Çevreciler tarafından başlatılan ama daha başında bazı

mihraklarca amacından saptırılan Gezi Parkı olayları

Çevreci olarak başlatılan ve çevreye en çok zararı veren

olaylar. Baştan masum vatandaşlarla ajan provokatörleri ayırıcı bir hassasiyet

göstermesi gereken yetkililerin, fahiş hata ve söylemleri

Gelinen bu noktada ibret alınması gereken çok şey var.

Dilimizin döndüğünce bir iki tanesini açmaya çalışacağız:

Başbakan ilginç bir şekilde faiz lobisi ni hedef

gösteriyor. Bilgiler onun önünde, biz ayrıntıları bilmiyoruz. Ama 12 yıldır

faiz lobisine aktarılan para sanırım 600 milyar TL sını aştı. Yapılıp hizmete sunulan

duble yolların toplam maliyetinin 35 milyar TL sı olduğunu düşünürsek olayın

boyutu daha net anlaşılır. Kamu tek hesabı, ya da havuz sistemi devreye

sokulsaydı, bu meblağ çok aşağılara çekilebilirdi. Demek ki faiz lobisini

doyurup tatmin etmek mümkün değilmiş. Verilen diyetler yetersiz kalmış. Bari

bugünden sonra gereği yapılsa. Başbakanın alması gereken en önemli ders bence

budur.

İkinci olarak, Haçlı dünyasının tutumu

Amacından saptırılıp terör görüntüsüne bürünen, maddi ve

manevi değerlerimizi tahrip etmeye başlayan bu olaylar karşısında Haçlı

çevrelerinin tutumları

Başta Amerika olmak üzere, sanki aynı yerden ayar

almışlar gibi, Avrupa Parlemantosu, Birleşmiş Milletler, batı medyası, liderler

ve sözcüleri bu konuda hükümeti suçlayıcı açıklama yapma yarışına girdiler.

Hayret edilmesi gereken nokta, sanki gözleri kulakları buradaymış gibi, anlık

Türkiye yi suçlayıcı açıklamalar yapıyorlar.

Hatırlayalım, İslam dünyası yanarken, Filistinli bebekler

fosfor bombaları ile katledilirken bu çevreler aylarca ne toplanabiliyor, ne de

sadra şifa bir söz söylüyorlardı. Ne oldu, nasıl oldu da anlık tepkiler

verebiliyorlar Demek ki bu kişi ve kuruluşlar hep Haçlı kafasıyla hareket

ediyorlar. Zaten yüzyıllardır hep Haçlı zihniyeti ile hareket ettiler. Bu sefer

de aynı. Ama ders ve ibret alana.

Gelelim Sayın Başbakan ın alması gereken derse:

AK Parti nin ilk çıkışındaki siyaseti, Batı Medeniyeti

ile beraber hareket etmekti. Ettiler de. İslam ülkelerinin Haçlı ve Siyonistler

tarafından uyduruk bahaneler ile işgal edilmesine, katliam yapılmasına,

sömürülmesine, tahrip edilmesine, etnik köken ve mezhep farklılıklarına dayalı

iç savaş çıkartılmasına destek verdiler. Büyük Ortadoğu Projesi ne eşbaşkan

oldular. Medeniyetler ittifakına eşbaşkan oldular. Dinler arası diyalogu

desteklediler. Papaz heykelleri altında teslim belgeleri imzaladılar. Kilise

Havra açma yarışına girdiler. Avrupa Birliği nin kapısında nöbete oturdular.

Ülkemizi Haçlıların üssü ve silah deposu haline getirdiler. Belki de

sanıyorlardı ki, biz Haçlılara bu kadar yakın olursak, bize karşı yumuşak

olurlar, bizi muhtemel tehlikelerden korurlar.

Bunun hiç de böyle olmayacağı milyon kere ortaya çıktı.

İşte şimdi bir defa daha ispat edildi. Çığırından çıkarılmış Gezi Parkı

olaylarını dillerine dolayarak Türkiye ye veryansın etmeye başladılar. Başbakan

bu olayları tertip ve tahrik edenleri açıkladıkça, onlar da inadına Türkiye yi

suçlar konuma girdiler. Yani Başbakan ın güvendiği dağlara bilmem kaçıncı defa

kar yağıyor.

Şimdi ders alma zamanı değil midir

Sayın Başbakan, istişareye önem vererek, tek adamlık

uygulamalarından vazgeçerek, olaylardan da ders çıkararak, baştan beri atması

gereken adımları artık hayata geçirmelidir. Nedir bunlar:

Haçlı ve Siyonist çevrelerinin güdümünden ülkeyi

çıkarmalıdır. Onların silah ve askeri üslerinden akıllı bir planla kurtulmanın

yollarını aramalıdır. İslam düşmanı NATO yu feshettirmenin çarelerini arayıp

bulmalıdır. Avrupa ve Amerika sevdasından vazgeçmelidir. Kendisinin pasifize

ettiği İslam Birliği ni yeniden diriltmenin çarelerini aramalıdır. Müslüman

düşmanı Birleşmiş Milletler in alternatifi olacak kuruluşlar için çaba içine

girmelidir. Komşu İslam Devletleri ile münferit veya İslam Birliği adına masaya

oturmalı, sorunları barışçı metotlarla ele almalı, çözüme kavuşturmalıdır.

Eşbaşkanlık yanlışlarından bir an önce kurtulmalıdır!

Belki diyecektir ki, bu saatten sonra bunları nasıl

yapabilirim

Eee! Acemilikte bu yönde atılmış köklü adımları siz

bozdunuz Sayın Başbakan!

Şimdi usta laşmış olduğunuzu kendiniz söylüyorsunuz.

Ustalık o dur ki, siyasetini kullanarak istediğini yapar. Yeter ki bu yönde

istek ve irade bulunsun. Destek mi istiyorsunuz, Milli Görüş camiası arkanızda

olacak.

Haçlı ve Siyonist dağlarına güvenmeyin sayın Başbakan! Bu

dağlar için için İslam düşmanlığı ile kaynıyor. Görmüyor musunuz, lav

püskürüyor. İslam dünyasının önemli bir bölümünü yakmış bulunan bu lavların,

bizi de yakmasını mı bekleyeceğiz

Aslınıza dönün Sayın Başbakan!

Ana Fay

Güvendin ya, sağlam yer diye,

Çürük fay kırılacak bir gün!

Haydi, hesabını ver diye,

Sana haykırılacak bir gün!..