Televizyon ekranlarını sığ, düzeysiz, içi boş, kimin eli kimin cebinde belli olmayan, tuzu kuru ailelerin hayatta kopuk senaryolarıyla doluşturan program koordinatörlerinin, aslında bildikleri tek şey vardır: Napolyonvari şekilde: Para, para, para Hatırlarsanız, bundan birkaç sezon önce, Güneydoğu Anadolu daki töreler, berdel hadisesi, bilmem ne diyerek ekranlara sokuşturulan Sıla adında bir dizi vardı. Dizi öylesine tutuldu ki, başrollerinde oynayan yetenek fukarası, oyunculuk yoksunu iki ismin üzerinden günlerce reyting pompalamaları yapıldı...
Birisi manken eskisi olan, diğeri de sürekli somurtuk olan iki oyuncu, günlerce gazetelerden manşetlerden inmedi. Dizinin epey reyting sağlaması, birilerini de gaza getirdi. Sözde diziyi izleyip izleyip, yağmur gibi gözyaşlarını silmeye mendil bulamayan ve çok içlenen pop müziğimizin divası Sezen Aksu, bu dizi için özel müzik hazırlamaya karar verdi. Ve, kendisine müthiş prestij sağlayan Kardelen projesine benzeyen bir şarkıyla, bu diziye katkıda bulundu.
Netice-i kelam Dizi, iteleye, iteleye belli bir noktaya kadar geldi. Her hafta, Cuma günleri bu diziye denk geldiğimizde düşünüyorduk: Acaba, insanların zamanları bu kadar değersiz mi 1.5 saat boyunca böylesine garabet bir yapımı izleyecek insanlar, bu boş zamanı kendisine nasıl bulabiliyorlar Çünkü, bu diziyi baştan sona izlemek deyim yerindeyse Çin işkencesinden daha beterdi.
Zaten dizileri ekranlara koyan, dizileri çekenlerin de dertleri, toplumsal sorunlar, toplumsal meseleleler, manevi dinamikler, ahlak kriterleri filan değildi Böyle olmadığını zaten biz biliyorduk. Çünkü, televizyonların ekranlarını şekillendiren irade, reyting ve menfaat imparatorluğuna göre şekillenir. Tüm dertleri paradır onların Kalite değildir
Nitekim, daha yayın sezonunun başında olmamıza rağmen, Sıla dizisi geçtiğimiz günlerde bir anda yayından kaldırılıverdi. Neden Reytingleri yokmuş Nerde sizin toplumsal sorumluluk anlayışınız Nerde, Güneydoğu Anadolu ile ilgili töre olaylarına, aşiret baskılarına, ağa-maraba ve çağdaş kölelik anlayışına karşı duruşunuz
Nerde bu olaylara karşı toplumu eğitme misyonunuz Nerde sizin toplumsal vizyonunuz Demek ki medya manivelasıyla pohpohlanan, yağlanan ve gözümüzün önüne konulan bu renkli dünyanın sahte senaryoları bir pamuk ipliğiyle dizinizin ekrandaki reytingine bağlıymış
O günlerde televizyonlarda yaptığınız sosyal sorumluluk röportajlarınız demek ki boşmuş! Gazetelere verdiğiniz çarşaf çarşaf röportajlarınız boşmuş Berhavaymış Uydurukmuş Zevahiri kurtarmak içinmiş Dizinin geleceğini sağlamak içinmiş Burası Türkiye Üç sezondur iteleye iteleye götürdükleri dizi, bu sezon reytinglerde dibe vurunca, anında yayından kaldırıverdiler işte
Burası Türkiye. Kalitenin yerlerde süründüğü dizilerin, baş tacı edildiği ülke Bu dizilerin, çevre ülkelerin televizyonlarını bile virüslediği, perişan ettiği bir ülke Kalitenin ekranlardan kovulduğu, kayıkçı kavgalarıyla zihinlerin ütülendiği, beyinlerin biçimlendiği bir ülke Bu ülkede sorumlu medya anlayışından bahsedebilir misiniz