İki arkadaşımla birlikte çocuk eğitimi üzerine yapılan

bir eğitim çalışmasına katılmıştım. Bulunduğumuz mekân camiye biraz uzak

olduğundan ezan okunduğunda iki arkadaşımla birlikte boş bir odaya geçip

namazımızı kılmaya karar verdik. Namaz sonrası iki hanım önümüzü kesti ve kaza

yapsanız, musait değilsiniz, bir şey olmaz, Allah af eder, eğitim daha önemli

diye bizi ikna etmeye çalıştılar. Arkadaşlardan biri namaz buradaki eğitimden

ve her şeyden daha önemli, hem bu hassas bir konudur, kafamıza göre fetva

veremeyiz dediğinde hanımlar, olayın ciddiyetini kavramak yerine aynı üslupla

konuşmaya devam ettiler. Yaşamlarının merkezine enva-i çeşit eğlence türlerini

alırken namaza yer bırakmıyor, bununla da yetinmeyip bu çarpık inançlarını

yaymaya çalışıyorlardı. Bir şeye inanmıyor ya da o şey hakkında bilgi sahibi

değilseniz, yapmanız gereken tek şey susmak olmalıdır. Ama bizim toplumumuzda,

bilenler susar ve meydan bilmeyenlere kalır.

İnandığı dinin vecibeleri hakkında hiçbir şey bilmediği

halde sürekli ahkâm kesen insanlarla gündelik hayatta da sık sık

karşılaşırsınız. Siz, inandığınız değerleri merkeze koyar ve bundan ödün

vermezsiniz. Ama biri çıkar, saçını aç ve üniversiteye git ne olacak, okumak

daha önemli der. Bir başkası, bugün canın eğlenmek istiyorsa oruç

tutmayabilirsin sonra kaza edersin der. Bir başkası namaz saati önünüzü keser

ve kılmasan da olur kaza edebilirsin diye akıl vermeye kalkar. Bizim

insanlarımız, beşeri ilimler söz konusu olduğunda konuşmaktan kaçınır ve biz

bunu anlamayız uzmanına soralım derler de, mesele din olunca bilsinler

bilmesinler ahkâm kesmeye devam ederler. Bu bir yerde, insanlarımızın İslami

ilimler konusunda gerekli hassasiyeti göstermediklerini ortaya koyuyor.

Nasıl ki, sağlık konusunda söz söyleyebilmeniz için bilgi

sahibi olmanız gerekiyorsa, dini konularda fikir beyan ederken de olayın aslına

vakıf olmak gerekir. İnsanlarımız neyin ne zaman ve nasıl yapılacağı konusunda

hurafelerle, magazinsel bilgilerle hareket etmemelidirler.

Günümüzde anne babalar, materyalizmin zihniyetine uygun

çocuklar yetiştirmeyi hedefliyorlar. Bu çocuklar, soruduğunuzda Elhamdülillah

Müslümanım diyorlar fakat İslami konularda ne bir bilgiye ne de ibadet

bilincine sahipler. Çünkü bunun gerekliliğine inanmıyorlar. Yaşamlarının

öncelikleri arasında din yer almıyor. Anne babalar, çocukları için iyi bir

gelecek hazırladıklarını iddia etseler de, bunun bir ayağı maneviyata

değmediğinden bu iddiaları eksik kalıyor. Çocuk iyi bir meslek ediniyor, para

kazanıyor, çevre ediniyor fakat erdem ve faziletler noktasında yoksul kalıyor.