Başbakan Erdoğan’ın “kız-erkek” beraber kalınan öğrenci evleri ile ilgili sözleri ortalığı epey karıştırdı!

Başbakan Erdoğan’ın bu sözlerinin medyada yer almasının hemen akabinde Bülent Arınç ve Yalçın Akdoğan gibi AKP ileri gelenleri durumu toparlamaya çalıştılar ama nafile!

Başbakan Erdoğan “Ben sözlerinin arkasında duran biriyim” diyerek arkadaşlarının yalanlamalarını yalanladı!

Konuyla ilgili olarak kendisine sorulan bir soru karşısında da asabileşerek “Kızınızın aynı evde bir erkekle kalmasını uygun buluyorsanız size hayırlı olsun” demek suretiyle tepki gösterdi!

Başbakan Erdoğan’ın konuyla ilgili hassasiyetini paylaşıyoruz ama “AB’ye uyum yasaları ne olacak ” diye sormaktan da kendimizi alamıyoruz!

Bir kız ile evli olmayan bir erkeğin aynı evi paylaşmaları durumunda neden endişe edilir

Elbette nikâhsız bir beraberlikten yani zinadan değil mi

Peki, AB ile uyum yasaları çerçevesinde ülkemizde zina suç olmaktan çıkarılmadı mı

Böyle bir beraberliğin ortaya çıkması halinde endişe edilecek konu suç olmaktan çıkarılmışsa şimdi neyin kavgası veriliyor!

Siz hem AB ile uyum sağlayabilmek için adına zina denilen nikâhsız beraberliği suç olmaktan çıkaracaksınız hem de yıllar sonra bu yasayı çıkarmış olduğunuzu unutmuş gibi “Muhafazakâr demokrat bir iktidar olarak buna göz yumamayız” diyeceksiniz!

“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” deyimi sanki bu durum için söylenmiş gibi!

Evet, Başbakan Erdoğan’ın konuyla ilgili bu hassasiyetini paylaşıyoruz ama “Gerekirse yasal düzenleme yaparız” diyenlerin işe AB ile uyum yasalarından başlamaları gerektiğini hatırlatmadan geçemiyoruz!

Önce adına zina denilen nikâhsız beraberlik olayını suç olmaktan çıkaran yasal düzenleme yeni baştan ele alınmalı ki “Kız-erkek” aynı evi paylaşan öğrenciler hakkında bir işlem yapılabilsin!

Bir yandan zinayı suç olmaktan çıkarıp bir yandan da “Kız-erkek” aynı evi paylaşan öğrenciler hakkında yasal işlem yapmaya kalkılırsa bundan büyük bir ikilem olabilir mi

Başbakan Erdoğan bu hassasiyetini keşke AB’ye uyum yasaları çıkarılırken göstermiş olsaydı! O günlerde “Biz Muhafazakâr Demokrat bir iktidarız bu bize yakışmaz” demiş olsaydı bugün böyle bir ikilem ile karşı karşıya kalınır mıydı