Cansuyu, her bayramda olduğu gibi bu kurban bayramında da dünyanın farklı noktalarındaydı…
Cansuyu adına bölgede yardımları organize eden Umut Sarıkaya Çad’dan şu notları yolladı:
“Türkiye’den kaç kilometre uzaktayız bilmiyorum ama toplam yolculuğumuz bir günü buldu, ülkeler, şehirler, aktarmalar derken kendimizi Çad’da bulduk.
Mesafelerin, renklerin, dillerin, aramızdaki engellerin hiçbirine aldırış etmeden İstanbul, Ankara ve Konya’dan toplam 6 genç arkadaşımla Çad’dayız. Yaş ortalamamız 23.
Biz biliyoruz ki, her bayram yolumuzu gözleyenler, yüzünü güldürmemiz gerekenler, bizleri bekleyenler var...
Emanetleri ulaştırmak en önemli görevimiz ama çocuklar ve bebeklere dayanamıyoruz. Zaten hazırlıklarımız İstanbul’dan başlıyor onlar için… Şekerler çikolatalar balonlar... Hepsi yüzlerini güldürebilmek adına...
Ben bir balonun, bir şekerin, belki bir gülümseme ile selamın gözlerde hiç bu kadar heyecan uyandıracağını tahmin etmezdim.
Hele hele, bir şekerin bir balonun belki cennete bile vesile olacağını hiç düşünmemiştim...
Velhasıl, Afrika demek benim gözümde cennete ulaşmanın bir yolu demek...”
***
Teşekkürler Cansuyu… Teşekkürler Umut Sarıkaya… Teşekkürler Cansuyu adına dünyanın farklı noktalarına umut, sevgi ve yardımlaşma, dayanışma ruhunu taşıyanlar… Hepinize teşekkürler. İyi ki varsınız…
ERBAKAN HOCA’YI ANLAMAK
Kitabın adı, Erbakan’ı Anlamak. Yeni çıktı. Dumanı üzerinde…
Yazarı, İrfan Yıldız.
Çok sayıda makalenin yer aldığı bir kitap, Erbakan’ı Anlamak.
Bazı konu başlıklarını vermek istiyorum; ‘Erbakan ve İslam’, ‘Milli Görüş Nedir?’, ‘İslam Birliği, İslam Devleti ve Hilafet’, ‘İslam ve Demokrasi’, İslam ve Felsefe’, ‘Dinler Arası Diyalog ve Ilımlı İslam’…
Benim dikkatimi çeken ise kitabın arka kapağında yer alan cümleler. Arka kapakta, Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın veciz-özlü sözleri şöyle sıralanıyor;
* “Önce ahlak ve maneviyat.”
* “İslam bize ve zamana uymaya mecbur değildir ama herkes ve her zaman, İslam’a uymak mecburiyetindedir. İslam’ın dışında hiçbir Hak ve hakikat kaynağı yoktur.”
* “Bizim davamız İslam’dır. Gayemiz, Allah’ın (C.C.) rızasını kazanmaktır. Hedefimiz hak nizamı hâkim kılmaktır. Arzumuz, tüm insanlığın saadetidir. Yolumuz cihattır.”
* “Cihat, izzet ve aydınlık, gevşeklik ise zillet ve karanlıktır. Cihat, Kur’an nizamını kurmak ve yürütmek için var gücümüzle çalışmaktır. Namaz dinin direği, cihat ise zirvesidir. Biz siyaset değil, cihat yapıyoruz.”
* “Evet, hayat iman ve cihattır. Bu iki değer ve dinamizme kim sahip olursa, zaferi onlar kazanacak ve üste çıkacaktır.”
* “Müslüman, hakkın hâkimiyeti için ‘motor’, şerrin yok olması için ‘fren’ olma görevlisidir.”
* “Milli Görüş, bu milletin inancıdır, tarihidir, kimliğidir, ruh köküdür.”
* “İman varsa, imkân da vardır. Milli Görüşçü asla vazgeçmez.”
* “Akıl; imanın ve İslam’ın emrinde en büyük nimet, nefsin ve şeytanın elinde ise sebebi felakettir.”
* “Siyaseti önemsemeyen Müslümanları, Müslümanları önemsemeyen siyasetçiler yönetir. Siyaset beni ilgilendirmiyor demek, Kur’an’ın yarısı beni ilgilendirmiyor demektir.”
* “Bir milletin asıl gücü; topu, tüfeği yahut tankı değil, imanlı ve inançlı gençliğidir.”
* “Hidayetiniz kararırsa hayrı şer, şerri de hayır zannedersiniz.”
* “Dünyayı ezen sömürü canavarının beyni Siyonizm, kalbi Haçlı Avrupa, sağ kolu Amerika, sol kolu Rusya’dır.”
* “Türkiye’de ve dünyada farmasonluk, Siyonistlik, komünistlik ve şahsiyetsizlik saltanatı mutlaka yıkılacaktır.”
* “Zor bir yolda yürümek mecburiyetinde olan insanlar, yolda yürümeye başlamadan önce, gönüllerinde ve zihinlerinde yürümek ve yol almak zorundadırlar. Evvela, bu yolu ben nasıl aşarım korkusundan kurtularak yola çıktıklarında görürler ki, yol zor da olsa, bir müddet sonra aşılmış, yürünmüş ve hedeflenen yere gidilmiştir. İşte o zaman insanların yüreklerinde aslında yolun zannedildiği kadar zahmetli olmadığına ve bütün sıkıntılı yolların aşılabileceğine dair bir iman doğar.”
***
İsteme adresi; (0543 895 51 32, [email protected])
BEN DE AYNI KANAATTEYİM!
İngiltere’de yayın yapan The Independent gazetesinin internet sitesinde yayınlanan bir haber…
* Habere göre geçen yıl dünya genelinde ‘sadece arama yapabilen’, eski model cep telefonlarının satışlarında yüzde 5 artış oldu. Aynı dönemde akıllı telefon satışlarındaki artış sadece yüzde 2 oldu.
* The Independent, satışlardaki artışa gerekçe olarak, “İnsanlar bağlantılarını koparmaya ve daha huzurlu olmaya çalışıyor” yorumunda bulundu.
* Haberde, insanlarda teknolojiden kaçınmaya yönelik bir eğilim bulunduğu ifade edildi.
* İngiltere’de Oxfam tarafından yapılan araştırmada, insanların yüzde 78’inin akıllı telefonları olmadan bir hayatı hayal bile edemediği ortaya çıkmıştı.
* Son yıllarda hayatımızın her alanına giren akıllı telefonlar vazgeçilmez olma özelliğini kaybetmeye başlıyor. Huzur arayan pek çok kişi yeniden akıllı olmayan telefonlara dönüş yapıyor.
***
Haber bu şekilde…
Bir şey söyleyeyim mi, A’dan Z’ye buradaki görüş ve kanaatlere katılıyorum.
Akıllı telefonlar hayatımızı o kadar esir aldı ki, anlatamam! Resmen hasta olduk! Tuhaflaştık! Garip bir toplum olduk, bu akıllı telefonlarla…
Ve de mesleki olarak lazım olmasa, bugünden tezi yok akıllı telefonu bir dakika bile düşünmeden atarım çöpe… Bu kadar yani…

