Gerek yandaş gerek karşı olan herkesin merak ettiği soru şu: AKP bu hale nasıl geldi?

Bu soruya en güzel cevabı yine AKP’liler kendileri veriyor.

Ve diyorlar ki: “Sırf başka yerlere geçmesinler diye aramızdan bazı isimleri makamlarla ve unvanlarla aramızda tuttuk!” AKP’nin bu hale neden geldiğini AKP’lilerin yaptığı bu açıklamadan sonra hâlâ merak eden çıkar mı bilemiyoruz. Adamlar her şeyi açık açık ilan ediyorlar. Aralarından kimilerini “sırf başka yerlere geçmesinler” diye makam ve unvan vererek AKP çatısı altında tutmuşlar!

İnsanları makam ve unvan vererek “nereye kadar” bir arada tutabilirsiniz ki? Bu iş elbette bir yerde patlar ve kurulan saadet zinciri(!) dağılır gider.

Aynen şimdi yaşadıkları gibi!

AKP’lilerin birbirlerini eleştirirken ağızlarının ölçüsü de hiç kalmıyor.

Dün kol kola, yan yana hatta can cana olduklarına bugün demediklerini bırakmıyorlar. Adamlar kendilerinden farklı düşünüyorlar diye, AKP’yi açıkça eleştiriyorlar diye kendilerine “her türlü hakareti” reva görüyorlar.

“Beş para etmez” diyorlar.

“Müptezel” diyorlar.

Böylesine edep çizgisini aşan eleştirilerde bulunurken siyasi rakiplerini küçülttüklerini sanıyorlar ama aslında kendi kendilerini ele veriyorlar. Varsayalım ki dedikleri doğru!

Bu sıfatları hak edenlerle iş tutanların hali nicedir? Siz tutacak “beş para etmeyen” insanlara unvan vereceksiniz, onları en üst makamlara getireceksiniz.

Müptezeller ile kol kola girip icraatta bulunacaksınız! Sonra da onları böyle çirkin sıfatlarla suçlayıp kendinizi sütten çıkma ak kaşık gibi kenara koyacaksınız! Hiç olacak iş mi?

Evet, AKP’nin nasıl bu hale geldiğini en güzel yine AKP’liler tarafından yapılan açıklamalar ortaya koyuyor.

En ufak eleştiriye bile tahammülleri olmayan, gözünün üstünde kaşın var diyene bile yan bakan bir siyasi hareket bu hale gelmez de ne yapar?

Kucaklaşma yerine kutuplaşmayı ilke edinenler sonunda kendi içlerinde kutuplaşıyor ve birbirlerini en çirkin ifadelerle suçluyorlar.

Bu tavır bize AKP’nin “iflah olma şansını” hepten yitirdiğini gösteriyor.