Her zaman söylüyorum, evlilikle ilgili en sevdiğim tanım
şöyle: Psikolojik açıdan bakıldığında, evlilik, birbirini seven iki kişinin,
birbirlerine olan bağlılıklarını, bir törenle, yasal hale getirmesi demektir.
Demek ki, bir ilişkinin evlilik olması için nelere ihtiyacımız var İlk olarak
birbirini seven iki insana bu iki insanın birbirine bağlı olmasına ve törenle
yasal hale getirme işlemine
Evlilikte iletişim son derece önemli. İyi anlaştığınız
eşinizle aranızda mutlaka bir iletişim vardır. İyi anlaşamadığınız eşinizle
aranızda akıcı bir iletişim yoktur. Bu durum bu kadar açık ve net sevgili
okurlar!
Evlilik ilişkisinde iletişim ne kadar önemliyse,
iletişimde de iletişimin dilinin olması bir o kadar önemli. Dil iletişim in
olmazsa olmazlarındandır ve insanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek
için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, anlamına gelir.
Tanımından yola çıkarak bakacak olursak, sadece sesle ilgili olduğunu
düşünmekten öteye geçerek, genel bir tutumu, davranış bütününü, muhatapların
birbirini anlayabilmesi ve hissedebilmesi sürecini de kapsadığını farketmemiz
gerekir.
Ailede ve dolayısıyla evliliklerde sağlıklı ilişkinin
gelişmesi için önemli bir noktayı bilmekte yarar var sanırım. Ortak dil
üretebilmek. Aile ilişkilerimizde ortak dil yakalayamıyorsak işler zorlaşıyor;
ama birbirimizin dilinden anlıyorsak cennetten bir köşeye dönen günler
yaşıyoruz ev halkımızla. Bu noktadan yola çıkacak olursak öncelikle evlenen
insanların Sen , Ben çekişmesine girmemesi, girmişse vazgeçmesi gerekir.
Çünkü evlilik Sen den ve Ben den farklı bir süreç olarak yaşanır. Evlenen
insanların hayata artık Biz gözüyle bakması gerekir.
Evliliği bitiren belli başlı hatalar var!
Bireysel destek çalışmalarında ve aile danışmanlığı
yaptığım çiftlerde çok dikkatimi çeken bazı hatalardan bahsedeyim sizlere.
Böylece sizler de kendi istediğiniz önerileri alır yerleştirirsiniz
hayatlarınıza.
Genellikle çiftler sıkıntılı günlere yelken açtıklarında,
bu zorluğu fark ettiklerinde, işleri düzeltebilmek için tek tek her şeyi gözden
geçirmeye başlıyor. İğneden ipliğe her türlü yaşanmışlık tek tek mercek altına
yatırılıyor. Ve yaşananlara bir anlam yüklenmeye çalışılıyor. Değişen
duygulara, sertleşen davranışlara gerekçe olabilecek anlamlar. Neden böyle oldu dan
başlayan; Niye ben e kadar uzanan kocaman bir yol gibi. Oysa ne kadar
uğraşsanız da hatayı başlatan doğru adresi bir türlü bulamazsınız.
Bulamayacağınıza göre zihninizi yormanızın anlamı da yok anlaşılacağı üzere.
Lütfen kendinizi, eşinizi ve sorun yaşadığınız
çocuklarınızı mercek altına yatırmayın. Çünkü ne olduğunu anlamak için sarf
ettiğiniz bu çaba dönüp dolaşıp sizin, evliliğinizdeki detaylara gömülmenize
neden oluyor. Ve temel yaşam ilkesi Herhangi bir şeyde yok olmak istiyorsan
detaylarına dal ve boğul ! Kendinizi, eşinizi ve evlatlarınızı boğacağınız bu
adımı atmayın Attıysanız da Olan oldu Peki bunu nasıl toparlayabilirim e
odaklanın.
Nasıl toparlayabilirim deki yaklaşım biçiminiz, sizi
çözüme yöneltirken; Ne oldu da böyle olduk a odaklı çaba, detayda boğulmanıza;
somut veriler bulamadıkça ev halkınızı suçlama alışkanlıkları geliştirmenize
neden olur. Bu nedenle lütfen birbirinizi suçlayarak olaylara bakmamaya
çalışın. Karşınızda suçlu varsa, kendinizdeki neye göre işlerin yoluna girmesini
sağlayacaksınız Öyle ya! Suçlu zaten o! Ben ne yapsam boş gibi bir gizli
düşünce, kendimizi değiştirme ihtimalimizi net olarak yok eder. Sütüm kara
diyen insanlar olabilmek önemli evlilik ilişkisinde. Üstelik eşiniz de
kendisinin kabahatli olduğunu düşünmediğine göre! Eyvahlar olsun gitti evlilik!
Günümüz evliliklerinde son zamanlarda açık yakalamaya
dönük huylar belirdi. Evliler, ne yapıp ediyor ve birbirini köşeye sıkıştıracak
açıklar aramaya çalışıyor. Bu da ilişkilere zarar veriyor. Oysa eski büyükler
bilirler. Bir kızı veya erkeği evlendireceklerinde; Yavrum Artık
evleniyorsun Bundan sonra bir kulağın sağır, bir gözün kör olsun derlermiş.
Kulak ve gözü metafor olarak düşünürseniz eğer işiniz kolaylaşır. Eşinizin her
yaptığını görmeyin, her lafına alınganlık yapmayın. Sadece konuşun onunla, havadan sudan Oradan buradan sıradan
konuşmalar yapın.
Doğrularınızı dayatmayın
Bir araya gelen, kakara kikiri sohbetler yapan
eşler/aileler çok iyi anlaşır biliyor musunuz Kız kıza lise yıllarında
yaptığımız onu bunu, laf olsun torba dolsun cinsinden değerlendirmeler, evde
birlikte yaşayan ailenin keyifli zaman geçirmesine vesile olur. Böylece
özellikle eşler, ardından anne/babalarla çocukları çok iyi bir dostluk ilişkisi
geliştirmiş olurlar.
Eşinizle veya çocuğunuzla yaptığınız her konuşmanın
sonunda illaki bir uzlaşmaya varmaya çalışmayın. Sallantıdaki ilişkiler için en
ciddi risk bu çünkü. Evlilik elden gidiyor, siz ev halkınızla uzlaşmaya
çalışıyorsunuz! Niye risk Uzlaşabilmek için ona -kendi doğrularınızı-
dayattığınızı fark etmezsiniz bile! Siz uzlaşma gayreti içindeyken, sorun
yaşadığınız kişi yine yapıyor yapacağını kendi saçmalıklarını bana kabul
ettirmeye çalışıyor diye düşünür normal olarak. Niye normal olarak dedim Ee
onun doğruları da sizin için saçmalık da ondan! Öyleyse akıl okumadığınız her
pozisyon, kesin olarak iyi anlaşacağınız güzel günlere biletsiz yolculuk
gibidir! Akıl okumayın yeter! Birbirinizle keyifli ilişkiler kurmaya çalışın.
Konuşun; ama problemlerinizi konuşmayın Ailece kakara kikiri yapmaya başlayın.
Unutmayın! En iyi ilişki, üzerinde konuşulmayan
ilişkidir!