Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Merkez Bankası Başkanı Başçı

arasındaki anlaşmazlığın nasıl tatlıya bağlandığı giderek açıklık kazanıyor!

Cumhurbaşkanı Erdoğan ın, Tatlıya bağladık açıklamasına

rağmen Erdoğan a yakın çevrelerin işin tatlıya falan bağlanmadığını iddia

etmeleri Merkez Bankası nın faiz açıklaması ile tamamen havada kalmış

bulunuyor!

Merkez Bankası izlediği politikadan taviz vermeden yola

devam ettiğine göre alttan alan tarafın kim olduğu ortaya çıkmıyor mu

Ne yalan söyleyelim biz tatlıya bağlama işini pek

sevdik!

Keşke bütün sorunlar böyle tatlıya bağlanmış olsa!

Evet, bütün sorunlar tatlıya bağlansa ve hayat bayram olsa! Fena mı olur

Cumhurbaşkanı Erdoğan öteki sorunların çözümünde de

tatlıya bağlama formülünü rahatlıkla kullanabilir! Ve bu bizim açımızdan sürpriz

olmaz! Mesela bir gün Suriye Devlet Başkanı Esad ile bir araya gelip işi

tatlıya bağlayabilirler!

Ya da paralel yapı ile masanın etrafında toplanabilirler!

Ve iş yine tatlıya bağlanabilir!

Bugün her ne kadar, Kürt sorunu diye bir sorun yoktur

deniliyorsa da İmralı ile Kandil arasında sürekli sefer halinde olan insanlarla

da iş tatlıya bağlanmaya çalışılmıyor mu

İşi yokuşa sürerek tansiyonu sürekli yükseltmek yerine

bir masanın etrafında toplanıp görüşmekte elbette yarar vardır!

Tatlıya bağlanan işlerin sadece ekonomik konularda

olduğunu düşünmüyoruz! Yakın zaman öncesinde Balyoz ve Ergenekon davaları da

bir şekilde tatlıya bağlanmadı mı  Nasıl ekonomik konulardaki vatan hainliği suçlamasına kadar varan anlaşmazlıklar

tatlıya bağlanabiliyorsa, nasıl Ergenekon ve Balyoz gibi davalar tatlıya

bağlanabiliyorsa, nasıl yakın zamana kadar terör örgütü diye tanımlanan

örgütlerle bugün çözüm süreci adı altında anlaşma yolları aranıyorsa ülkenin

öteki sorunlarında da aynı formül devreye sokulabilir!

Ne Esad la işin tatlıya bağlanması ne de paralel yapı ile

yeniden can ciğer olunması için bizim açımızdan sürpriz olmaz!

Bugün nasıl dün düşman ilan edilenler ile işler tatlıya

bağlanıyorsa yarın da bugün düşman ilan edilenlerle barış sağlanabilir diye

düşünüyoruz! Ve diyoruz ki sürekli gerilim politikaları yerine bu tür bir

politikanın izlenmesi daha yararlı olabilir!

Her gün yeni düşman kazanılacağına her gün dostların

listesine bir yeni isim ekleniyor olsa fena mı olur

Böyle bir politika bizi hiç şaşırtmaz!

Bugün, Saflığımıza geldi, yanlış yönlendirildik,

aldatıldık diye yakınanların yarın yine benzer şeyler söylemeyeceğinden nasıl

emin olabiliriz ki!