Diyanet in MP3 e internetten müzik indirilmesinin günah olduğu fetvasını duyunca, biraz düşündüm.

Bu kurumun sorumluluk alanına giren konular geldi aklıma.

Mesela gençleri bir uyuşturucu salgını gibi etkisi altına alan bilgisayar oyunları için de Diyanet bir fetva yayınlamalı.

Bir tanıdığın çocuğu on küsur yıldır bu illetten kurtulamadı.

Önce lise çağlarında bu oyunların ağına düştü.

Okuldan gelip annesinin hazırladığı yemeği unutacak kadar saatlerce bilgisayar başında kaldı.

Dersini çalışmadı.

Sabaha karşı daldı.

Kimi geceler hiç uyumadan okula gitti.

Derslerde, rüyalar görecek kadar uyudu.

Kafasını koyduğu sırada, geceleri alamadığı uykuya dalmışken, yere düştü, dersin konsantrasyonunu bozdu.

Kıpkırmızı, kanlı gözleri ile öğretmenlerinin ve arkadaşlarının moralini olumsuz etkiledi.

Başka arkadaşlarına da bulaşıcı bir hastalık gibi bu oyunları geçirdi.

Sınıfın yarısı bu oyunlarla meşgul oldu, neredeyse onun kadar vakit harcayanlar çıktı.

Çocuk zeki olmasına karşın, çok zor liseyi bitirebildi.

Üniversiteyi iki üç yılda kazanabildi.

Fakülteyi de zamanında bitiremedi, bir iki yıl kalıp tekrar yaşadı.

Aradan geçen on küsur yılda değişen bir şey olmadı, delikanlı hâlâ bilgisayar oyunlarının esiri.

Gece yarılarına dek ekranın karşısında mahpus.

Gündüz iş araması gerekirken, sevgili bilgisayarını bırakıp evden ayrılamıyor.

Anne baba dertli, suskun, kimselerle paylaşamıyorlar.

Delikanlı bugün yirmi beşinde.

Bilgisayar oyunları onun hayatından, sağlığından, parasından, geçmişinden, anne babasını kahretmesinden, geleceğinden, doğmamış çocuğundan çalmakta, farkında bile değil.

Hani Diyanet; bu miskinlik, tembellik ve bağımlılığı yaygınlaştıran bilgisayar oyunları hakkında da haram diye bir fetva çıkarsa.

İnsan kaynaklarını heba eden bu oyunlara harcanan saatlerin, Allah a hesabının verilemeyeceğini izah etse.

Oyunlara harcanan her saat içinde öğrenilecek yabancı dilin, faydalı kurs ve seminerlerin insan yaşamına katacağı kaliteyi anlatsa.

Hatta şöyle bir fetva yayınlasa; kitap okuyup kendisini yetiştirmeyen, bilgi gibi bir erdemi kazanmayıp bu oyunlara dalanların günah işlediklerini açıklasa.

Kimi gençlerin derslere girmeyip, kafelerde vakti insafsızca katletmelerinin dinde yeri olmadığını açıklasa.

Diyaneti ilgilendiren o kadar çok konu var ki.

Yine gençlerin tiranlaştığı bir konu.

Tam da üniversiteler açılırken.

Gözü açık, gönlü aç, kurnaz tilki gençlerin yalan dolan, acındırma ile bir takım vakıflardan edindikleri burslar.

Geçen gün oğlum, kendisi ile aynı bölümde okuyan bir arkadaşının dokuz yerden burs aldığını anlattı.

Delikanlı krallar gibi yaşıyormuş.

Üstelik ailesi de mağdur değilmiş.

İşte Diyanet, mazlumların ağzındaki peynirleri kapmakla uğraşan bu soyguncu tilkiler için de bir fetva yayınlasa.

Kesin haram dese.

Siz nasıl bir yoksulun hakkını çalıp, gasp edersiniz diye dinin hükümlerini hatırlatsa.

Bir tul-i emel için; gencecik yaşta yalan beyanlarla maddi menfaat sağlayıp, ihtiyaç sahiplerinin hakkını gasp edenlerin iki dünyada da rezil olacağını anlatsa.

Birilerinin emek verip ürettiği müziği bedel ödemeden dinleyen, kırmızı ışıkta durmayarak geçip, başkalarının sağlığını tehlikeye atan, ormanlardan halkın malı ağaçları kesip kendisine tarla açan, ahlâksız yalanlarla çıkar sağlayan, kitap okumayarak, lisan öğrenmeyerek, kendisini yetiştirmeyerek oyunlara saatler harcayan insanlar, elbet Rabbimizin sevmediği kişilerdir.