İnsanların en ibadete düşkün olanı kimdir diye sorsalar
ne cevap verirdiniz
Birçoğunuzun aklına gelen değildir.
Buna sevgili peygamberimiz cevap veriyor:
«Allah ın haram kıldıklarından sakın ki, insanların en
iyi ibadet edeni olasın» diyor.
Haramlar, yalan, iftira, zina, kumar, fuhuş, faiz,
uyuşturucu, gasp, haksız yere adam öldürmek, gıybet etmek, insanları
aşağılama... gibi şeylerden sakınmak, bu dünyada bizi iffetli, izzetli,
şerefli, namuslu kılarken, şeytanın tuzaklarından, nefsimizin bizi uçurumlara
atmasından korumuş olur. Ahirette de cehennemden korur ve cennete gitmeye
vesile olur.
Rabbimiz Hucurat Suresi nde;
Allah katında en değerliniz Allah tan en fazla
sakınanınızdır buyurdu.
Sevgili Peygamberimiz, ayette geçen etka kelimesini kullanmış
hadisi şerifinde.
Ayet ve hadislerden öğrendiğimize göre farz ve haramları
gözetmede önceliğin haramlardan kaçınmak, sonra farzları yerine getirmek
olduğunu anlıyoruz.
Hani Kelime-i Tevhid de önce La İlahe diyoruz yani
hiçbir yaratan, yaşatan ve yöneten tanımıyoruz, İllallah yaratan, yaşatan ve
yöneten olarak yalnız ve yalnız Allah ı kabul ediyoruz, diyoruz.
Önce gönüllerdeki ölümlü putları yıkıyoruz sonra
kalbimizi Rabbimize olan imanla süslüyoruz.
En zengin insanın kim olduğunu tarif ediyor Sevgili
Peygamberimiz:
Allah ın senin için yaptığı taksime razı ol ki,
insanların en zengini olasın.
Bu gün buldum bunu yerim, yarına Allah kerim diyen,
deliksiz uyku uyurken ülkesinin en zengini olan biri neden dünyanın ilk yüz
zengini olamadım endişesiyle yatar, uykuları kaçar, çalışma odasına geçer ve
ilk yüze girebilmenin yollarını arar.
Yağlı yiyemez kolesterolü vardır, ballı yiyemez şekeri
vardır, sevindirecek ve heyecanlandıracak yerlerden uzak durur çünkü kalp
vardır.
Rabbin taksimine razı olursa, zengin de olsa, fakir de
olsa, Nasip bu kadarmış, nasipte ne varsa kaşıkta o çıkar der, gönlü rahat
olur ve yine helal yoldan çalışmaya devam eder.
Sevgili Peygamberimiz, iyi bir mümin olmanın yolunu da
gösteriyor:
Komşuna iyilik yap ki, iyi bir mümin olasın buyurmuş.
Rabbimiz buyurur:
36-Allah a ibadet ediniz, O na hiçbir şeyi ortak
koşmayınız, ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya,
uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, ellerinizin altında
olanlara iyilik yapın. Muhakkak Allah, kibirleneni, böbürleneni sevmez.
(Nisa Suresi, ayet: 36).
Gece evine gelen komşu, anahtarı bulamamışsa, evdekileri
de uyandıramamışsa, apartmandakilerden hangisinin zilini çalayım derken ilk siz
akla gelmişseniz siz, iyi komşusunuz. En son siz akla gelmişseniz, kendinize
çeki düzen vermelisiniz.
Sevgili Peygamberimiz:
Yanı başındaki komşusunun aç olduğunu bildiği halde tok
yatan, bana iman etmiş olmaz buyurmuş.
İyi bir komşu muyuz, yoksa kötü bir komşu muyuz kendimizi
bir hesaba çekelim.
İslam ın ölçüsü devam ediyor:
İyi bir Müslüman olmanın yolunun nasıl olacağını Sevgili
Peygamberimiz gösteriyor:
Kendin için istediğini insanlar için de iste ki, iyi bir
Müslüman olasın.
Helal yoldan kazandıklarının aynısından diğer insanların
da olması için çalış.
Kazanamayacak durumda olanlara kendi kazandığından dağıt.
Başına gelmesini istemediğin belaların başkalarına da
gelmemesi için gayret göster.
Seriyyü s-Sakati, demiş ki: Bağdat çarşısında yangın
çıkmış. Dükkânımın durumunu görmek için giderken karşıdan gelen biri, Bütün
dükkânlar yandı, yalnız senin dükkânın kaldı dediğinde, Elhamdülillah dedim.
İşte ben otuz yıldır o hamdim için Allah tan af talebinde bulunuyorum demiş.
Yani başkalarının mallarının yanmasına, kendi malının yanmamasına sevinmenin
günahı için istiğfar ediyor.
Hep gülümseyin, sizi görenler önce Allah ı hatırlasınlar.
Dilinizden bal aksın, yüzünüzden gül koksun, gözünüzden güven yayılsın.
Ama fingirdek olmayın.
Sevgili Peygamberimiz, kendisi hep gülümserken hep
kahkahalı olmayı hoş karşılamamış ve:
Fazla kahkaha atmayın, çünkü fazla kahkaha kalbi
öldürür buyurmuş.
Abdullah bin Mesud ve Ebu Hureyre nin rivayet ettikleri
hadiste Sevgili Peygamberimiz bu beş nasihatini bize yapmıştır. (Tirmizi,
Sünen, K. Zühd, bab 2, Hakim, Müstedrek, K. Edeb, Hadis no 7707, Beyhaki,
Şuab ül İman,Hadis no 197)