Mahalli seçimler münasebetiyle, ülkemizin her tarafında seçim rüzgârları sert esmektedir. Her parti kendi adaylarıyla alana çıkmış, seçim heyecanı zirve yapmış durumdadır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından biri olan CHP adayı Ekrem İmamoğlu, kendince projeleriyle kıspetini giymiş, er meydanına tek başına çıkarken, iddialı olan AK Parti adayı Murat Kurum ise Cumhurbaşkanının gölgesinde kalmıştır. Murat Kurum’un söylemleri kâfi görülmediği için cumhurbaşkanı devreye girmiş, onun estirdiği rüzgârla çalışmaya başlanmıştır. Buna rağmen henüz tabanda makes bulamamıştır.  Bu halin tabanda tasvip edilir tarafı yoktur.

                                    Saadet Partisi adayı Sayın Birol Aydın ise bütün imkânsızlıklarına rağmen, her iki adaydan sesi daha yüksek çıkmaktadır. Çünkü o temiz siyaset yapmaktadır. Makam imkânlarını kullananların yanında, Sayın Birol Aydın kendi imkânlarını kullanarak seçim kampanyasını sürdürmektedir. Bunların dışındaki partileri saymaya gerek yok, çünkü onların i’râbta yerleri yoktur.

                                    Tarafsız davranması gereken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, maalesef taraf tutarak seçimin mehabetini bozmakta, böylece milletimizi de üzmektedir. Oysa cumhurbaşkanının yapması gereken seçimde tarafsız kalmak, bütün adaylara eşit mesafede durmaktır. Aksi hal cumhurbaşkanlığı makamını ister istemez zedelemektedir. Bu hal ayrıca eşitlik kaidesini, adil davranma prensibini de ihlal etmektedir. Maalesef desteklenen Murat Kurum’un seçimi kaybetmesi halinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan seçimi kaybetmiş olacaktır.

                                    Bu durum cumhurbaşkanlığı makamına zarar veriyor. Zira cumhurbaşkanı sanki sadece AK Partili vatandaşların cumhurbaşkanı imiş gibi davranıyor. Bu hal, tabanda münakaşalara, münazaralara sebebiyet veriyor. Bu tavırları, yapılan cumhurbaşkanlığı yeminine de asla uymuyor.

                                    Ayrıca bu seçim sürecinde, AK Parti ve CHP adaylarının yaptığı harcamalar dikkatimizi çekiyor. Bunca harcamaların suyu nereden geliyor? Meydanlara, caddelere ve sokaklara asılan pankartlar nereden harcanarak hazırlanıyor? Doğrusu insanlarımız bunu merak ediyor. Hesabı verilemeyecek kadar yüklü bu harcamalar, kendi keselerinden mi yoksa başka cenahlardan mı karşılanıyor, cai sualdir.              

                                    Unutmamak gerekir ki bu israf tepecek ve bu israfı yapanlar, bu seçimi kaybedecek. Zira bu işin içinde Ali Cengiz oyunu var, bu işin içinde haram var. Haramla elde edilebilecek sonuçtan da fayda gelmez. Zamanı gelince bunu da göreceğiz. Bugün, daha işin başında bu israfı yapanların, seçimi kazanmaları halinde, bunun ceremesini milletin sırtına vuracaklarından şüphe edilmesin. Bu külfetin altında kalmamak için aklımızı kullanarak oyumuzu verelim. Böylece vebalden kurtulmuş olalım.

                                    Sonuç olarak Sultan Veled’in dediği gibi;

                                    Hâlık’ını isteyen nâ-murâd olmuş değil,

                                    Halka gönül bağlayan sonra peşîmân olur.

Yani her dilediğini bütün imanı ile bağlandığı Rabbinden isteyenler daima arzularına kavuşurlar. Dilediklerinin gerçekleşmesi için insanlardan yardım bekleyenle, sonunda pişman olmuşlardır.                                      

                                    Rahman ve Rahim,

                                    Kadir ve Muktedir,

                                    Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.                                       

                                    Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Cağaloğlu – 14.03.2024