Biz ne diyoruz, onlar ne diyor?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları ile Batı âleminden gelen açıklamalardan bir derleme yaptık! Bakın ortaya nasıl bir sonuç çıktı! Cumhurbaşkanı Erdoğan NATO’ya diyor ki:
Bizim terör örgütü olarak ilan ettiğimiz örgütlerin ellerinde dostlarımızın silahları var!
Ne demek bu?
Elbette, “Bize karşı faaliyette bulunan terör örgütlerinin arkasında siz varsınız” demek!
Peki, Batı âlemi bu açıklamaya karşı ne yapıyor?
Batı âleminden ne bir “özür” geliyor, ne de “bir daha böyle bir şey olmayacak” deniliyor!
Bildiklerini okumaya devam ediyorlar!
Ve Türkiye’nin Avrupa Birliği ile sürdürdüğü müzakerelerin dondurulacağı mesajını veriyorlar! Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raportörü, AB’ye normalleşene kadar müzakereleri durdurma çağrısında bulunuyor! Bir de kendilerince, “PKK terör örgütü ama askeri tedbirler de soruna bir çözüm olmuyor” diye mazeret uyduruyorlar! Askeri tedbirlerin soruna çözüm olmaması ayrı bir konu, terör örgütlerinin elinde dostlarımızın verdiği silahların bulunması çok farklı bir konu!
Ama her ne hikmetse müttefik dediklerimiz ya da dost kabul ettiklerimiz bu itirazımızı hiç duymuyorlar!
Onlar terör örgütüne “bir çift laf etme” yerine Türkiye’ye “ağız dolusu” şeyler söylemeyi kendilerine vazife edinmiş gibiler! Cumhurbaşkanı Erdoğan “FETÖ’yü sakladığı sürece milletin darbenin arkasında Amerika’nın olduğunu düşüneceğini” ifade ettikten sonra “ben dertliyim 241 şehidim var Amerika dertli değil” diyor!
Yani önemli bir suçlamada bulunuyor!
Peki, Batı âlemi bu suçlama karşısında ne yapıyor?
Kendine “çeki düzen” mi veriyor? “Türkiye’ye haksızlık mı yapıyoruz?” diye bir nefs muhasebesi mi yapıyor?
Ne gezer!
241 şehit ve binlerce yaralıya rağmen onlar hâlâ, “Kanıtınız var mı?” demeyi sürdürüyorlar!
Evet, biz ne diyoruz, onlar ne diyor!
O kadar farklı tellerden çalıyoruz ki! Sanırız bu noktada yapılacak en isabetli iş dostlarımızı ve müttefiklerimizi bir kez daha gözden geçirmek olacak!
Düşmanımızın arkasında/yanında durandan hiç dost olur mu?