Rüzgârlar, poyrazdan esse de, lodostan olsa da, karayel, meltem, keşişleme olsa da ve bu rüzgârlar, fırtına, kasırga, bora olarak da esse biz, ayırt etmeden nefes almaya devam ederiz.

Hayatımız, aldığımız eğitim, yemek ve içmek üzere kurulmuş.

Bunlarsız olmaz.

Yemelerimiz ve içmelerimizi, iman ettiğimiz İslam dininin süzgecinden geçirmek zorundayız.

Eğitimimiz de, bizi Yaratan’ın gönderdiği İslam dininin öğrettiklerine ve o doğrultuya aykırı olmamak kaydıyla alınan eğitim hangi taraftan gelirse gelsin alırız.

Son günlerde ulaşım araçlarının hızla evlere ve çocuklarımıza kadar ulaşması nedeniyle içe kapanmayı çare olarak gören kardeşlerimizin yanında bu teknolojiyi İslam’ın daha geniş toplumlara ulaşması için çalışan kardeşlerimiz de var.

Bisiklet ilk girdiğinde, binmeyen kardeşlerimiz, daha sonra bisiklet dükkânı açtılar.

Televizyonu evine sokmayanlar, fazla dayanamadılar ve almak ve de köşeye oturtmak zorunda kalırlarken bazı kardeşlerimiz de “doğru, faydalı yayınlar yapalım” dediler ve televizyon kanalı açtılar.

Biz, evlerimizin aydınlıklı, yazın serinlik, kışın sıcaklık verecek enerji için rüzgâra pervaneler açmışız.

Rüzgâr ne taraftan eserse rüzgârgülümüz o tarafa döner ama görevi enerji üretmek ve o enerjiyle serinletmek, ısıtmak, makineleri çalıştırmak, fabrikaları hayırlı üretimlerle halkın ihtiyaçlarını karşılamaktır.

Ben, kendi kitaplarımı saymadım ama gelen kitap ve kitap piyasası uzmanları üç bin civarında olduğunu söylediler ama neredeyse 25 yıldır kaynak kitapların kapağını açmadım.

Çünkü “el Mektebetü’ş-Şamile” isimli bir program hazırlanmış, internete verilmiş, indirmek serbesttir denilmiş ve bugüne kadar sahip olduğum ve olmadığım kitaplar da orada var.

Akaide ait 27, tefsir 168, Kur’an ilimleri 280, Kıraatül Kur’an ve tecvit 140, hadis metinleri 180, Kur’an ve hadislerle çağlarının insanına kitap yazan İmam Gazali ve benzeri âlimlerin kitaplarından 400, hadislerin şerhleri 200, hadislerin kritiği, 240, Hanefi fıkhı 41, Maliki fıkhı 22, Şafii fıkhı 68, Hanbeli 71, ahlâk, zikirler, takva 239, siret 260, İslam tarihi 160 ve daha 45 konuda yazılmış kitaplar var.

Tahminime göre yüz bin cilt olabilir.

Mesela Hanefi fıkıh kitaplarından Serahsi’nin el-Mebsud isimli kitabı bazı baskılarda 30 cilt bazı baskılarda daha az. Bu kitap bir tane olarak geçer.

Eskiden bir ayetin tefsiri için Razi’nin tefsirine bakayım dersen, kalkacaksın, o ayetin hangi ciltte olduğunu bulacaksın, o cildi kütüphanenin beşinci rafından indireceksin, sonra süreyi bulacaksın sonra ayeti bulacak ve okuyacaksın.

Şimdi ise ayette geçen bir tek kelimeyi yazarsam çok fazla gelir ama üç kelimeyi yazarsam en aza düşürür ve bütün 168 tefsirin neresinde geçtiğini ve kopyalayıp yapıştırmaya müsait olduğunu bir ayda ulaşabileceğim bilgileri beş dakikaya indiriverdiğini gördükten sonra hemen her gün tefsir için, hadiler için fıkıh için ….. ve hepsi için bir dakikaya varmadan Şamile’den ulaşabiliyoruz.

Daha iki binli yıllarda diş doktorunun biri, Türkçe yayınlanmış, tefsir, hadis, fıkıh ve İslam tarihiyle ilgili kitapları bir CD’de toplamış ve isteyenlere parasız olarak veriyordu.

İhlâs süresinin Türkçesini, İngilizcesini ve bütün dünya dillerinde internette bulabilirisiniz.

Aklımıza hayalimize gelmeyen hizmetler için kendinizi internet denizine salıverin; bakınız ne güzel hizmet kanalları açılacak size.

Korku üretmeyin, hiçbir korkunç şey hiçbir insandan güçlü değildir.

Doğudan ve batıdan esen kızıl, kavurucu, yakıp, yıkıcı akımların borasından, kasırgasından, fırtınasında enerji üretmenin yollarını arayalım.

Zaten dünyamızın ateş üzerinde durduğunu söylüyor ilim adamlarımız.