Bir grup insana sohbet yapmak için gelen Hoca efendi
sohbeti bitirdikten sonra sorulan soruları cevaplamak üzere oturduğu yerden
kalkar ve insanlara katılır. Hoca cemaatin içine doğru ilerlerken, babasıyla
birlikte sohbeti dinlemeye gelen on yaşındaki çocuk dikkatle ona bakmaktadır.
Baba işaret eder, hocamız geçiyor oğlum, kalk ve ona yer ver der. Çocuk
oturduğu yerden kalkar ve hoca efendiye yer verir. Fakat Hoca efendi çocuğun
başını okşar ve şöyle der: Sen geleceğin büyük adamısın, benim sana yer vermem
gerekir, rahatsız olma Çocuk kalkmaya çalışırken hoca kolundan tutar; sen
geleceğin büyük ademisin, hepimiz sana saygı gösteriyoruz der. Çocuk çekingen
bir vaziyette başını eğer ve öylece kalır. Hoca efendinin bu ifadelerini işiten
baba başını eğer ve gerçekten hoca haklı der.
Toplumumuzda büyüklere saygı merkezi bir görev olarak
görülür. Bir büyük ayaktayken bir gencin oturması abes karşılanır. Bir erişken
kendisine yer vermeyen genci saygısızlıkla, zamane çocuğu olmakla suçlar.
Kültürel olarak devam eden bu hiyerarşinin korunması önemlidir. Fakat bazı
kimseler bunun kendileri için hak olduğunu düşünerek çocuklar üzerinde büyük
baskı kuruyorlar. Onları acımasızca eleştiriyor, ağza alınmayacak ithamlarla
yerden yere vuruyorlar. Oysa bu çocuklar yarının büyükleridir ve bizler onların
haklarına saygı göstermek zorundayız.
Eğitimcilerin üzerinde titizlikle durdukları bir husus
var; çocuğun hangi hal üzere olmasını istiyorsanız ona öyle davranın.
Geleceğimizin teminatı dediğimiz çocuklarımıza hak ettikleri değeri vermek
zorundayız. Onlardan saygı beklemeye hakkımız var fakat ilk adımı biz
atmalıyız. Bu dünyayı sizlere bırakacağız, geleceğin büyük adamları sizler
olacaksınız diyebilmeliyiz.
Uzmanlar, kötü muameleye tabi tutulmuş, eleştirilmiş,
aşağılanmış, sevgi ve saygı gibi değerlerden uzak yaşamış çocukların, suça daha
eğilimli olduklarını söylüyorlar. Buna karşın, ailede ya da toplumda sevgi ile
desteklenmiş, iyi halleri övülmüş, cesaretlendirilmiş ve değer verilmiş
çocukların güven duyguları daha yüksek oluyor. Bu çocuklar gelecek yaşamlarında
da erdem ve faziletler doğrultusunda hareket ediyorlar.