BÜYÜK ebeveynlerimiz, israfa fırsat vermemek için
çocukları ev ortamında bilgilendirirlerdi. Çocuk oyuncağını kırdığında ya da
kaybettiğinde, bunun aile bütçesine zarar getireceğini anneden öğrenirdi. Anne
sofrada çocuğun tabağını sünnetlemesini ister, israf edilen her şeyde
başkalarının haklarının olduğunu anlatırdı. Yırtılan çoraplar annenin maharetli
elleriyle dikilir, eski eşyalar değerlendirilirdi. Baba verilen harçlığın nasıl
harcanması gerektiğini anlatır ve çocuğu bilgilendirirdi. Çocuk bir haftalık
harçlığı bir günde tüketmenin kendisi için zarar olduğunu bilirdi.
Günümüzde anne babalar çocuğun taleplerine ne kadar cevap
verirlerse o kadar faydalı olabileceklerine inanıyorlar. Çocuğun talepleri
bitmiyor, haftalık verilen harçlık aynı gün bitiyor, baba tekrar arttırıyor ve
çocuğun bu şekilde mutlu olabileceğine inanıyor. Oysa çocuk doyumsuzluğu ve
savrukluğu anne baba vasıtasıyla öğrenmiş oluyor.
Okul çağında anne baba çocuğa para nasıl kazanılır,
nelere harcanır somut örneklerle anlatmalıdırlar. Beklemeyi öğretmeli,
istenilen her şeye ulaşamayacağını belirtmelidirler. Benin çocukluğum sıkıntılı
geçti, ben harcayamadım çocuğum harcasın, demek çocuk için büyük zarardır. Bu
durum çocuğun üretme yeteneğini köreltiyor ve sürekli beklenti içinde olmasına
sebebiyet veriyor. Baba çocuğun istediği miktar harçlık veremediği durumlarda
ise tepki ile karşılanıyor. Çocuk taleplerinin geri çevrilmesini kabul
edemiyor.
NELER YAPABİLİRİZ
Çocuğa birçok şey isteyebiliriz fakat kaynağımız sınırlı
buna göre davranmalıyız deyin. İstediği şeyi almaya güç yetiremediğinizde,
elinizdeki kaynağın buna yetmeyeceğini izah edin. Çocuğa yaşına göre, günlük
haftalık, aylık harçlık verip, bütçe yapmaya teşvik edin. Verilen harçlığı en
iyi şekilde değerlendirmeyi çocuğa öğretin Çocuğa sahip olduğu eşyaları israf
etmeden kullanmayı öğretin ve yaşantınızla ona örnek olun.