Yazarımız Mehmed Şevket Eygi için, medfun bulunduğu Merkez Efendi Camii’nde, Milli Gazete ve Anadolu Gençlik Derneği (AGD) tarafından ortaklaşa düzenlenen ‘Hatim ve Dua’ programına katıldım. İzlenimlerim şöyle;
* Merkez Efendi Camii’ne bizim Nedim Odabaş’la birlikte gittik.
* Merkez Efendi Camii’nin hemen yanında bulunan alanda, programa gelenlere küçük bir ikramda bulunuldu. Küçük dediysem, kavurma+pilav+tatlı+ayran tek kelime ile enfesti.
* Program öncesi merhum Erbakan Hocamıza, merhum Lütfi Kibiroğlu ve merhum Osman Yumakoğulları abilerimize, merhum Mehmed Şevket Eygi hocamıza da kabirlerinin başında dua ettik. Rabbim kabul buyursun inşallah...
* Uzun yıllar Sultanahmet Camii imam hatipliğini deruhte eden Emrullah Hatiboğlu, programda yaptığı konuşmada Mehmed Şevket Eygi’nin Sultanahmet’e yakın bölgede ikamet ettiğini ifade ederek sık sık cemaate geldiğini anlattı. Ezan sesiyle alakalı görüşlerini kendilerine sürekli ilettiğini aktardı.
Bilenler bilir; Erbakan Hocamız sık sık Sultanahmet Camii’nde namaz kılardı. Şu cümleler Emrullah Hatiboğlu hocamıza ait, mealen:
“Bir gün namazı tamamladık. Ben imam odasına geçtim. Kapı açıldı. Bir de baktım merhum Erbakan Hocamız. Dedi ki: Çok güzel hususları dile getirdin. Çok faydalı konuları anlattın. Amma, cihat vurgusunu da yapmalıydın! O zaman çok daha güzel olurdu…”
Oldukça beliğ bir konuşma yapan ardından da dua eden Hatiboğlu, konuşması esnasında sık sık Erbakan Hocaya atıfta bulundu ve rahmet diledi. Program başlamadan önce de Erbakan Hocanın kabrine giderek dua etti.
* Milli Gazete İmtiyaz Sahibi ve Genel Müdürü Ömer Yüksel Özek ile Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’ın, merhum Eygi ile uzun yıllara dayanan tanışıklığı ve dostlukları bulunuyordu. Özek ve Kurdaş da konuşmalarında Eygi’yi anlattılar ve rahmet dilediler.
* Ezgi ve ses sanatçısı Ahmet Hakan Karagül’ün başarılı sunuşunu da burada zikretmeliyim…
* Mehmed Şevket Eygi’nin kabrinden de söz etmek istiyorum. Eygi’nin naşının önce Kozlu Mezarlığı’na defnedileceği ifade edildi ama ardından Bakanlar Kurulu kararı ile Merkez Efendi Camii Haziresi’ne defin kararı alındı. Eygi’nin mezarı, Merkez Efendi Camii’nin hemen arkasına defnedildi.
Mustafa Kurdaş, Ercan Özcan, Nedim Odabaş’la birlikte merhum Eygi’nin kabri başında dua ettik.
An itibari ile Eygi’nin mezarı başına konulan bir tahta parçasına şu kelimeler yazılı; “M. ŞEVKET EYGİ 13/07/19”.
Mezara dikilen bir gül fidanı da dikkatimi çekti…
‘ÇİLEHANE’ HAVUZUNDAKİ KIRMIZI BALIKLAR!
Mehmed Şevket Eygi için düzenlenen programa halk da büyük alaka gösterdi. Onlarla da sohbet ettim.
Bu isimlerden biri de İlhami Söken’di.
İlhami Bey, Merkez Efendi Camii’nde bulunan ‘Çilehane’ havuzundaki kırmızı ve beyaz balıklara dikkat çekerek, şunları anlattı: “Bu balıkların 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında aniden kaybolduğu dile getirilir. Burayla alakalı öyle bir kıssa anlatılır. Erbakan Hocamız, iyiye, doğruya, güzele giden yolda, vefat edene kadar hep mücadelesini verdi. Yıllardan bu yana takip ettiğim ve her gün yazısını kaçırmadan okuduğum Mehmed Şevket Eygi de benzer bir mücadelenin içindeydi. Allah (c.c.) her ikisine de gani gani rahmet eylesin…”
O TOPLANTIYA GİDEBİLSEYDİM ŞUNLARI SÖYLEYECEKTİM!
Sevgili Abdullah Uğur’a söz de verdim ama son anda merhum Mehmed Şevket Eygi’ye -rahmet olması amacıyla- gazetemiz ve AGD tarafından düzenlenen ‘Hatim ve Dua Programı’na katılma gereği ortaya çıktı.
AGD Şişli Yaz Etkinlikleri Programı’na 2 sene önce de iştirak ettim.
Yine davetliydim...
Gidebilseydim ve de söz de verilseydi şunları ifade etmek isterdim; “Milli Görüş’ün efsane belediye başkanlarından merhum Lütfi Kibiroğlu abimiz nükteli bir şekilde hemen her platformda şunları anlatırdı; ‘Ben iki hususu anlayamıyorum; birincisi buradan makineye bir kâğıdı koyuyorsunuz, dünyanın öteki ucundan aynı yazılar makineden çıkıyor. Bu fax sistemini bir türlü anlamış değilim.Anlayamadığım bir şey daha var; ben Milli Görüşçüyüm diyen bir kişi nasıl olur da Milli Gazete’ye abone olmaz! Bunu da bir türlü anlayamıyorum…’Lütfi abinin anlattığı bu iki hususa ilave olarak ben de 1 noktayı anlamakta zorlanıyorum. O da şudur; Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) yıllardan bu yana çok güzel hizmetler veriyor.
Adeta milletimizin ruh köklerini çocuklarımıza ulaştırmak için büyük bir çaba ve gayretin içinde.
Peki, nasıl oluyor da bu denli kıt imkânlara rağmen bu derece ehemmiyetli işler çıkarabiliyor?
İşte ben de bunu anlamakta zorlanıyorum!..”
AGD Şişli Yaz Etkinlikleri Programı’na katılabilseydim, işte bu cümleleri kullanacaktım…
Orada iletemedim ama işte burada ifade ediyorum…
Nice yıllara AGD, nice yıllara MGV…
MESAJ PANOSU
Süleyman Arif Emre…
Milli Görüş’ün çınarlarından…
Erbakan Hocamızın yol ve çalışma arkadaşlarından…
Yıllarca TBMM’de ve devlette görev yaptı…
Geçtiğimiz günlerde Hakk’ın rahmetine kavuştu.
***
TBMM, vefat eden üyeleri için gazetelere taziye ilanı veriyor.
Peki, bilin bakalım, başından bu yana Milli Görüş’e hizmet vermiş olan merhum Emre’nin taziye ilanı hangi gazeteye verildi?
El cevap; ihtişamı artık gerilerde kalan ‘amiral gemisi’ne!
Peki, bu taziye ilanı Milli Görüş’ün yegâne sesi Milli Gazete’ye daha fazla yakışmaz mıydı?
Bu soruyu da herhalde o taziye ilanını o gazeteye verenlere sormak lazım!