İnsanın dünya üzerinde sahip olduğu iki önemli nimet

vardır. Biri sağlık biri iman Bir Müslüman bu iki nimeti korumak için azami

çaba göstermeli ve bu konuda ihmale yer vermemelidir. Fakat dünya imtihanlara

gebe ve elinizde olmadan da sağlığınızı kaybedebilirsiniz. Kuşkusuz bu, para

makam ve mevkii kaybetmekten çok daha zor bir durumdur. Tanıdığım varlıklı bir

hanım Eğer sağlığıma kavuşabileceğimi bilsem bütün servetimi verirdim

demişti. İnsan bazı şeyleri kaybetmedikçe kıymetini bilemiyor, kaybettiğinizde

de gideni geri getirmek mümkün olamıyor.

Geçtiğimiz günlerde haberlere yansıyan kanser hastası

genç kızın içine düştüğü durumu görünce, kaybetmenin getirdiği mahrumiyet ve

yoksunluğu düşündüm ve çaresizliği bütün hücrelerimde hissettim. Düşünce tarzı,

yaşamı ya da yer aldığı kulvar ne olursa olsun çaresiz bir insanın sadece imdat

çığlığına bakılır ve elinden tutulur. İnandığımız din bizlere bunu öğretmiştir.

Üstelik imdat diyen kişi hasta bir kişi ise çok daha hassas ve dikkatli

davranmak gerekir. Zira bu insanlar sıradan bir insandan çok daha naif ve

kırılgandırlar. Hele hele yardım isteyen bir genç kızın, eline üç beş kuruş

sıkıştırılıp savmaya çalışmak bu da yetmiyormuş gibi onur kırıcı bir yaklaşım

sergilemek bizim değerlerimizle ve kültürümüzle hiç örtüşmeyen bir durumdur.

Allah ın Resulu bizlere her şeyin bir usulünün, yol yordamının olduğunu

yaşantısı ve tavsiyeleri ile öğretmiştir. Bir dilenciye para verirken bir

yoksulun elinden tutarken, birine el uzatırken ne kadar hassas ve kırılgan

olmamız gerektiğini örnekleri ile göstermiştir. Elbette bu yıkıcı tavırların

arkasında muhtaç kişinin borçlu olduğu inancı vardır ki bunun inancımızda ve

geleneklerimizde hiçbir yeri yoktur. Büyüklerimiz eve gelen yoksulları yedirir

ve giderken de hediye hazırlar bize teşrif edip geldiğiniz için Allah razı

olsun derler ve verdiklerinin yoksulun hakkı olduğuna inanırlardı. Günümüzde

ise büyük insanlar yardımlarını ekranlar önünde afişe ederek yapıyor ve yardım

yaptıkları kişiyi minnet altına sokuyorlar.

Eğer verirken karşınızdaki insanı anlamaktan uzak kalır

ve yaptığınız yardımla bu kişinin psişik duvarını yıkmaya kalkarsanız

verdiğiniz şey yıktığınız duvarı tamir etmeye yetmez yetemez. Unutmayın,

dünyanın en iyi insanı da olsanız sizin iyiliğiniz karşınızdaki insanda

uyandırdığınız iyilik kadardır.