Ekonomimizin adım adım büyümesi sevindiriciymiş!
“Ekonomimizin adım adım büyüdüğü” iddiası bizlerin değil “ekonomiyi yönlendirenlerin” iddiası!
Yani biz bir bakıma “onların yalancısı” sayılırız.

Bize bu konuda ne düşündüğümüzü sorarsanız, ekonomiyi yönlendirenlere “katılamadığımızı” söylemek isteriz.

Altın fiyatları her gün rekor tazelerken! Dolar ve Euro fiyatları tavan yaparken! Çarşı-pazardaki fiyatlar el yakarken! Böyle bir iddiaya nasıl katılalım? Nasıl inandırıcı bulalım?

Ekonomimizi yönlendirenler hayal âlemlerinde güzel şeyler tasavvur ediyor olabilirler.
Ekonomimizin “adım adım büyüdüğünü” varsayarak bu durumu sevindirici bulabilirler.
Güven endeksleri ile ilgili rakamlar verip iddialarını güçlendirmeye çalışıyor olabilirler.
Ama biz önce bu güven endekslerin kim tarafından yapıldığına bakarız.

TUİK tarafından yapılmışsa şöyle bir kenara not ederiz.
Sonra döner piyasalara bir göz atarız. Altın rekor üstüne rekor tazeliyorsa, dolar ve Euro alıp başını gidiyorsa, çarşı-pazar fiyatları el yakmaya devam ediyorsa TUİK rakamları bizim açımızdan bir anlam taşımaz.

Bakın ekonomimizi yönlendirenler piyasaya bir hareketlilik kazandırabilmek için konut ve araç almayı düşük faizli kredi ile teşvik ettiler.

Bu politika kimin işine yaradı?

Vatandaş düşük faizle konut ve araç sahibi mi oldu?

Ne gezer?

Böyle bir teşvik söz konusu olunca konut ve araç fiyatları hemen katlanıverdi! Netice itibarıyla vatandaş yüksek faizle alacağı krediden daha çok ödemek zorunda kaldı!

Ekonomimizi yönlendirenler bu tür açıklamalar yapmadan önce halkın arasına bir karışsalar!

Onların yakınmalarına bir kulak verseler! Bütün bunları yaptıktan sonra hala gönül rahatlığı içinde “ekonomimizin adım adım yükselmesi sevindirici” diyebiliyorlarsa buyursunlar desinler. Ama onlar böyle yapmak yerine sadece TUİK rakamlarına bakarak konuşuyor ve inandırıcı olmuyorlar.