Bir seçim oldu ve bitti. Ama bu böyle devam etmeyecek. Çünkü önümüzde bir yıl gibi kısa bir zaman sonra milletvekili seçimleri var. Bu seçim bazı yönleriyle, bizim açımızdan olmasa da kimi çevreler için şaşırtıcı sonuçlara neden oldu. Ardından gelen sarsıntılar etkili oluyor, daha da olacak. Bu sarsıntı burada da kalmayacak gibi. 16 parti ve bir cemaat grubunun medyaları ve güçleriyle birlikte toplu intiharına tanık olduk. Asıl üzerinde durulması gereken budur. Öyle ki, şu anda muhalefet partilerinin büyük olanları bu etkiyi görmezlikten geliyor olsalar bile ileride bunun sonuçları çok daha sarsıcı olacak. Bütün bu toplamda ve hengâmede kendini koruyan, bir tuzağa düşmeyen ve hatta kişiliğini gösteren, iktidar partisi dışında bir tek Saadet Partisi oldu. Ve hatta bunun hayırlı sonuçlarını ileride alacak. Sonuçlar onu çok da etkilemeyecek. Özü ve dayandığı geçmiş birikimi ve gençliğiyle bunun üstesinden gelir. Konumunu korur ve zamanla da güçlenir. Çünkü iktidar ile aynı kitleye hitap ediyorlar. Eğer kamplaşmalar ve sert çıkışlar olmasa bu taban daha da genişleyecek. 28 Şubat’ta yapılan araştırmalarda ve analizlerde, eğer Milli Görüş’ün önü kesilmezse bunlar %64’ü aşacaklar saptaması vardı. Ve bugünler de onu gösteriyor.

Türkiye’nin demografik yapısı ağırlığını gösteriyor artık. Geçmişte kanlı bıçaklı olan kesimler, sağ ve sol aynı çatı altında buluşabiliyor, daha muhafazakâr bir aday üzerinde uzlaşılıyor. CHP artık kendini inkâr durumunda. “Allah” adını anmaktan bile sakınan bu siyasal gelenek, Cumhurbaşkanlık adaylığı için muhafazakâr birini tercih etmek durumunda kaldı. Bu da orada derin çatlaklara neden oluyor. Artık onulacak gibi de görünmüyor.

CHP ile MHP buluşması da bir rastlantı değil. Birbirleriyle kanlı bıçaklı olunsa da aynı ruhtan besleniyorlar. Ulusalcılık ve milliyetçilik temel tezleri. Yakın bir gelecekte farklı konumlarda bulunsalar bile Kürt milliyetçileriyle de aynı düzlemde buluşmaları olası. Çünkü seküler düşünüş onların ortak yönlerini gösteriyor. Müslümanlar ve İslâmî değerlere bağlılık ister istemez farklı bir alana doğru götürür, bu da doğaldır.

Bu milletin mayasında İslâmî bir öz ve ruh var. En uçta görünenler bile zaman içinde diğerleriyle çok rahat buluşabiliyorlar. Türkiye gerçeği bunu gösteriyor. Düşünün ki, çok değil bundan on beş yirmi yıl önce ile şimdi arasında dağlar kadar fark var. CHP’nin içinde olduğu durum bunu göstermiyor mu

CHP’deki değişim Deniz Baykal ile yavaş yavaş bir evrilmeye doğru seyrediyordu. Baykal’ın torunlarını alıp camiye gitmesi, oruç tutması bunun bir örneğiydi. CHP’de rastlanılan bir durum değildi. Tabii onun başına örülen çorap, öyle veya böyle, yolunun kesilmesine neden oldu.

Radikal ulusalcılar oldukça gergin. Ve tabii, onların da bir çıkmaz içinde oldukları ortada. Feveran haldeler. Eğer partiye ele geçirseler şimdiki durumdan daha iyi olmayacakları kesin. Fakat bu durumu kendilerine yediremiyorlar.

MHP tabanın önemli bir kısmı ise İslâmî değerler bakımından bu ortalıktan çok da rahat değil. Onların da radikal unsurları var elbette. Bu gerilimli süreçten sonra kimi grupların buluşmaları kaçınılmaz. Bir süredir bunu deniyorlar zaten. Yerel seçimlerde Ankara ve kimi bölge örneklerinde olduğu gibi. Fakat Muhafazakâr MHP tabanı diğer tarafa kayıyor. Cumhurbaşkanlık seçiminde Orta Anadolu’da bu durum görüldü.

MHP de CHP ile birlikte kendini Batı’ya esir etti. Orta Anadolu’daki güçleri giderek azalacağa benziyor. Geçmişte Erzurum, Elâzığ gibi bölgelerde çok güçlü idiler ama artık o eski güçlerini yitirdiler. Bu, giderek batıya doğru hız kazanacak.

Yeni dönemde hemen her kesim yeniden kendini gözden geçirecek. Keskin, sol ve ulusalcılar daha marjinalleşecekler. Onlar da kendileri için kurtarılmış bölgeler olarak çok dar alanlara sıkışacaklar. Bu kadar gerilimli oluşlarının nedeni de bu değil mi