Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, GSM operatörlerinin temsilcileri ile önceki gün bir araya geldi.


Görüşmeye, Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom şirketlerinin genel müdürleri ile birlikte, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Fatih Sayan katıldı.


Toplantıda, Türkiye’nin telekomünikasyon alanında yeni dönemdeki imkân, ihtiyaç ve gelişim süreçleri görüşüldü.


Bakan Karaismailoğlu, dünyayı ve Türkiye’yi etkisi altına alan Covid-19 salgını nedeniyle internete ihtiyacın arttığına dikkati çekti.


“7’den 77’ye halkımız interneti kullandı. Çocuklar internet vasıtasıyla eğitimlerine devam ettiler. Evden çalışma sisteminde çalışanlar online olarak işlerini yaptılar. 65 yaş üzerindeki büyüklerimiz de Türkiye’nin gündemini internet aracılığıyla takip ettiler” ifadeleri Sayın Bakan'a ait.


Karaismailoğlu, ülkemizin bilgi ve iletişim sektörünün 2019’da yüzde 13 oranında büyüdüğünü belirterek, fiber hat uzunluğunun da 371 bin kilometreyi aştığını söyledi. Mobil abone sayısının 83 milyon, genişbant abone sayısının da 77 milyonu aştığına dikkati çekti.

***
Bu bilgileri neden verdim? Yukarıdaki rakamlardan yola çıkarsak, korkunç paraların döndüğü bir sektör haline geldi, iletişim dünyası...
Hele hele de bu korona günlerinde...
Cep telefonları burada başat rol oynuyor.
Bu vesile ile buradan bir haksızlığı dile getirmek ve Bakan Adil Karaismailoğlu'nun dikkatini çekmek istiyorum. O da şudur;
Cep telefonlarında…
İnternet paketlerimizde o ay kullanmadığımız GB ve MB’ler, KB’ler… Artan SMS’ler… Artan konuşma süreleri…


Paketi doldurmasak da ücretini tam olarak ödüyoruz…
Erişim sağlayan şirketlere burada şunu sormanızı istirham ediyorum;
* Yetmediği zaman… Paketler bittiğinde yurt içi aşım adı altında hemen ek ücret tanımlaması yapmayı biliyorsunuz. Güzel! Ama ay içinde internet paketlerinde artan MB ve GB’leri, artan konuşma dakikaları ve kullanılmayan SMS’ler neden ertesi aya devredilmiyor?
Ben buradan GSM şirketlerine sordum, cevap gelmedi. Size nasıl bir cevap vereceklerini merak ediyorum Sayın Bakanım!
Duyarlılığınız için çok teşekkürler...

Babam Ahmet Tekdal

Ömer İlhan Tekdal…


Merhum Ahmet Tekdal’ın oğlu…
Ömer, bir süre Milli Gazete’de foto muhabiri olarak çalıştı. Cıvıl cıvıl, yerinde duramayan, hareketli bir gençti. Son olarak, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü’nde Fotoğraf Servisi Müdür Yardımcılığı ve ardından da Görsel Haberler Daire Başkanlığı görevinde bulundu.
Merhum babası için bir şiir kaleme aldı, Ömer. Okuyalım mı;
Bilmem nasıl anlatsam,
Neresinden başlasam,
Bir kanadı eksiktir,
Biricik melek babam.
***
Bizi hiç unutmayan,
Daima gurur duyan,
Pek çok imkân sağlayan,
Fedakâr, zarif insan.
***
Onu görüp tanıyan,
Herkeste aynı kelâm:
“Edep timsali olan,
Sanki Hazreti Osman”.
***
İsmi övgüye değer:
“Çok beğenilen” insan.
Güzel vasıflarla hep,
Donatmış onu Rahman.
***
Sunucu anlatırken,
Kürsüye çağırırken,
“İstanbul Beyefendisi”,
Dedi tarif ederken.
***
Asaleti soyundan,
Mem-û Zin'i yazandan,
Bizi birbirimizden,
Ayırmasın Yaradan.
***
Ne kadar övünsem az,
Bu adam benim babam.
Kötülük ondan uzak,
O çok “şükreden” adam.
***
Nezaket ve zarafet,
Ona en çok yakışan,
Ona hürmet ibadet,
Yoluna cihan kurban.
***
İstemez bir bardak su,
Ne kızı ne oğlundan,
Dünyayı versen ona,
Ayrılmaz Hak yolundan.
***
Tereddüt yaşamadan,
Fedadır sana bu can,
Bizler onu çok sevdik,
Sen de çok sev Yaradan.
***
Tek dalımız da gitti,
Dünya çilesi bitti,
Berzaha varmak için,
Ruhunu teslim etti.
***
Kötü söz söylemezdi,
Gıybet nedir bilmezdi,
Makam ve mevkileri,
Bir kalemde silerdi.
***
Ne kadar da asildi,
Davası hep önceydi,
Vefat edene kadar,
Hakk'ı tavsiye etti.
***
Önce annemiz gitti,
Babamız takip etti,
Öksüz yetim kalınca,
Acımız katmerlendi.
***
Tevazuyu severdi,
Oldukça kalenderdi,
Hayır hasenatları,
Çoğu zaman gizliydi.
***
Malezyalı öksüzler,
Afrikalı yetimler,
Fırındaki fakirler,
Yeni Tekdal'lar bekler.
***
Pek çok insan tanıdı,
Çoğu anlayamadı,
Fikrinde sabit kalıp,
İdamla yargılandı.
***
Seni anlamayanlar,
Helallik almayanlar,
Haksız yargılayanlar,
Eminim hüsrandalar.
***
Genel başkanımızsın,
Biricik babamızsın,
Kanımız canımızsın,
Gurur kaynağımızsın.
***
Yokluğuna alışmak hiç kolay olmayacak. Her veda bir merhaba... Yeniden buluşana dek Allah'a (c.c.) emanet ol…
(Ömer İlhan Tekdal, merhum Ahmet Tekdal’ın oğlu)

Bahattin Elçi, Ahmet Tekdal’ı anlattı?

Bahattin Elçi…
1991-1995 arası Refah Partisi (RP) Bayburt Milletvekili idi.
Merhum Ahmet Tekdal’la aynı safta politika yaptı, yıllarca.
Bahattin Bey anlatıyor:


* “Merhum Ahmet Tekdal abimiz, vefa, sadakat, nezaket, tevazu sahibi idi... Rabbimiz lütfuyla muamele buyursun.”


* “Refah Partisi (RP) teşkilatlanma aşamasında, Bayburt’a bizzat gelmişti. Bir nefer gibiydi. Tafrasız, havasız, gösterişsiz. Hem de Genel Başkan. O kadar da azimli ve kararlıydı. Mekânı cennet olsun...”
* “Bayburt’u ziyaretinde, H. Şaban Efendi Hazretlerini ziyaretle Erbakan Hocamızın selamlarını, saygılarını ve teşkilatlanmada yardımını taleple maksat hâsıl olmuştu.”


* “Hazret sağlığında iki zata gıyabında ‘efendimiz’ diye hitap ederdi. Birisi Erbakan hocamız, diğeri de Lütfi Doğan hocamızdı.”

Puzzle'in eksik parçaları


“Bayram sabahı neler yaşadım” başlıklı yazımda bazı hatalar olduğunu ifade ettim. Birkaçını aynı yazıda zikredip diğerlerini de okurlarımın bulmasını rica ettim. Mustafa Canıtez, o boşluğu doldurdu;
1. Camide çocuklar yoktu bu bayram!
2. Camide vaaz da yoktu!
3. İmam hutbeye de çıkmadı!
4. Kahvaltı, bayram namazından sonra yapılmadı!
5. Köy mezarlığına gidil(e)medi!
6. Çeşme başında bütün köylü bayramlaşamadı!
7. Çocuklar harçlık ve şeker de toplayamadı, bu Ramazan Bayramı’nda!
Teşekkürler…