TBMM Başkanı Cemil Çiçek Avrupa Birliği parlamenterlerine

seslenirken “Türkiye müzakere edilen bir ülke mi yoksa oyalanan bir ülke mi

bunu konuşmanın zamanı geldi” demiş!

Bize göre asıl hata bu noktada yapılıyor!

Bizimkiler hâlâ “Konuşmanın zamanı geldi” zannı içinde kendi

kendilerini kandırıyorlar!

Geriye daha konuşulacak ne kaldı ki

Yarım asırdan fazla bir süre içinde konuşulmadık hangi laf

kalmış olabilir

Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye bakışı oldukça açık! Adamlar

her halleri ile Türkiye’yi aralarında görmek istemediklerini gayet açık bir

şekilde ortaya koyuyorlar!

Peki, onların tavrı bu kadar açıkken bizimkiler ne

yapıyorlar

Ne yapacaklar hâlâ “Türkiye müzakere edilen bir ülke mi

yoksa oyalanan bir ülke mi” diye soruyorlar!

Ve bunu konuşmanın vaktinin geldiğini zannediyorlar!

Oysa bu konuyu konuşma vakti çoktan geçmiş bulunuyor!

Artık icraat vaktidir!

Artık masaya yumruğu vurma vaktidir!

Artık “Hadi bize eyvallah deme” vaktidir!

Türkiye’yi yönetenler artık Avrupa Birliği politikalarını

bir kez daha gözden geçirmeli ve Türkiye’nin Avrupa Birliği içinde yeri

olmadığı gerçeğine göre yeni baştan politika üretmelidirler!

“Bizim size ihtiyacımız yok, sizin bize ihtiyacınız var”

gibi hamasi laflarla vakit öldürmemelidirler!

Daha realist olmalılar ve acı gerçeklerle yüzleşmeliler!

Türkiye bu kapıda kaç yıldır bekletiliyor

En azından yarım asırdır bekletiliyor, değil mi

Bu sürenin son on yıllık bölümü bugün iktidarda olan

kadroların döneminde geçtiğine göre hala “Konuşmanın vakti geldi” diye düşünmek

kendi kendini kandırmaktan başka nedir

Kaldı ki bugün aralarına katılmak için can atılan Avrupa

Birliği iflasın eşiğindeki bir topluluk haline gelmiştir!

Birlik üyesi ülkeler kaçmak için fırsat kollarken aralarına

katılmak için can atmanın bir anlamı var mı

Yarım asırdır Türkiye’ye aralarına kabul etmeyenler şimdi

böyle bir çağrının ardından mı konuyu konuşmaya başlayacaklar

Kendi kendimizi kandırmanın hiç gereği yok!

Hatta Türkiye’yi aralarına kabul etmeyenlere “Ülkemizin

nerede durması” gerektiği konusundaki bu yardımlarından dolayı teşekkür ederek

vedalaşmak daha güzel olmaz mı

Müslüman bir ülkenin Hıristiyan bir topluluk içinde eritilip

yok olmasına mani oldukları için Avrupa Birliği ülkeleri böyle bir teşekkürü

çoktan hak etmiş bulunuyorlar mı

Evet, artık zaman konuşma zamanı değildir!

İcraat zamanıdır, tavır koyma zamanıdır!