Çocukluk ve gençlik yıllarımda ülkemizin çeşitli

illerinde bazı haydutlar (eşkıya) ve kabadayılar şöhret bulmuşlardı. Bunlar yol

keser insanları soyarak, zenginlere döküm yaparlar elde ettikleri bu paraları

aveneleri ile yerlerdi. Kanun dışı kaçak bir hayat yaşarlardı. Ülkemizde artık

haydut (eşkıya) olarak nitelendirilen insanlar kalmadı ama kabadayıların kökü

kazanabilmiş değil. Ancak, eskisi gibi etkili olmadıkları da bir gerçek. Sadece

ülkemize dair bazı örnekler vermeye çalıştım ama dünyasının çeşitli ülkelerinde

benzer tipler varlıklarını koruyor. Şimdi bu tipler çok az sayıda ülkede

bulunuyorlar. Bazen de uluslar arası sularda korsanlık yapıyorlar. Ancak, bu

tiplerin eskiden olduğu gibi köpeksiz köyde değneksiz gezmeleri mümkün değil.

Artık bu tür haydutlara karşı ortak hareket geliştirilebiliyor. Ne var ki,

terör denen örgütlü bela konusunda ülkelerin ortak hareket etmesi mümkün

olmuyor Çünkü terör denen haydutluğun arkasında dünya jandarmalığına soyunmuş

emperyalist ülkeler var.

Meseleye ülkemiz açısından bakacak olursak terör

belasının son bulması için terör yoluyla dünya üzerindeki hâkimiyetlerini

sürdürme yolunu seçmiş olan haydutlar topluluğunun bu işlerden ellerinin

çektirilmesi gerekiyor. Dünyanın hangi ülkesinde terör var, insanlar birbirlerini

öldürüyorlarsa bilinmelidir ki bu terör eylemlerinin ve terör örgütlerinin

ortaya çıkışının sebebini sadece söz konusu ülkelerin iç şartları ve sorunları

ile izah etmek yanlış olur. Geçmişin haydutları zenginden alıp fakirlere

dağıttıkları iddiası ile hayırlı bir iş yaptıkları iddiasındaydılar, bugünkü

küresel haydutlar demokrasi ve özgürlüklerin hâkim kılınması iddiası ile dünya

üzerinde terör estiriyorlar. Kısacası, öncelikli olarak haydutların

tasallutundan dünyanın kurtulabilmesi terör eylemlerinin son bulabilmesi için

ilk şart ise ikinci olarak mazlumların silkinip ayağa kalkmaları gerekiyor.

Haydutların merhametine sığınarak varlıklarını koruyabileceklerini sananlar

bilmelidir ki bir gün düne kadar kendilerini kullanan, bunun için sırtlarını

sıvazlayan haydutlarca bir gün kendilerinin de saldırıya uğrayabileceklerini

unutmamaları gerekiyor.

Sözün özü küresel haydutlardan dünya temizlenmeden

ülkemizde olduğu gibi sadece iç taraflarla masaya oturularak terörün son

bulması, terörün küresel destekleri görmezden gelinerek barışın sağlanması

mümkün değildir. Çünkü bu ülkenin insanları kendi başlarına kaldıkları zaman

yüz yıllardan beri olduğu gibi bundan sonrada barış içinde yaşayabilir, bir

ekmeği bölüşerek paylaşabilirler. Ancak, oluşturulan örgütler ve bu örgütlerin

kalıcılığını sağlayan küresel haydutların olaylardaki etkisini tespit etmeden

atılacak adımlar boşa çabadan öte geçmeyecektir. Kısacası ülkemizde ve çeşitli

ülkelerdeki terör örgütleri ve terör olayları küresel haydutların hedeflerine

ulaşmasına hizmet etmektedir. Bu arada terörü iş edinmiş olanlar bir süre

bundan faydalanıyor olabilirler. Ama bilinmelidir ki küresel haydutlar bir gün

onları da devre dışı bırakacak, yerlerine yenilerini ikame edeceklerdir. Bunun

yüzlerce örneğini sıralamak mümkün. Bu bakımdan bugün dünyanın en önemli sorunu

küresel haydutlara haddini bildirmektir.

Bunun için mağdurların ayağa kalkması gerekiyor.