1200 yıldır İslam âleminde Kur an-ı Kerim den sonra en

çok okunan kitap, Buharalı Muhammed bin İsmail el-Buhari (Hicri 194-256, Miladi

810-870) Buhara, Semerkand, Rey, Nişabur, Belh, Merv, Bağdat, Kufe, Mekke,

Medine, Mısır, Şam diyarını gezerken Kur an ve hadis ilmini ehil insanlardan

almaya ve aldığı sahih hadisleri el Camiu-s-Sahih adı altında bir kitapta

toplamaya başlamış.

Kitabın önemine bir bakın ki, Cumhuriyet in ilk

yıllarında Mustafa Kemal, devlet bütçesinden para ayırarak Buhari nin Türkçeye

tercüme edilmesi ve basılmasını ister ve bu istek Diyanet İşleri Başkanlığı

yayınları arasında yıllarca basılır.

En az yirmi yıldır baskısı yapılmayan ve sahaflarda dahi

bulunamayan bu eserin basılmama sebebi Diyanet te çalışanlar tarafından dahi

bilinememekte.

Dünyada devlete doğru ahirette cennete doğru yürüyeceğiz.

İki günümüzün denk olmamasına dikkat edeceğiz.

Bu günkü ilmimiz, eylemimiz, iyi niyetimiz dünden daha

çok ve daha güzel olmalı.

Yerinde saymak yok.

Solun Duran Adam olması yeni değil ki.

1950 den beri sol, yerinde saymaya devam ediyor.

Yerinde sayarken, yer, bu topraklara ait, ses ve

sloganlar, bizi sömüren ülkelere ait.

Bu sömürgeci sloganları nedeniyle haklı duruşları bile

halk tarafından haksız görüldü.

İslam dan başka hiçbir sisteme gönül vermek şöyle dursun

o kara belanın gölgesinin bile gönül dünyalarına düşmesine izin vermeyenlerin

yükselişi var dünyanın her tarafında.

Geçtiği her yere hayat veren su, durursa kokar.

Temizleyen su, durursa mikrop üretir.

Müftüler, vaizler, imamlar ve müezzinler, dokuz aydır

camilerde verdiğiniz eğitime bu yaz mevsiminde biraz daha hız veriniz.

Dükkânında, dairesinde, kışlasında, karakolunda,

okulunda, bürosunda olanlar, sizler de müsait zamanlarınızda yanınızdaki

insandan Allah ın kelamını ya öğrenin veya öğretin.

İnsanların ürettiği bütün enerjilerin ışıklarını

topladığınızda güneş enerjisinin yanında değeri ne ise insanların fikir

kıvılcımlarından çıkan, fikrimizin güzel gülü düşüncelerin ışığı da Rabbimizin

kelamı karşısında odur.

Trilyonlarca ampulün ışığı, güneş doğunca ne durumda ise

insani eserler de Rabbin kelamı olan Kur an karşısında o olduğunu çeşitli

örneklerle anlatınız.

Öğrendiklerini yaşama geçirmenin usulünü öğretiniz.

Yaşadıklarını çağın iletişim araçlarını kullanarak her

dilde bütün dünya insanına ulaştırmanın önemini ve yollarını gösteriniz.

Kula kul değil Allah a kul olmanın ne olduğunu anlatın.

İnsanı insan yönetmeye kalkarsa buna Kula kulluk denir

ve özgür beyinler her yerde buna isyan edecektir.

İnsanları ve beyinlerini yaratanın emir ve yasaklarına

uymak ise kimseyi rahatsız etmez ve buna Allah a kulluk denir.

Durmayın ve Rabbimizin, Rabbinizden bir mağfirete ve

genişliği gök ile yer genişliği gibi olan, Allah a ve peygamberlerine iman

edenlere hazırlanan Cennete doğru yarış yapınız (Hadid Suresi, ayet: 21, Al-i

İmran Suresi, ayet: 133) emrine uyarak durmayınız, koşunuz, koşarken rekora

gitmek için, çelme takmadan, tekme vurmadan yarışınız.