Adeviyye bize neyi çağrıştırır Önce bu kutlu insanın
varlığı ve onun bir sembol haline gelişinin varlığını anımsayalım. Bu kutlu
insan Müslümanların seçkinlerinden ve bir sembol. Kutlu varlığı onun çabası
sonucu. Ahlâkı, duruşu, yaşayışı ve adanışı ile somut. Müslümanlar onu
dünyalarında yüce bir yere konumlamışlardır. Aslında konumlayan Adeviyye nin
kendisi.
Bugün onun adı Kahire nin bir meydanında bir kez daha
somutlandı. Batı nın Müslümanların dünyasını kararttığı, Müslümanların da buna
ön ayak olduğu ve bir tuzağın içine düştüğü bir gerçek. İnsanlık tarihinin her
döneminde milletine ihanet edenler olacak. İnsanoğlu şeytanın tuzağına çok
rahat düşebiliyor, dünyevi olana daha çok tamah ediyor. Görünürde dünyalık
yaşanan bir gerçeklik. Ve o anın kendince tadını çıkarmak istiyor. Bunu bir
hırsa dönüştürebiliyor.
Batı kendi ruhuna uygun bir hayat tarzı oluşturuyor.
Kurumlarını da ona göre oluşturuyor. Müslümanların ruh dünyası ise farklı.
Şeytanın tuzağına kapılmamak için bir direnç gösteriyor. Göstermek zorunda. Allah ın
kendisine sunduğu güzellikleri yaşama bilincinde.
Batı, kendi tarzına uygun bir yapı oluşturuyor. Bu
yapılardan biri de demokrasi. Demokrasiler kendilerine zarar vermedikçe
sürdürürler. Milletleri de kendilerine tâbi olmaya zorluyor. Onlara kendi ruhunun
giysisini giydiriyor. Demokrasi denen olgu da bunlardan biri. Onlar için bir
ulusun toplamının yüzdeleri onları hiç de ilgilendirmiyor. Uzun yıllar, kendi
güdümlerinde krallıklar oluşturdu. Bu krallar, bulundukları coğrafyada
yaşayanların toplamını içermese de, karşılamasa da o kitleleri yönetebilirlik,
zorbalıkla baskı altında tutabilirlik gücü önemli. Bunun en somut örneklerinden
biri hemen yanı başımızda olan Suriye. Uzun yıllar yönetilen Mısır ve
benzerleri. Demokrasi denen oyunda ise, yapılan göstermelik seçimlerle,
yönetmeye gelmelerini istemediklerine asla izin verilmez.
Türkiye; görünür olan seçimlerle önce tek parti, ardından
çok partili döneme girildikten sonra iki partili bir süreç yaşandı. Ardından da
sınırları daraltmış engelli seçimli demokrasi örneği ortaya kondu.
Kimi uluslarda yapılan seçimlerde iktidarı ellerine
geçirenlerin alaşağı edilme örnekleri de çok. Bu, Cezayir de, Filistin de
Tunus ta ve 28 Şubatta Türkiye de yaşandı.
Batı nın demokrasisi, algısı bilinçli insanlar ve
özellikle Müslümanların bakışında çoktan çöktü. Fakat asıl çöküş şu an Mısır da
yaşanıyor. Bu yaşanış farklı bir gelişime neden oldu.
Darbelerin mafya babası batı ve özellikle de Abede
Mısır da kendi tuzağına düştü. Bugüne kadar darbeleri yapanlar istedikleri
sonuçlara erdiler. Rabiatü l Adeviyye bilinci Müslümanların dünyasında yeniden
uyandı ve dirildi. İlk kez bir millet, büyük bir direniş örneği gösteriyor. İlk
kez Batı sorgulanıyor. İlk kez Batı nın demokrasisi yüzlerine çarpılıyor.
Batı nın karanlık yüzü ve onun yansımaları, yani
kuklaları bir anda aynı düzelmede buluştu. Batı, bu karanlık yüzünü ilk kez bu
kadar açık belli etti. Batının kukla yöneticileri aynı düzlemde buluştu. Kukla
kralcıkları bir ses oluverdiler. Birbirlerine düşman gibi görünenler tek ses
verdiler. Görünürde birbirilerinin kuyularını kazan bu kralcıklar gerçek
yüzlerini de ortaya döküverdiler. Çünkü onların bağlı olduğu kukla ipi aynı.
Mısır halkı bir diriliş ve direniş örneği sergiliyor. Batı nın sunduğu
imkânları kullanarak. Batı, medyasını kendi amacı için alabildiğine sonsuza ve
hunharca kullandı, kullanıyor, kullandırtıyor. Bugün kendisi kendi tuzağına
düşmüş bulunuyor. Aşırı informe ve yönlendirmenin bir gün başına belâ olacağını
düşünemedi.
Darbelere bu kadar büyük direnç gösteren başka bir halk
olmadı bugüne kadar. Darbelerde hep sessiz kalındı, teslim olundu, ya da
halklar kabuklarına çekildi. Durumu zamana bıraktı, zaman neyi gösterdiyse ona
razı oldular. Mısır halkı teslim olmadı. Onurlu bir duruş sergiliyor. İlk kez
başına ördürülen karanlık baharı tersine çevirdi. Kendi baharını oluşturdu.
Direnciniz ve direnişiniz kutlu olsun ey Müslümanlar.
Kutlu direnişiniz oruç bilinciyle birlikte geleceğin muştusu olsun ey Mısır
halkı.
Selâm size, duruşunuza, bilincinize olsun. Selâm size
olsun.