Arkadaş!

İstediğin fikre sahip olma, istediğin şeyi yapma

hürriyetine sahipsin, ama unutma ki, insanlığa giden yol tektir, ondan gayrısı

bataklığa çıkar.

Arkadaş!

Yaşadığın mekânı temizlediğin gibi çöplüğe dönen zihnini

de temizle, arındır kirlerden ve bunu kendine görev addet.

Eğer bir kötülük ortaya çıktığında içinde bir sızı

hissetmiyorsan insanlığa geri dön, yoksa yolun sonunda hüsrana uğrayabilirsin.

Arkadaş!

Hayatının rotası elinde değil mi, neden susuyorsun,

unutma ki, sen nefsinin eğiticisi ve vicdanının bekçisisin

Nasihat dinlediğinde kendini kötü hissettiğini

söylüyorsun. Oysa aklıselim bir kişinin nasihati hayatın içinden süzülüp gelen

tecrübelerden dökülür. O yüzden kendini geri çekme, nasihatin arkasında kötü

niyet arama verileni al, cebine koy.

Arkadaş!

Birisi sana hatanı söylediğinde neden tepki ile karşılık

veriyorsun

Bu durum sende neden rahatsızlık uyandırıyor

Neden karşı tarafı alt etmek için harekete geçiyorsun

Hataların aşikâr edildiğinde kendini yetersiz hissediyor

olabilir misin Yoksa ben değersiz ve yetersizim düşüncesine sahip olup bu

düşünceyi uyandıran kişiyi alt etmeye mi çalışıyorsun Unutma, hatalarını

görmezden gelip sana yalakalık yapan kişi değil hatanı görüp uyaran kişidir

senin gerçek dostun.

 BU HAYATIN

DİLENCİLERİYİZ

Muhiddin Arabi maddi hayata meyletmenin deniz suyu içmeye

benzediğini söyler. Ona göre bu sudan içen kişi içtikçe susar. Yani, eğer

hayatı zevk-u sefa olarak görürseniz, ne talepleriniz biter ne de göz

açlığından kurtulabilirsiniz. Yaşadığınız dünyanın dilencisi olur,

ihtiraslarınıza boyun eğmeye devam edersiniz. Hepimiz bu hayatın dilencileriyiz

fakat iyi şeylerden istemekle kötü şeylerden istemek aynı değildir. O yüzden

istemekten vazgeçmemeli fakat neyi niçin istediğimizin farkına varmalıyız.

İstediğimiz şeyler iki âlemde de hayatımıza fayda getirecek şeyler olmalı

Bir söz: Gençken ilim ağacını dikmezsen, ihtiyarlığında

gölgesinde barınacak bir ağacın olmayacaktır (Hz Ali)