Bir dönem TBMM nin en iyi giyinen, en beliğ konuşan
milletvekili, TBMM yöneticisi idi
Bir gardırop dolusu kravat ve mendili olduğunu biliyorum.
Kürsüde konuşmaya başladığı zaman muhalif milletvekilleri
de çıt çıkarmadan onu dinlerdi.
Yasin Hatiboğlu ndan bahsediyorum.
Birkaç gün önce gazeteye ziyarete geldi.
Geçirdiği küçük operasyonun ardından gayet dinç ve
sağlıklıydı.
Yine şık, yine
zarifti.
***
Mustafa Kurdaş ın odasında çay-kahve muhabbeti yaparken
dikkatimi çeken bir anekdot anlattı.
Dinleyelim mi
- 1980 öncesiydi. Milliyetçi Cephe (MC) Hükümeti ydi.
Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan Başbakan Yardımcısı. Milli Selamet Partisi
(MSP) koalisyon ortağı haliyle. Başbakanlığa sık sık gidip geliyorum. Bir gün
MKYK da, MSP nin o zaman boş olan Yozgat İl Başkanlığı çalışmalarını düzenlemem
için Hoca bana görev tevdi etti. Ben çalışmalara başladım. Gencim,
koşturuyorum, acaba en uygun isim kim diye bir yandan araştırmalar yapıyorum. O
zaman kendi alanında çok iyi yetişmiş bir isim bana tavsiye edildi; Ömer Mutlu.
Tam aradığım isimdi. Sen Yozgat Teşkilatı nı kurma çalışmalarına başla.
dedim.
- Peki, sonra ne oldu
- Sonra ben Ankara ya döndüm ve Hoca ya, Böyle böyle,
ben Yozgat il başkanlığı için bir isim buldum dedim. Hoca da, O zaman hep
beraber bir tanışalım dedi. Ben gün ayarladım. Bir yandan da teşkilatlanma çalışmalarını takip ediyorum. 10 gün sonra
biz ekip olarak Başbakanlık makamına geldik. Tabii o dönem çok yoğun bir dönem.
Heyetler gelip gidiyor.
MSP nin ağır sanayi hamlelerinin bir bir gerçekleştiği
bir dönem. Önce Ahlak ve Maneviyat ilkemizin de gereklerini yerine
getirdiğimiz, İmam Hatip Liseleri nin, Kur an kurslarının önünü daha da
açtığımız yıllar
- Erbakan Hoca ile görüşebildiniz mi
- Tam da onu anlatacaktım. Biz heyet olarak Başbakanlık
Özel Kalem Müdürlüğü nde beklerken Hoca nın Özel Kalem Müdürü bana işaret etti,
gel dedi. Makama gittim. Hocamın ilk
sözü, Yasin bey biz Yozgat İl Başkanlığı na atama yaptık dedi. Önce tabii
biraz şaşırdım. Çünkü dışarıda bir heyetle o amaçla buraya gelmiştik. Sonra kim
olduğunu sordum.
- Kimmiş o isim
- Cemil Çiçek Ben tabii kendi görüşlerimi Hocama uygun
bir lisanla anlattım. Hocamın bir özelliği vardır; en aykırı, en uç, en kabul
edilemez gibi görünen fikir ve düşünceleri bile soğukkanlılıkla dinler, not
alırdı. Benim anlattıklarımı da not aldı. Çekincelerimin tümünü anlattım,
orada.
- Erbakan Hoca Cemil Çiçek le alakalı ne dedi, peki
- Şunu söyledi. Dedi ki Hocam, Ya, nereye gitsem, hangi
mitingde konuşsam, hangi açılışta bulunsam bir de bakıyorum ki Cemil Çiçek bey
hemen yanımda, yakınımda. Çok alakadar gördüm. O yüzden Cemil beyi münasip
bulduk
- Sonrasında neler yaşandı
- Elbette, Erbakan Hoca istişareye çok önem veren bir
politikacı idi. Bu kararı verirken de belli istişareler yaptı. Ama bana da,
Yasin bey siz de çalışmaları yakinen izleyin talimatı verdi. Ben izlemeye
başladım, Cemil Çiçek i Bakalım Yozgat ta neler yapacak diye
- Neler yaptı peki, Cemil Çiçek
- Neler yapacak İlk taleplerinden birisi yaklaşan genel seçimlerde liste başı milletvekili adayı olmaktı.
Heyetlerden birisi gelip diğeri
gidiyordu Ankara ya. Bindirilmiş kıtalardı, bunlar. Sonunda Cemil Çiçek parti
genel merkezine ültimatom verdi.
- Neydi Cemil beyin verdiği bu ültimatom
- Cemil Çiçek sonunda şunu söyledi: Ya beni liste başı
milletvekili yaparsınız ya da tüm İl Başkanlığı nı feshederim.
- Peki, Erbakan Hoca nın bu talebe bir karşılığı oldu mu
- Olmaz olur mu Hocamın bir özelliği vardır; olayları izler, takip eder, gerekli
istişareleri yapar ve sonradan kararını verirdi. Burada da öyle yaptı. Şunları
söyledi: Cemil bey hemen hemen hiç teşkilat çalışması yapmadan üstelik de
liste başı vekil adayımız olmak istiyor. Hele biraz çalışsın bakalım. Bunu
kabul etmemiz mümkün değil.
- Son nokta nasıl kondu
- Genel seçimlere de zaten az bir süre kalmıştı.
Milletvekili aday listelerinin Yüksek Seçim Kurulu na verilmesi gerekiyordu.
Şimdi merhum olan Hüseyin Erdal liste başı Yozgat tan aday gösterildi ve
parlamentoya geldi.
Erken seçim de, kurtul!
Öyle anlaşılıyor ki, Taksim Gezi Parkı kapsamında
başlayan olaylar salt ağaç-çiçek meselesi değil
Bugünkü iktidar da herhalde böyle düşünüyor olmalı ki;
Dış bağlantılar, faiz lobisi söylemlerini
geliştiriyor.
Bu yazı yazıldığı saatlerde AKP nin İstanbul Kazlıçeşme
Mitingi henüz başlamamıştı; Başbakan Erdoğan ın mitingde neler söylediğini
bilemiyorum.
Ama böyle kaos dönemlerinde atılması gereken adım belli;
Erken seçim
Erdoğan, Haydi erken seçime derse beyaz bir sayfa
açıldığını görecektir.
Tıpkı, 2007 Cumhurbaşkanlığı (Köşk) seçimlerinde olduğu
gibi
Benden söylemesi
NOT: Bugün 17 Haziran 2013, Pazartesi... İktidar ve TBMM de grubu bulunan partiler,
2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine getiremedi. Sınıfta kaldı.
Umutlar bu yıla sarktı. TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu nda herkes ayrı telden
çalıyor. Temmuz 2013 e kadar umutsuz son bir maraton daha başladı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bile, Görülüyor ki, yeni Anayasa olmayacak! dedi.
Dubakalin olacak Takipteyiz