Erbakan Hoca’nın temellerini attığı fabrikaların listesini yeniden yazdım, bu sütunlarda.

Türkiye’nin dört bir yanından telefonlar, mesajlar aldım; “İyi ki yeniden yazdınız, iyi ki yeniden hatırlattınız…” diye.

Türkiye’nin dört bir yanından başka telefonlar, mesajlar da aldım! Şöyle dediler; “Erbakan Hoca’mız benzer temelleri bizim beldemize, şehrimize de attı. Ama biz bunları o listede göremedik!”

Unutulan bu ‘temel’lerden birisi Şanlıurfa Tarım Aletleri Fabrikası.

Bazı ayrıntılar vermek istiyorum;

*  Temeli Erbakan Hoca tarafından atılan ve 1978 yılında hizmete giren zirai aletler fabrikası, döneminde bölgenin en büyük ve tek makina fabrikasıydı.

* Gerektiğinde ve icabında küçük oynamalar yapılarak bu fabrikada tank parçaları bile üretilebilecekti.

* Fabrika kurulduğunda 4.000 kişi istihdam edilecek şekilde tasarlandı. GAP bölgesi için tarım aletleri üretecek, kalan ürünler ihraç edilecekti.

* Ancak, binlerce kişiye ekmek kapısı olabilecek fabrika çürümeye terkedildi.

* 1978 yılında, Millî Görüş lideri ve Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın girişimleri ile yapılan, döneminde Almanya’dan getirilen son model makinalar ile kurulan tarım aletleri fabrikası bugün kapasitesinin çok çok altında…

* 231 bin metre kare (231 dönüm) alana kurulu fabrika, seksenli yıllarda her vardiyada 300 kişi olmak üzere günde üç vardiya çalışıyordu. Günümüzde mi? Maalesef 10’lu rakamlarda işçisi bulunuyor.

* Sanayi kenti olması hedeflenen Şanlıurfa’da, Erbakan Hoca’nın gayretleri ile faaliyete geçen zirai aletler fabrikası, bölge için büyük bir şanstı.

* Doğru mudur; hâlâ fabrikanın depolarında daha paketlerinden çıkarılmamış makine parçaları olduğu ifade ediliyor.

* Bu fabrikayla alakalı bilgi veren Sabri bey, “12 Eylül darbesinden sonra askeri yönetim fabrikayı adeta atıl hale getirmek için elinden ne gelirse yaptı. 1980 sonrası süreç çok kabahatli…” ifadelerini kullandı.

Yazık…

***

Tam yazımı tamamlamıştım ki bir telefon daha; zaman zaman burada zikrettiğim Şanlıurfa’dan Mahmut Apaydın.

- “Dikkatimden kaçtığını zannetme! Erbakan Hoca’mın temelini attığı Şanlıurfa Çimento Fabrikası’nı da unutmayalım… Onu da listeye ekleyelim!”

Eyvallah. Teşekkürler…

TASARRUF DENİLİNCE AKLA HEMEN O İSİM GELİR!

O isim, Millî Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dır…

Eski MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Bolat…

Erbakan Hoca'nın ekonomide her zaman milli, yerli ekonominin öncüsü olduğunu, sanayiye çok önem verdiğini belirten isimlerden.

Yerli ve milli üretimin artması için ekonomi politikalarının temel taşını oluşturduğunu kaydetmişti.

Erbakan Hoca'nın planlı şekilde sanayileşme çalışmaları gerçekleştirdiğini, birçok kamu iktisadi teşebbüsünün temelini atıp, hizmete açtığını, Erbakan'ın ekonomi politikalarına sağladığı katkıyı da…

Bolat’ın şu cümlelerine dikkat;

* “Erbakan, enkaz olarak devraldığı ekonominin bütçe açıklarının kapatılması için denk bütçe modelini uyguladı.”

* “Kamu sektöründeki israfı önleyerek önemli tasarruf sağladı.”

* “Yüksek faizi düşürebilme noktasında da havuz sistemini getirdi. Kamu kuruluşlarının gelir ve giderlerini tek bir hesaptan yönetme olan bu modelle 2 milyar dolarlık tasarruf sağlandı ve faiz oranlarında ciddi azalmalar meydana geldi.”

* “Mahalli idarelerde de halka hizmeti, kamu kaynaklarının kullanımında tasarrufları önceleyen, israftan kaçınan ve Türkiye'nin gelişmiş ülkeler seviyesine gelebilmesi için canla başla mücadele eden biriydi.”

* “Türkiye'nin milli ve yerli üretiminin önündeki engelleri kaldırmaya dikkat ederdi. Yer altı zenginliklerimizin çıkarılması ve işlenmesi konusunda çok önemli gayretleri olmuştu. Bu yaptığı faydalı icraatlarıyla kendisini yâd ediyoruz.”

MİLLÎ GÖRÜŞ BELEDİYECİLİĞİ NEDİR?

* Millî Görüş Belediyeciliği denildiği zaman ilk akla gelen umdelerden biri, israfa karşı olmaktır ve tasarruf etmektir.

* Millî Görüş Belediyeciliği denildiği zaman ilk akla gelen umdelerden biri, tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumaktır.

* Millî Görüş Belediyeciliği denildiği zaman ilk akla gelen umdelerden biri, atılan her adımda kamunun çıkarlarını korumak, devletin imkanlarının sınırlı sayıda isimlere peşkeş çekilmesine engel olmaktır.

* Millî Görüş Belediyeciliği denildiği zaman ilk akla gelen umdelerden biri, ranta akan hortumları kesmektir.

***

Hülasa, Millî Görüş Belediyeciliği denildiği zaman ilk akla gelen, israfı engellemek, yatırımı ve istihdamı teşviktir. Vesselam…

O ‘ZİRVE’DEN SONRA NE OLDU, SAHİ!

“Ben bir Siyonist’im!” diyen ABD Başkanı Biden ile Rusya lideri Putin geçtiğimiz günlerde ‘zirve’de bir araya geldiler.

Sahi, ne konuştular orada?

* Dünyanın hangi bölgelerini işgal edeceklerini mi?

* Dünyanın farklı bölgelerindeki doğal zenginlikleri nasıl pay edeceklerini mi?

Sahi, ABD’nin yıllardır hayalini kurduğu hemen sınırımızda bir terör devleti senaryoları ne oldu?

Ne oldu, binlerce TIR mühimmata? Şimdilerde neden konuşulmuyor bunlar? Madem Rusya karşı kutup (ya da öyle gözüküyor!), neden ABD’nin karanlık plan ve programlarına karşı durmuyor? 

* Çünkü hepimiz de bal gibi biliyoruz ki; yok aslında birbirlerinden farkları!

* Çünkü hepimiz de bal gibi biliyoruz ki; kavga eder gibi görünüyorlar, ama ilerde köşe başında buluşuyorlar!

* Çünkü hepimiz de bal gibi biliyoruz ki; ikisi de zalim!

* Çünkü hepimiz de bal gibi biliyoruz ki; ikisi de emperyalist!

* Çünkü hepimiz de bal gibi biliyoruz ki; ikisi de darbe sever!

* Çünkü hepimiz de bal gibi biliyoruz ki; ikisi de kerih!

* Çünkü hepimiz de bal gibi biliyoruz ki; Amerika ve Rusya, zıtmış gibi görünen ancak menfaat ve sömürü devreye girdiği zaman aynı noktada “çaktırmadan” buluşan iki sevgili gibi!

***

Soru şu;

* Son ‘zirve’den sonra acaba nereleri paylaşmaya karar verdiler? Nereleri işgal etmeye karar verdiler?

* Yine kimlerin canı yanacak? Yine kimler zulme uğrayacak?

* Ve tüm bu zulümlerin, mağduriyetlerin son bulması için Erbakan Hoca’nın hep işaret ettiği İslam Birliği ne zaman kurulacak?