Dr. Kasım Sezen…

Fizik Tedavi Rehabilitasyon Uzmanı. Dünya İslam Sağlık Birliği Genel Sekreteri…

“Birlik olarak ilk hangi konulara el atacaksınız? Faaliyetlerinizde hangi kriterleri gözeteceksiniz? Örneğin, önümüzdeki 3 aylık çalışma programınızda neler var?” diye sordum. Şunları anlattı: 

“Tıp eğitiminde ileri ülkelere diğer ülkelerden lisans ve ihtisas öğrencisi getirmek istiyoruz. Öğrenci gönderen STK, gönderdiği ülkenin STK’sını haberdar edecek. Öğrencilere burs ve barınma temin edilecek. Manevi eğitime devam edilecek.

Tedavi ve hastane donanımında ileri ülkelere diğer ülkelerden hasta getireceğiz. Bu hastaların masraflarını üye STK’larımız karşılayabilir. 

Acil yardıma ihtiyacı olan ülkelerin taleplerini web sitemizde paylaşacağız. Hayır sahipleri ve yardım edici STK’ları bu ihtiyaçlardan haberdar etmek, ihtiyacı karşılatmak istiyoruz.

Üye STK’larımız ülkeleriyle ilgili istatistikleri istatistik şubemizle paylaşacaklar.

Ülkelerimizin ihtiyacı olan temalı toplantı ve etkinlikler yapacağız. Bu etkinliklerde Dünya İslam Sağlık Birliği’nin logosunu kullanacağız. Medyada yayınlayacağız.

Her üye STK’mız yılda en az bir proje yapacak.”

***

Peki, Dünya İslam Sağlık Birliği’nin “Konsey” ve Türk danışma üyeleri kim/ler? 

Önce Konsey üyeleri; 

Türkiye: Mevlit Yurtseven, Md.

Ortadoğu-Fas: Abdellatif Mounadil, Md.

Arap Yarımadası-Kuveyt: Aref Almussairee

Orta Asya-Hindistan: Mohamed Taha Mateen

Uzakdoğu Asya-Tayland: Anachai Thaipratan

Güney Asya-Malezya: Mohammad Abdul Ghani

Kuzey Afrika-Tunus: Khalid Sghaier

Güney Afrika-Kenya: Zahra Ali, Md.

Avrupa-Birleşik Krallık: Babikir İsmail Ahmed, Md.

Amerika-Amerika Birleşik Devletleri: İsmail Mehr, Md.

Birliğin Danışma Kurulu’nun Türk üyeleri de şu isimlerden oluşmakta: 

Kemal Aydın, Sefa Saygılı, Adnan  Mohammed Ali, Adnan Yemenli, Mohamad Al Shihan, Mevlit Yurtseven, Mücahit Akpınar, Ahmet İnce ve Gülsüm  Sezen. 

***

Buradan Kasım Bey’e bir dileğimi de aktarmak isterim; İslam coğrafyası kan ve gözyaşı içinde. Keşke Dünya İslam Sağlık Birliği, tüm imkân ve kabiliyetlerini özellikle Halep’e yönlendirse…

TÜRKİYE NE ZAMAN KURTULUR?

Çok yorgun ve de bitkindi. 

Oğluna misafir gitmiş, gelini zaten haddini aşan boyundan büyük laflar etmişti, yine!

Morali iyice bozuldu…

Tüm bunlara rağmen, elbette ki bütün bunları oğluna anlatacak değildi. Her zaman yaptığı gibi bunu da içinde, derinde bir yerlerde saklayacaktı. 

Ama tezi yok, kendini bu evden dışarı atmalıydı. 

Öyle de yaptı. 

İstanbul soğuktu. “Keşke kar yağsaydı, hiç olmazsa bu kadar nemli ayaz olmazdı…” diye düşündü. 

Ayakkabılarını giydi, paltosunu giymeden şöyle koltuğunun arasına yerleştirdi ve kendini bir anda caddede buldu. 

Peki, ama Merter’den Zincirlikuyu’ya nasıl gidecekti?

“Onun da kolayı var!” Nasıl olsa devlet kendisine toplu taşıma araçlarına ücretsiz binme hakkı tanımıştı. Metrobüse binecekti. 

Tamam; zinde idi, sağlığı yerinde idi, akranlarına göre çok daha iyi durumda idi…

Amma velakin yaş da 70’e dayanmıştı. 

Gelen ilk Beylikdüzü-Zincirlikuyu metrobüsüne binmek için hamle yaptı. Ve bindi de! 

Bir göz gezdirdi, gözlüğünün üzerinden, çevresine… 

Acaba oturması için bir yer veren olacak mıydı? Manzara tam olarak şöyleydi:

Bir genç cep telefonunda farklı yüz şekilleriyle parmak oynatıyordu; belli ki oyun oynuyordu. 

Bir başka genç, kulaklığı ile müzik dinlemekteydi. En azından öyle bir görüntü vermekteydi. 

Bir başkası umarsız bir tutumla camın dışına doğru bakıyordu. “Ben kimseyi görmek istemiyorum…” dercesine…

Bir başka genç de gerçekten uyuyordu. 

Kimsenin kendisine yer vermek gibi bir niyeti ve derdi yoktu, kısaca…

Üzüntüsü bir kat daha arttı. Oturamadığı için değil, toplum olarak bu noktalara geldiğimiz için, çokça da…

***

Peki, gelelim o soruya; Türkiye ne zaman kurtulur?

Türkiye, o yaşlı adam metrobüse bindiğinde, gençlerin hepsinin aynı anda, “Buyur amca otur!” dediği gün kurtulur…

KARACABEY DEVLET HASTANESİ’NDE NELER OLUYOR?

Mahalli gazeteleri tararken, Karacabey Haber gazetesinde Yasin Keskin imzalı haber dikkatimi çekti. Haberin ayrıntıları şöyle: 

Karacabey Devlet Hastanesi’nde taşeron firma elemanlarından sorumlu olan AK Parti Karacabey İlçe Başkan Yardımcısı ve Sağlık Komisyonu Başkanı M.S.’nin, firma elemanlarının giriş ve çıkışlarında, puantajlarında usulsüzlük yaptığı iddia edildi. Alakasız kişilerin maaşı ve sigortası ödendi; İddiaya göre hastanede veri elemanlarından rapor alanlarının yerine, hastanede çalışmayan alakasız kişileri şirkette çalışıyormuş gibi gösteren M.S., bunlara sigortalarının yanı sıra çalışıyormuş gibi maaşlarının da ödenmesini sağladı. Toplamda 5 kişinin çalışmadığı halde 90 gün sigortalarının ve maaşlarının yattığı öğrenildi.

Kaymakamlık soruşturma başlattı; olayın gün yüzüne çıkmasının ardından, Karacabey Kaymakamlığı tarafından soruşturma başlatıldı. Taşeron firma elemanlarından sorumlu olan M.S. ve kontrol elemanları hakkında soruşturma yapılacağı öğrenildi. M.S. görevinden uzaklaştırılırken, soruşturma bitene kadar arşivde kayıt görevlisi olarak hizmet edeceği kaydedildi.

Hastane yönetimi, taşeron şirketten parayı geri istedi; ortaya çıkan usulsüzlük iddiaları üzerine Karacabey Devlet Hastanesi yönetimi, kamunun zarara uğratıldığını belgeleriyle taşeron firmaya sunarak zararın karşılanmasını istedi. Taşeron firma da yapılan yolsuzluk miktarını, Karacabey Devlet Hastanesi’ne iade ettiği iddia edildi.”

***

Türkiye sadece İstanbul, Ankara, İzmir’den müteşekkil değil.

Büyük illerin dışında da “neler oluyor, neler” dedirten perde arkası öyle haberler geliyor ki!

Bu köşede farklı illerdeki yerel gazetelerden çarpıcı haberler vermeye devam edeceğim.

EDİRNE! HEEEEY EDİRNE!

* Tarihimizde büyük bir yeri olan serhat şehri Edirne...

* Türk akıncılarının üssü Edirne...

* İstanbul’un fethine zemin hazırlayan müstahkem mevki Edirne... 

* Osmanlı Türk hükümdârlarının İstan-bul’dan sonra en hoşlandıkları şehir Edirne...

* İlim merkezi, medreseler (üniversiteler) şehri Edirne...

* 1700 senesinde, 350 bin nüfusu ile dünyanın en büyük birkaç şehrinden biri olan Edirne...

* Koca Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii’ne ev sahipliği yapan Edirne...

* Hemen her karışı burcu burcu tarih kokan Edirne...

*  Ata sporumuz Kırkpınar Yağlı Güreş-leri’ni gelenekselleştiren Edirne...

* Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapan şehir Edirne...

***

Edirne! Heeey Edirne!

Edirne yarın yeniden şahlanacak! Edirne, yarın yeniden kendine gelecek! 

Edirne’de yarın (15 Aralık Perşembe) Millî Gazete günü yaşanacak…

Edirne’de yarın güzel bir gün olacak, inşallah. 

Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, Millî Gazete yazarları Bilali Yıldırım, Mustafa Yıldırım, Hüseyin Akın ve bendeniz o gün Edirne’de olacağız. İnşallah. 

Müsait olanları bekliyoruz, efendim…