29 Aralık 1907 15 Ekim 1958 yılları arasında yaşadığı için, bu aylarda onun doğumunun 100. ve ölümünün 50. yıldönümü münasebetiyle anıldığını görüyoruz. Doğrusu benim için mutlu bir keşfin yenilenmesi anlamına geliyor bu faaliyetler. Bu bağlamda ben de TRT-2 de yayınlanan Sesler Kalır adlı televizyon programına katıldım. Ayrıca, yaz aylarında bu gazetede yayınlanan Asaf Hâlet in masal dünyası başlıklı yazım başta olmak üzere, pek çok yazı yazdım. Bu vesile her zaman görülmez.

Bu arada, TYB İstanbul Şubesi ile Eminönü Belediyesi nin düzenlediği Bâbıâli Kültür Akşamları adlı programlardan birinde Asaf Hâlet i dostlarla konuştuk. 29 Aralık ta da Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi nde başka bir program düzenlendi. Prof. Dr. İskender Pala nın yönettiği "özel etkinlik"te "Doğumunun 100. Yılında Asaf Hâlet Çelebi" konuşuldu. Buna ben de katıldım.

22 yıl önce bir edebi keşif

Asaf Hâlet i lise yıllarımda elime geçen bir şiir antolojisinde tanımıştım. Çok enteresan bir şiir dili ve kendisine özgü bir masal ve fantezi dünyası olan orijinal bir şairle karşılaştığımı anlamıştım. Böyle şairler beş altı şiirini okuduğunuzda kendi şiir dünyasını ortaya koyar ve siz onu ya sever ya da sevmezsiniz.

Ben sevdiğim şiir dünyasına sahip yeni bir şair bulmuştum. Çok sevdiğim şairler arasına katılacak birini bulmak beni sevindirmişti. Mevlâna, Yunus, Fuzulî, Bâki, Şeyh Galib, Karacaoğlan, Abdülhak Hâmid, Ahmet Haşim, Yahya Kemal Necip Fazıl ve Sezai Karakoç ile birlikte mütalaa edebileceğim bir şair. Fakat oldukça meçhul ve ender bulunur bir sanatçı.

İstanbul a gelince elime geçen dergi ve kitaplardan bu şairin az bulunur bir kültür adamı olduğunu da öğrendim ve kitaplarını topladım.

Bu şairle yaklaşık 20 yıl boyunca dolaştıktan sonra hakkında bir tanıtma kitabı yayınladım (1986). İlk baskısı Semih Güngör adıyla yayınlanan bu kitap sonraki iki baskısında benim imzamla yayınlanmış ve kültür hayatımız için yepyeni bir keşif olmuştu.

Sonraki yıllarda bu şairin bütün kitapları yeniden yayınlandı.

100. doğum yılında Asaf Hâlet

Benim 40 yıllık dostumun herkes tarafından tanınıp okunmasından, adına toplantılar düzenlenmesinden büyük bir mutluluk duydum. Bu sevinci ne kadar çok insanla paylaşırsam o kadar kültür hayatımızın zenginleşeceğine inanıyorum.

Prof. İskender Pala nın yönettiği programda Orhan Okay, Hilmi Yavuz ve Beşir Ayvazoğlu Asaf Hâlet i çeşitli yönleriyle tanıttılar, benim onunla ilgili çalışmalarıma da dikkati çektiler. Ben de davet üzerine çıktığım kürsüde, Asaf Hâlet in yaşadığı dönemde onun en güzel karikatürlerini yapan Ramiz in bir cümlesine dikkati çektim "Dünü, bugünü, yarını, hatta öbür günü nefsinde toplayan şairimiz Asaf Hâlet Çelebi"

Görülüyor ki, 1940 yılında bizim bugün varabildiğimiz hükmü verebilen karikatürist de büyük bir sanatçı. Onu da Mehmet Kaplan gibi vefalı şahsiyetlerle birlikte anmak gerekir.

Tarık Zafer Tunaya da toplanan dostlara ve benim çalışmalarımdan da söz eden konuşmacılara teşekkür ettim. Umarım Asaf Hâlet hakkında başka çalışmalar yapılır ve yeni programlar düzenlenir. Çünkü o bütün bunları hak edecek değerde ve önemde, çağdaş, geleneksel, yerli ve evrensel özü yakalamış büyük bir şairdir. Gazel estetiğini modern şiir tekniğiyle yeniden oluşturmak ve Farsça dan Fransızca ya Mevlanâ rubaileri çevirip Fransa da yayınlamak her şaire, her kültür adamına nasip olmayacak bir mazhariyettir.

Onu rahmet ve minnetle anarken genç nesillere de örnek olarak sunuyorum.