinmek zorunda bırakılıyorsa bu tablonun en fazla bu icraatın sahiplerini rahatsız etmesi gerekiyor.
Etmiyorsa vicdanlarda büyük bir sorun var demek.
İlk çağrımız iktidar kanadına!
Devr-i iktidarınızda yıllardır büyük sıkıntılara sevk ettiğiniz ve sayısı da her geçen dönemde artan emeklilerinize sahip çıkmadan sizler de rahat edemezsiniz.
Ne vicdanen rahat bırakılırsınız ne de siyaseten.
Tek çare sorumluluklarınızı hatırlayıp insanınıza sahip çıkmanız.
Diğer çağrımız, iktidar kadar olmasa da büyük bir sorumluluk altındaki MHP’ye.
Sizler de bu zulmün bir kenarından tutmuş vaziyettesiniz.
Güzel konuşmayı bir kenara bırakın ve güzel icraatlara öncülük edin.
Hadi diyelim muhalefetin önergelerine destek vermek nefsinize ağır geliyor.
O vakit siz verin bir önerge, muhalefet de desteklesin ve bu ülkenin büyük bir sorununa çare bulunsun.
Aksi durumda emekli de rahat edemeyecek, sizler de…