22 Temmuz genel seçimlerine hızla yaklaşıyoruz. Yurdun her köşesi seçim atmosferine girmiş durumda. Denizli de bu heyecanı yaşayan iller arasında.

SaadetPartisi yöneticileri ve milletvekili adaylarıyla beraber, Denzili nin Merkez, ilçe, belde, köy ve mahallelerini geziyor, seçmenin nabzını tutmaya çalışıyoruz. İl Başkanı Mustafa Sezer, Saadet Partisi kadrolarına, iyi bir netice alma konusundaki ümidini şöyle anlatıyor: "Zaferin ne zaman ve ne şekilde geleceğini Allah takdir eder. Nice az topluluklar, çok topluluklara karşı üstün gelmiştir. Çalıştık, olmadı demeyin. Kafanızı olumlu şeyler düşünmeye ayarlayın. Refah Partisi döneminde çalıştık ve kazandık. Yine güzel sonuçlar elde edeceğiz."

Büyük bir fedakârlık ve azimle seçim çalışmalarını yürüten Seçim Karargâh Başkanı Halil İbrahim Yılmaz beyin oluşturduğu program gereği Denizli deki mahalli basını ziyaret ediyoruz. DRT Televizyonu yöneticilerinden Erdinç Yıldırım şu gerçeğin altını çiziyor: "AKP yi biz de Erbakan ın devamı olarak algıladık. Ama, hiç de öyle olmadığını hayretle gördük. Onlar Erbakan Hükümeti nin referansıyla iktidar oldular. Saadet Partisi nin orijinal görüşlerini seçmene iyi anlatmalısınız."

Denizli Gazetesi Yazı İşleri Müdürü OsmanSertoğlu nun değerlendirmesi de bu sözlerle örtüşüyor: "Saadet Partisi yaptıklarını ortaya koyuyor. İşte ben buyum, diyor. Boş vaadlerde bulunmuyor. Tutarlı bir politika izliyor, takdir ediyorum."

Çivril ilçesi ve köylerini dolaşıyoruz. Çiftçi perişan. Tutunacak bir dal arıyor. Saadet Partisi milletvekili adayı Kâmil Kabak ve Saadet Partisi yöneticilerine adeta yalvarıyorlar: "Ne olur bizi AKP den kurtarın."

Bekilli ilçesinde de durum farklı değil. Üzüm de yetiştiren Ayhan Özel isimli bir esnaf şöyle yakınıyor: "Bekilli de üzüm 22,5 kuruşa satılıyor. 2 kğ. üzüm parası bir tuvalet ücreti bile etmiyor. AKP hem üretmedi, hem de üreticiyi gözetmedi."

Sözü Saadet Partisi milletvekili adayı Cafer Akınlı alıyor. IMF reçeteleri sonucu ülkenin geldiği durumu anlatarak şunları söylüyor: "AKP, ABD nin ipotek ve şantajı altında. AKP ye oy vermemekle hem AKP ye, hem de Türkiye ye iyilik etmiş olacağız. Türkiye yi ABD ve AB değil, siz idare edeceksiniz. Bunun için oyumuzu Saadet Partisi ne vereceğiz."

Siyasi gelişmeleri iyi takip edenler, AKP milletvekili Cüneyt Zapsu nun  ABD de Başbakan adına söylediği şu sözleri hazmedemiyorlar: "Bu adamı deliğe süpürmeyin, kullanın."

Bir delikanlı da "Bush un Ortadoğu daki emellerine alet olarak BOP Eşbaşkanlığını yürüten bir Başbakan a oy verilmez." şeklinde görüş belirtiyor.

Seçim çalışmalarında fark ettiğimiz bir gerçek daha var: Medya AKP yi güçlü gösteriyor. Halbuki, "Yeniden AKP ye oy vereceğim." diyenlerin sayısı o kadar az ki, Erbakan Hoca nın 22 Temmuz seçimleri ile ilgili uyarıları yankı bulmaya başlamış. Çare ve çözümü Millî görüş ve Saadet Partisi nde gören seçmen sayısı hızla artıyor.