Eski bir Genelkurmay Başkanı olarak demir parmaklıklar gerisine atıldığınızda, “Bu kadar da olmaz! Bir Genelkurmay Başkanı’na nasıl olur da terörist muamelesi yapılır?” tepkisini göstermiştim.
5 Ağustos 2013'te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Ergenekon davasında “darbeye teşebbüs ve terör örgütü yöneticiliği”nden müebbet hapis cezasına çarptırıldığınızda biliyorum ki büyük bir kesim bu karar karşısında hayretler içinde kalmıştı.
Hatırlıyorum; o dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, bu kararın çok doğru bir karar olmadığını vurgulamıştı.
***
Yine bir 5 Ağustos günü, tutuklanmanızın sene-i devriyesinde ilginç bir açıklama yaptınız, Paşam!
Kendi el yazınızla… Şunları söylediniz;
"Bugün 5 Ağustos 2016. Önemli bir gün.
95 yıl önce; 5 Ağustos 1921'de TBMM, Mustafa Kemal Paşa'ya ‘Başkomutanlık’ görevini verdi. Üç ay süre ile; Mustafa Kemal TBMM'nin sahip olduğu meşru yetkileri fiilen kullanabilecekti.
Ne gariptir ki veya kasıtlı olarak seçilerek, yine bir 5 Ağustos günü; 2013'te ‘Türk Milleti’ adına yargılama yaptığını utanmadan söyleyen bir ‘cemaat’ mahkemesi, TSK'ya iki yıl komuta eden bir komutana ‘müebbet hapis’ cezası verdi.
Allah'ın adaleti bu dünyada da gerçekleşebiliyormuş.
Mahkeme Başkanı, üyeleri ve savcısı şimdi cezaevinde. Yaptıklarının hesabını verecekler."
***
Mağdur olan sizsiniz. Elbette açıklama yapacaksınız, Paşam!
Ancak kendi el yazınızla yazdığınız metinde ciddi Türkçe imla hataları var.
Müsaadenizle birkaçını burada yazmak istiyorum;
1) Metinde “üç ay süre ile” ifadesinden sonra noktalı virgül (;) kullanmışsınız. Oysa Türkçe yazım kurallarına göre noktalı virgül şöyle kullanılabiliyor, paşam; a-Virgülün ayırdığı eş görevli sözcüklerde tür-nitelik değişimi varsa farklı türe geçmeden önce noktalı virgül kullanılır. b-Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için veya özneyi belirtmek için noktalı virgül kullanılır. Sizinki bu iki yazım kuralına da uymuyor!
2) Yine metinde geçen, “kullanabilecekdi” kelimesi “kullanabilecekti” olması gerekiyordu!
3) Son olarak, metinde geçen “dünya da da” vurgusunda ilk “da” ayrı değil, bitişik olması gerekiyordu!
Bizim meslekte şöyle bir kural vardır Paşam: “Haber, ayrıntıda gizlidir.” Açıklamanızı okuyunca bu ayrıntılar dikkatimi çekti be Paşam!
El yazınızla duygularınızı ifade etmeniz güzel ve de naif bir davranıştı.
Amacım sizi kırmak ya da hakir görmek değil, kesinlikle.
Ama devletin en tepesinde görev yapan, sonrasında kitap da yazan bir kurmay olarak imla kurallarına daha bir dikkat etmeniz gerekirdi diye düşünüyorum.
Bilmiyorum, yanılıyor muyum? Selam, saygı ve muhabbetlerimle…
DARBE SONRASI YAPILAN ANKETTE ÇARPICI SONUÇLAR!
Önümde, A&> Araştırma Başkanı Adil Gür ve ekibinin, 15 Temmuz’daki hain ve işgalci darbe girişiminin ardından gerçekleştirdiği anket sonuçları var.
42 ilde, toplam 3 bin 13 kişiyle yapılan ankette öne çıkan tespitler son derece çarpıcı:
* "Sizce Türkiye'nin çözülmesi gereken en önemli sorunu nedir?" sorusuna katılımcılar (birden fazla), yüzde 64,7 ile 'terör', yüzde 57,7 ile 'darbe girişimi', yüzde 56,1 ile de 'FETÖ' cevabını verdi.
* Ankete katılanların yüzde 88,1’i darbe girişimini FETÖ- Fetullah Gülen'in yaptığını belirtirken, yüzde 24,2’si 'darbeyi asker-ordu yaptı' cevabını verdi.
* Halkın yüzde 38'i darbenin amacının 'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı yok etmek, ortadan kaldırmak' olduğunu düşünürken, yüzde 30'u 'TBMM ve demokrasiyi ortadan kaldırmak, darbe yapmak' olduğunu söyledi.
* Yüzde 66,3’ü Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasını doğru bulurken, yüzde 71,3’ü de devlet içindeki FETÖ'cülerin temizleneceğine inandığını belirtti.
* Darbe girişiminin ardından siyasi liderlerin bir araya gelmesine ve ortak bildiri yayımlamasına, ankete katılanların yüzde 89'u olumlu yaklaştı.
* Gündemi uzun süredir meşgul eden "ABD Fetullah Gülen'i iade edecek mi?" sorusuna, katılımcıların yüzde 31,7’si 'evet', yüzde 68,3’ü 'hayır' cevabını verdi.
* Katılımcıların yüzde 48,3’ü Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarına göre komutanların değişmesini doğru bulduğunu söyledi.
* Halkın yüzde 55,4’ü Genelkurmay Başkanlığı ve MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na bağlanmasını doğru bulduğunu belirtirken, 54,7’si de 'ordunun Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmasına destek verdi.
* 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye'nin önemli kurumlarına güvenin değerlendirildiği ankete katılanların yüzde 81,7’si Cumhurbaşkanlığı'na güvendiğini söyledi.
* Katılımcıların yüzde 81'i TBMM'ye, yüzde 78,1’i Başbakan ve hükümete, yüzde 61,6’sı muhalefete, yüzde 65,5’i orduya, yüzde 84,8’i polise, yüzde 61,5’i yargıya güvendiğini belirtti.
* Ankete katılanların yüzde 89,3’ü darbe girişiminin başarısız olmasında en önemli pay sahibinin 'halk' olduğunu belirtirken, yüzde 58,1’i 'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan' dedi.
* Katılımcıların yüzde 63,5’i Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın halkı sokağa çağırmasının darbenin önlenmesinde çok etkili, yüzde 27,6’sı da etkili olduğunu söyledi.
* Katılımcıların yüzde 47'si protesto için meydanlara indiğini belirtti
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* Malatya'da 1'i Alman uyruklu 3 kişinin öldürülmesine ilişkin açılan Zirve Yayınevi davasını Ergenekon'a bağlamak için emekli Orgeneral Hurşit Tolon ile 12 askeri personeli davaya dâhil eden firari eski savcı Zekeriya Öz'ün dava dosyasındaki evraklarda birbirinden farklı çok sayıda imzasının bulunduğunun tespit edildiğini, biliyor musunuz?
O KARE!
Anadolu Ajansı, 15 Temmuz'daki hain ve işgalci darbe girişiminin kronolojisi ve sonrasında yaşananları, "Dakika Dakika FETÖ'nün Darbe Girişimi" adıyla kitaplaştırdı.
Darbe girişiminde yaşanan tüm gelişmeler, AA muhabirlerinin anlık haberleri ve olay anındaki fotoğraflarıyla kronolojik bir sıraya göre derlenmiş, kitapta.
Güzel bir çalışma olmuş. AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı ve ekibini tebrik ediyorum.
Kitapta birçok bölüm var ama benim aklımda kalan bu fotoğraf karesi oldu…