Bazen binlerce söz sarf edersiniz ama yine de duygularınızı

karşınızdaki kişiye anlatamaz ve göğsünüze hapsedersiniz. Acı içinize

çöreklendiğinde yaslanacak bir omuz, sesinizi işitecek duyarlı bir kalp ve sizi

anlayacak bir insana ihtiyaç duyarsınız. Ama meramınızı bir türlü

anlatamazsınız. Böyle zamanlarda gücünüz biter, söz dilinizde düğümlenir,

nutkunuz tutulur ve acı göz yaşınıza karışarak akıp gider. Birkaç damla göz

yaşı sizin gönlünüzdeki acıyı alıp götürür ve anlatamadıklarınızı anlatır. Göz

yaşı bir sözdür ve adresini şaşırmadan, bu sözü muhataplarına ulaştırır.

Gözyaşı kimi zaman öfkenizin kimi zaman nefretinizin kimi zaman da sevginizin

sözcülüğünü yapar ki, her durumda da büyük bir etkiye sahip olur. Hüzünlü bir

gözden süzülen bir damla yaş içinde binlerce sitemi barındırır. Çünkü o gözyaşı

yüreklerden akıp gelen acının dışa atılmasıdır. O yüzden hiç tanımadığınız

bilmediğiniz birinin gözünde bir damla yaş görseniz vicdanınız sızlar ve

yardımlaşma duygularınız harekete geçer. Çünkü burada ifade edilemeyen bir

acının olduğunu bilirsiniz.

Her insan yaşamı boyunca bir çok kere göz yaşı akıtır…

Ayrılık, yoksulluk, acı hastalık, ölüm, kavga dışlanmışlık, mutluluk ve kavuşma

gibi durumlarda, söz söyleme gücünüzü kaybedersiniz ve yalnızca gözyaşınız

konuşur, acınızı o temsil eder. Bilim adamları gözyaşının bir tür “ katarsis”

yani temizleme etkisine sahip olduğunu ifade ediyorlar. Yani kişi taşımakta

güçlük çektiği duygularını bu şekilde dışarı atıyor…Descartes , ağlamayı

başaran kişinin sevme ve merhamet etme yeteneğine sahip olduğunu söylüyor. Yani

göz yaşı aynı zamanda şefkat ve merhamet duygularımızın varlığını gösteriyor…

Allah için dökülen gözyaşı ise kıymetli bir haz, bir sürur

ve şevk olur ve kişiyi beşeri ızdıraplardan korur. Çünkü gözyaşı burada Allah

için akmakta ve Allah için söz söylemektedir…Şirazi “ İyi düşünen insanın

gözünde dünya çör çöp gibi değersizdir. Çünkü her zaman başka kimselere mekan

oldu”der. Ama insanda dünyaya meyil var ve insanların ekserisi dünya için

ağlar. Gözyaşının asıl mecrası hakikat yoludur. Eğer gözyaşında hakikat sevgisi

gizliyse akan yaş, müminin gönlünde bir gök kuşağı olur ve oradan da bütün

beşeriyeti aydınlatır. Göz yaşının ardından rahmet doğar, rahmetin olduğu yerde

ise huzur ve sukunet vardır. Çünkü Allah için dökülen bir damla gözyaşı bir

okyanus dolusu elem ve kiri temizleyecek kadar tesirlidir.