Birkaç gün önce ailenin önemi ile ilgili bir miting gerçekleşti. Mitinge, 150 STK destek verdi.
Toplumun her kesiminden bireyin katıldığı, “Ailelerimizle, ailemiz için buluşuyoruz” mitinginde verilen mesajlar, küresel lobiler aracılığıyla, aile ve çocukların LGBT dayatmasıyla hedef alındığına dairdi.
Açığı kapalısı, çarşaflısı şortlusu ile özellikle kadın ağırlıklıydı miting.

Yanlarında eşleri, ellerinde bebek arabaları, gençler, yaşlılar gerçekten büyük bir aile oradaydı.
Konuşmacılar, katılımcılara tercüman oldular; ‘‘Toplumun temeli olan aileyi dört bir yandan kuşatan LGBT dayatması tehlikesine dikkat çekiyoruz. Talebimiz, toplumun temeli olan ailenin ve en önemlisi çocuklarımızın, LGBT propaganda ve dayatmasından korunması için devletimizin gerekli tedbirleri alması.’’

Fakat miting kimi çevrelerce homofobik bulundu.
Aileyi korumak için toplananlar nefret söylemiyle suçlandı.
Aile kurumunun yıkımına yol açacak eşcinsel yaşamın teşvik edilmemesi, ailenin yaşatılması endişelerini dile getirenler mürtetlikle bile suçlandı.

Bu ne yaman çelişki.
Neslin devamı, aile içerisinde mutlu çocukların yetişmesi, sağlam aile ile sağlam topluma ulaşılabileceği gibi onca masum istek, nasıl nefretle adlandırılabildi, hayret ettim.

İnsanlar o yağmurda saatlerce bekledi.
Pek çok yaşlı insan ağır hastalıklarına karşın meydanda idi.
Çok zengin vakıfların, kuruluşların LGBT propagandasının Türkiye’yi ve dünyayı kasıp kavurduğu, “Cinsiyetsizleştirmek, insan neslini azaltmak, aile kurumunu yok etmek isteyen küresel ve emperyalist lobilerin” varlığını medya yıllardır haber vermekte.
Kişisel tercihlere kimsenin karıştığı yok.

Ancak iş o kadar çığırından çıktı ki.
Küçük yaşta çocuklara hormon verilerek cinsiyet değiştirilmesi, bunun bir piyasası olduğu, ilaç endüstrisinin bu piyasayı harladığı bir vakıa.

Küçük yaşta ya da henüz ergen, kişiliği oluşmamış gençler, cinsiyeti değiştirildiğinde ileride pişman olacak muhtemelen.

Uyuşturucu ya da alkolle yaşadıkları hüsranı unutmaya çalışacak bu bireylere kimse nefret söyleminde bulunmamakta,

Korkunç tehlikeyi anımsatmakta.
Bir yazar, miting için Taliban özentisi grup deyip Batı’da böyle gösterilerin olmadığını yazdı.
Batılı ülkeler destek verse de, pek çok devlet, LGBT’ye olumsuz bakmakta.
Rusya, hazırladığı yeni yasa ile eşcinsel eğilimlerini alenen sergileyenlere hapis cezası önermekte.
Rusya’da LGBT toplulukları yürüyüş yapamaz veya kendilerini sokaklarda ifade edemez.
Azerbaycan ve Ermenistan olumsuz bakmakta. Litvanya, Avrupa’nın en olumsuz yaklaşanı.
Ukrayna, Kosova, Arnavutluk, Slovakya, Estonya, Macaristan da LGBT’ye hoşgörüsüz ülkeler.
Onlar da aileye kurulmuş tuzağın farkında. Kutsal aile kavramı sadece ülkemizin değil dünyanın sorunu.