Kimseyi karşımıza almak istemiyoruz.
Dünyada milyarlarca Müslüman, namaza durduğunda saf
halinde iken birbirlerinin omuzuna dokunurlar.
Hepsinin yönü aynı kıbleyedir.
Hepsinin yöntemi de aynıdır.
Yönümüzü ve yöntemimizi bizim gibi bir insan veya
insanlar topluluğu belirleyemez.
Belirleyecek olursa kendinde bir şeyler görmeye başlar.
Yedi milyar insan Allah ın yarattığıdır.
Kimsenin diğerine kural koyma hakkı ve yetkisi yoktur.
Yönü ve yöntemi, Yaratan belirler. Namaza başlarken Türkçe yapılan niyyette:
Durdum divana, uydum Kur an a, yönüm kıbleye, kıblem Ka be ye.... denir.
Rabbin huzuruna dururuz, Kur an ın da Namaz kılınız
emri ile Yüzünü Mescidi Haram tarafına çevir emrine uyarız.
Yönümüzü, bizi ve bütün yönleri Yaratan belirlediği gibi,
nasıl yapılacağını da o belirler.
Beni ve sevdiğimi yaratan Allah belirler benim nasıl
evleneceğimi.
Beni, yiyecek, içecek, giyecek ve barınaklarımı yaratan
belirler nasıl alıp-satacağımı.
Bana emaneten bedenimi veren belirler bendeki emanetlere
karşı cinayet işleyenin cezasını...
Sevgili Peygamberimiz, Mekke de açıktan İslam ı yaymaya
başladığında insanlara ilk söylediği cümle Kulü, La ilahe illallahü
tüflihu/Allahtan başka yaratan, yaşatan ve yöneten yoktur deyin kurtulun
diyerek kulun kula kulluk yapmasını değil yaratan Allah a kulluk yapmasını
teklif ediyordu.
Bütün peygamberlerin de aynı şeyi söylediğini Rabbimiz
şöyle haber verir:
Senden önce
gönderdiğimiz her Peygambere: Benden başka ilah yoktur, bana kulluk edin diye
vahy ettik. (Enbiya süresi ayet 25) Yunus Emre bu ayeti şiirinde şöyle terceme
etmiş:
Taştı rahmet deryası
Gark oldu cümle ası,
Dört kitabın manası:
La ilahe illallah.
Mekkelilerin hepsi Arab olduğundan kelimenin anlamını
anlıyorlardı.
Zulme dayalı saltanatlarının sallandığını hissedince
soluğu Peygamberimizin amcası Ebu Talib in yanında aldılar.
Peygamberi oraya çağırttılar, başkanlık, zenginlik ve en
güzellerle evlilik teklifinde bulundular. Başkanlık şöhretini, serveti ve
şehveti kabul etmeyince Deli bu deyiverdiler. Burada o kâfirlerin söylediğini
Rabbimiz bize haber veriyor: Tanrıları, tek bir ilah mı yapacak Bu şaşılacak
bir şey!
Onlardan ileri gelenler yürüyüş yaptı ve: Yürüyün ve
tanrılarınız üzerinde direnin. Sizden istenen şey işte budur.
Biz başka bir dinde böyle bir şey işitmedik. Bu,
uydurmadan başka bir şey değildir. (dediler) (Sad süresi ayet 5-7)
Tanrıları, tek bir ilah mı yapacak dikkat edin Mekkeli
kâfirlerin söylediği bu sözü günümüzde bütün kâfirler söylediği gibi adı
Müslüman olanlar da söylüyorlar.
Batıdan tanrılar edinen, onların değerlerini her şeyin
üstünde tutarak kendini batıya köle kabul edenlerle doğudan tanrılar edinip
onların değerlerinin altında ezik hale gelmiş olanlar aynı sözü söylüyorlar.
Bu sözü söylerken Kur an ına karşı geldikleri Allah ın
yarattığı havayı solumaya, onun verdiği ekmeği yemeye, onun akıttığı suyu
içmeye ve onun verdiği akılla ona karşı gelmeye devam ediyorlar.
İşte biz, bu şaşkın kardeşlerimize, Sevgili
Peygamberimizin ve bütün peygamberlerin söylediğini söyleriz: La ilahe
illallah/Allah tan başka yaratan, yaşatan ve yöneten yoktur deyiniz ve
kurtulunuz.
Yönümüzü ve yöntemimizi Yaratanımız belirlesin.