Kitle, bir araya gelmiş kalabalıkların ortak sesidir. Ses
kalabalıkların coşkusu ile yükselse de rengi, dokusu ve tınısı aynıdır Çünkü
kişisel düşünce, ideal ve farklılıklar kitlenin içinde erimiş ve yok olmuştur.
Yani bireylerin şahsiyetleri ortadan kalkmış, düşünce ve hareketler tek bir
yöne kanalize edilmiştir. Kitleye dâhil olan kişi şuuraltı süreçlerden etkilendiğinden
bilinçsizdir ve istenilen yöne çekilmektedir. Akli ve iradi kuvvetlerini
kaybeden birey burada, her söze kolaylıkla inanır ve etki altında kalarak
normal yaşamında yapamayacağı şeyleri yapabilir hale gelir. Kitle belli bir
lider, düşünce ya da hayat görüşü ile yönlendirildiğinden, bireyler
eylemlerinin sonucunu hesaba katmadan hareket eder ve taşkınlığa kaçabilirler.
Kişinin aklı, iradesi baskı altına alındığından, duygular abartılı yaşanır,
kitlenin bir parçası haline gelen insanlar eylemlerini grubun üzerine yıkar ve
ben her şeyi ideallerim için yaptım der işin içinden çıkarlar. Eğer bir kişi
eylemlerinin sorumluluğunu başkalarının üzerine yıkar hale gelmişse artık o
kişi için hiçbir sınır yoktur. Böyle durumlarda bireyler, cinayet işleyebilir,
gasp yapabilir, yangın çıkarabilir, tehdit ve korku saçabilir hatta insanları
damgalama yoluna gidebilirler
Kitleler bir zümre tarafından yönlendirilir ve hedeflenen
düşünceler, şuuraltına işlenmek şartıyla nüfuz kazanır. Bu nedenle
kalabalıkların muhakeme gücü yoktur, burada herkes yanındakine göre davranır.
Kitlelerin etkilendiği alanlar ise, ağırlıklı olarak
medyadır. Verilmek istenen mesaj abartılı şekilde verilir ve medya
aracılığıyla, insanların iradesi baskı altına alınarak duygular harekete geçirilir.
İradesini kullanamayan insanlar, kendilerine empoze edileni analiz etmeden
ölçüp tartmadan alır ve sokaklara taşırlar.
İslam, nerede ya da hangi şartlarda olursa olsun insana
aklını, iradesini ve bilincini ayakta tutması için tavsiyelerde bulunur.
Hazreti Peygamber Mekke de başlayan bilinçlendirme çalışmalarını Medine ye ve
oradan da bütün dünyaya yaymıştır. Zira sürüleşen ve kitlenin bir parçası
haline gelen insanın en büyük sorunu bilincinin kaybolmasıdır. Bilinci kaybolan
kişinin ise doğruyu yanlıştan ayırt etme gücü ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle
sürüleşmek en büyük tehlikedir.