KRALLAR, kılıcını kaldırırlar ve halkına Benim

krallığımı kabul edenler başlarını eğsinler. Benim krallığımı kabul etmeyenler

başlarını dik tutsunlar ve ben başlarını bu kılıcımla alacağım der ve onlar da

gönüllü ve gönülsüz başlarını eğerler.

Böylece yüzde yüz olmasa da bir kaç tane kelle alınsa da

yüzde doksan dokuz halkın onayıyla seçimi kazanarak demokrasi krallığını ilan

ederdi.

Mekke parlamentosu ile bugün demokrat devletlerin zirvesi

olan Birleşmiş Milletlerin üstünde olan ve sözünün üstüne söz söylenemeyen

daimi beşlerin seçilme usulü birbirinin aynısının tıpkısıdır.

Ebucehil, Ebu Leheb, Velid b Muğıyra, Ümmeyyetübnü l

Halef, Utbe b. Rabia, As b. Vail... gibi Mekke parlamentosunun daimi üyeleri, zaman

içinde öldürdükleri insan sayısı, soydukları kervan sayısına göre güç kazanıp

eski adıyla Dar ün-Nedeve yeni adıyla Mekke Parlamentosunun daimi üyesi

olurlardı.

Zaman içinde batar, kuvvetten düşer veya din değiştirirse

üyeliği de düşerdi.

Kıyamete kadar gelecek her insana, hayvana ve tüm

yaratılanlara rahmet peygamberi olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz

hakkında parlamentolarında görüşme açılmış ve hapsetmek, sürgüne göndermek veya

öldürmek seçenekleri üzerinde konuşmalar yapıldıktan sonra öldürmeye karar

verirler.

Bu olayı Rabbimiz şöyle haber verir:

Hani, o kâfirler seni hapsetmek, öldürmek veya çıkarmak

için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlar, Allah da tuzaklarını bozar.

Allah, tuzak kuranlara karşılık verenlerin en hayırlısıdır. (Enfal süresi ayet

30)

Sevgili Peygamberimize onların tuzağını Rabbimiz haber

verir ve Hicret izni çıkar.

Mekke parlamentosunun güçlü üyelerinden Ebucehlin bir

konuşmasını nakleder İbni Hişam:

Yumşak huylu olgun dolgun adam eğer Müslüman olursa biz

onu sefih/akılsız hale getiririz, görüşlerini çürütür zayıflatırız, şerefini

ayaklar altına atarız, değersiz hale getiririz, ticaret yapıyorsa iflas

ettiririz, malı varsa yok ederiz, kimi kimsesi yoksa, zayıfa dayak atarız

Size neyi ve kimleri hatırlattı

Birleşmiş Milletlerin daimi beş üyesinden Amerika nın

İslam âleminde son beş yıl içinde öldürdüğü Müslüman sayısı iki milyonu aştığı

halde bizim aklımızı, otuz yılda otuz bin Müslüman öldüren Saddam zalimine,

el-Kaide ye, IŞİD e takıverdi.

Öldüremediklerini de aziz iken zelil hale getirmeye

çalıştı.

İngilizlerin yaptığı herkesçe malum.

Çin in, Doğu Türkistan da zulmü her gece ve gündüzde

devam ediyor.

Rusya nın yetmiş yılda Türk Cumhuriyetlerinde öldürdüğü

Müslüman sayısının tespiti yapılamadı.

Fransa nın Afrika da yaptığı katliamlar bugün bile devam

ediyor.

Bunların seçimleri ve yaptıklarıyla Ebucehil ve diğer

üyelerin seçim ve yaptıkları tıpkısının aynısıdır.

Sonuç, Kazanan Sevgili Peygamberimiz olmuş, o kafir ve

katillerin çocukları da Müslüman olmuşlar.

Hülagu hanın torunlarının Müslüman olup İslam bayrağını

en yücelere çıkardığı gibi çağımız da İslam a gebe idi ama son günleri geldiği

için sancı biraz daha arttı.

Doğum sancısının acısını doğacağı düşünerek hafifletmeye

çalışalım.