AKP içindeki huzursuzluk giderek gizlenemez hale geliyor.

"Parti büyükleri" her ne kadar böyle bir şey olmadığını savunsalar da "Böyle olmasını isteyenler var" demek suretiyle huzursuzluğun giderek büyüdüğünü kabulleniyorlar.

AKP nin "parti büyükleri"nden Adalet Bakanı Cemil Çiçek de "Böyle bir durum söz konusu değil ama böyle olmasını isteyenler var" diyerek AKP deki gelişmeleri ANAP ta yaşadıklarına benzetiyor.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek Sabah gazetesi yazarlarından Fatih Altaylı ya yaptığı açıklamada bakın durumu nasıl izaha çalışıyor:

"Biz aynı şeyi ANAP ta da yaşamıştık.

ANAP dört katlı bir apartmandı.

Dört eğilimi birleştirmişti.

İlk üç yıl her şey yolunda gitti.

Sonra bu gidişten rahatsız olanlar partiyi parçalamak için harekete geçtiler.

Muhafazakarlar, liberaller, kutsal ittifakçılar diye partiyi kategorize etmeye başladılar.

Şimdi aynısı burada yaşanıyor.

ANAP bir kitle partisiydi.

Şimdi de AKP aynı konumda.

Millî Görüşçüler, ANAP lılar, Doğru Yolcular diye ayrım yapılıyor. (Çiçek, AKP çatısı altındaki MHP lileri unutmuş galiba!)

El altından ısıtılıyor."

Evet, "parti büyükleri"nden Cemil Çiçek in bu açıklaması AKP yi nasıl bir handikabın beklediğini ortaya koyuyor.

Önce şunu ifade edelim. Çiçek in ANAP benzetmesi fevkalade isabetli bir benzetme olarak karşımızdadır.

AKP günümüzün ANAP ıdır ve ANAP ın başından neler geçmişse AKP nin başından da onlar geçecektir.

ANAP nasıl tükenmişse, AKP de öyle tükenecektir.

Geçmişte ANAP ı kimler parçalamış ise bugün de AKP yi onlar parçalayacaktır.

Ve bizce en önemli açıklama "ANAP ta ilk üç yıl her şey yolunda gitti" açıklamasıdır.

AKP de de ilk üç yıl bitmiştir.

Ve kanımızca her şey ANAP taki kadar iyi de gitmemiştir.

El altından ısıtılma daha önce başlamıştır.

AKP nin "parti büyükleri"nden Cemil Çiçek in bu tarihi açıklamasını partinin öteki büyükleri de ciddiyetle okumalılar.

Partilerinin başına gelecekleri görmeliler.

ANAP gibi olmaya çok özenmişlerdi, biz de her fırsatta sonlarının ANAP gibi olacağını savunmuştuk.

Şimdi aynı durumu kendi ağızlarından aktardık.

Neymiş efendim

El altından ısıtılıyorlarmış!

Bu ısıtılmaya ne kadar dayanırlar bilemiyoruz.