Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan…

6 Haziran 1992 doğumlu. Somalili bir futbol hakemi…

Artan, Mısır takımı Pyramids FC'nin 2024-25 CAF Şampiyonlar Ligi'nde Güney Afrika'nın Mamelodi Sundowns takımını Kahire'de yenmesini yöneterek, kıta finalinde görev alan ilk Somalili hakem oldu.

Afrika Futbol Konfederasyonu (CAF) tarafından 2025 yılında "Yılın Hakemi" seçildi.

Anlaşılan şu ki;

* Omar Abdulkadir Artan, CAF Şampiyonlar Ligi'nde maç yönetti…

* Omar Abdulkadir Artan, kıta finalinde görev alan ilk Somalili hakem oldu.

* Şimdi de bu hakem FIFA tarafından Dünya Futbol Şampiyonası için görevlendirildi.

Ama bakar mısınız?

Somalili bu hakem, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda görev almak üzere gittiği ABD'ye giremedi!

Miami Uluslararası Havalimanı'nda sınır görevlileri tarafından ülkeye alınmadı?

Peki, ama neden?

Hangi gerekçe gösterilerek Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan, ABD'ye sokulmadı ve geri yollandı?

Tam bir muamma?

* Omar Abdulkadir Artan, gece boyunca küçük bir odada tutuldu ve sorgulandı!

* Geçerli belgeleri ve gerekli tüm evrakları vardı…

* Her şeyi tamdı…

* Geçerli vizesi de vardı…

* Ayrıca FIFA'dan aldığı resmi belgeleri ve on yılı aşkın profesyonel hakemlik kariyerini gösteren fotoğrafları da sundu…

* Sınır görevlileri, kariyerine ilişkin bilgileri de inceledi…

Ancak tüm bunlara rağmen, süreç sonunda Somalili hakem İstanbul'a gönderildi.

***

* Hani derler ya; ABD, insan haklarının en üst düzeyde yaşandığı bir ülke…

* Hani derler ya; ABD, demokrasinin beşiği…

* Hani derler ya; ABD, kurallar ülkesi, kurallara uyduğunda mesele yok!

Hani nerede? Peki, ama bu muamele neden?

Ne yapmış ki bu adam da ülkene almıyorsun?

Üstelik de emperyalizmin bir enstrümanı olan FIFA’nın (Fédération Internationale de Football Association, Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) her türlü denetim yollarından geçtiği halde…

***

Ey okur;

Şimdi tam da bu noktada suyun kaldırma gücünü bulduğu ileri sürülen Yunan matematikçi, fizikçi ve mucit Arşimet’in iddia edilen şu repliğini burada kullanmak isterim;

- Buldum, buldum, buldum…

Neyi buldum, peki?

Bu işin sorumlusu Sarı Kovboy!

Son dönemde Sarı Kovboy’un ırksal eşitsizlik, göçmen politikaları ve ifade özgürlüğü gibi alanlardaki yapısal politikaları ve uygulamaları…

Hemen ferasetli, basiretli, gönül gözü açık tüm okurlarımdan şu cümleyi duyar gibi oluyorum;

- “İyi de Adnan Bey, bu adamların daha önceki uygulamalarına ne diyeceğiz; Kızılderili soykırımı, Gazze soykırımı, Vietnam, Küba, Afganistan, Irak, Suriye, Libya, Yemen vb. katliamları… Peki ya Guantanamo işkence üssü… Irak’ta hafsalanın almadığı işkence türleri… Bunları da mı Sarı Kovboy yaptı?”

Bunları dile getiren tüm okurlarım haklı…

Hem de yerden göğe, gökten de yere kadar…

Bir kez daha tekrar edelim;

Sahi, Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan, ABD’ye neden alınmadı?

Cevabını bekliyoruz…

Sarı Kovboy, her konuya laf yetiştiriyor! Bu konuda ne diyor acaba?

***

O zaman söylenebilecek tek bir şey var;

O kafa, işte bu kafa!

Küfür tek millettir…

Adnan Öksüz Omar Abdulkadir Artan.jpg

RUHSATSIZ İÇKİ SATILAN MEKÂNLARA DİKKAT!

Konya’da Millî Görüş çınarlarından, Millî Gazete sevdalılarından Tevfik Kılınç ağabeyimiz bir mesaj yolladı. Okuyalım;

* "Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın koalisyon hükümetinde başbakan yardımcısı olduğu 1975 yılında… İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, valiliklere bir genelge gönderdi; “İçki ruhsatı olmayan yerler bira satamaz” diye. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel de bu genelgenin arkasında durdu.”

* “Bira satışları %90 düştü.”

* “Biracılar gazetelere tam sayfa ilan verdiler; “Bunlar Atatürk düşmanı, gerici vesaire…” gibi ama o günden bugüne bakkallarda, büfelerde bira satılmıyor!”

* “Öğlen tatilinde lise öğrencileri bir elinde tost bir elinde bira içerlerdi! Bu nahoş manzara, İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk’ün, valiliklere gönderdiği genelge ile sona erdi.”

* “Günümüze gelince… Ruhsatsız yerlerde içki, alkol satıldığına ilişkin bir kanaat var. İçişleri Bakanımız, hemşehrimiz Mustafa Çiftçi, valiliklere bu manada bir genelge gönderirse memnun oluruz…” (Tevfik Kılınç, Konya)

Adnan Öksüz Oğuzhan Asiltürk.jpg

BİR TUHAFLIK VAR BU İŞTE!

‘Milli’ içeceğimiz tek; mis kokulu çay!

Bir yorgunluk anından hemen sonra o unutulmaz kokusuyla çay!

İşyerinde iseniz çalışmaktan bitap düştüğünüz anda o efsuni ses sizi hemen kendinize getirir; çaylaaar!

Hele hele Millî Gazetemizin emektar çaycısı Ahmet abimizin taze çayları…

Bizi bizden alır, bir başka yerlere götürür…

En kritik dönemeçlerde imdadımıza yetişir…

Ahmet abimizin kahveleri de bir başkadır! O ayrı bir sayfa…

***

Uzatmayayım;

Başlıkta niçin, “Bir tuhaflık var bu işte!” cümlesini kullandım? Anlatayım;

Sizin de dikkatinizi çekti mi bilmem; son dönemlerde o bildik dem sanki çaylarımızda gerçekleşmiyor?

Ben kendimi bildim bileli belli bir marka olan çayı alırım…

Herhalde ülkemizde en yaygın çay markası da budur!

Marka adını vermek istemem…

Dediğim gibi son zamanlarda çayın rengi bir tuhaf çıkıyor!

Sanki, içine boya katılmış gibi bir his uyandırıyor insanda.

Yoksa her şey normal de bize mi öyle geldi, acaba? Olabilir elbette…

***

Bugünlerde…

Meşhur ve yaygın bir kuruyemiş mağazalar zincirinin bir şubesinde boya katkılı gıda maddeleri tespit edildi, bakanlık yetkililerince… Bakanlık web sitesinde bu ilan da edildi.

Elbette bu mağaza zincirinin o gıda malzemelerini satın aldığı tedarik şirketleri var, o şirketlere dikkat çekildi…

O mağaza zincirinden her zaman alışveriş yapmıyoruz…

Ama ‘milli içeceğimiz çay’ başka bir alan…

En hassas olduğumuz alanlardan birisi…

Dikkat diyoruz…

---

Adnan Öksüz Çay .Jpg