Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erdoğan’ın karşısında cumhurbaşkanı aday olacak mı, olmayacak mı? Merak ettiniz mi, Abdullah Gül’ün son attığı tweet ne? Kişisel web sayfasında son 10 gündür nasıl bir hareketlenme var?

* Şayet, Saadet Partisi (SP) AKP-MHP ve BBP’den oluşan “Cumhur İttifakı”na girmeyi kabul etseydi, yine de erken seçim kararı alınır mıydı?

* Geçen cumhurbaşkanı seçiminde adaylardan biri olan ve halen MHP milletvekilliğini sürdüren Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu neden, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde oyumu Erdoğan’a vereceğim!” dedi.

* AK Parti büyük kongresi ne zaman yapılacak?

* CHP’den İYİ Parti’ye geçen 15 milletvekili aday olacak mı? Aday olacaklarsa hangi partiden nasıl aday olacaklar?

* Son 2 aydır büyük ihalelerin ve geleceğe dönük bütçesi kabarık projelerin altına imza atmayan ve atmak da istemeyen üst düzey bürokrat/lar var mı? Varsa kim bunlar? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bunun için mi geçenlerde bürokratlardan müşteki oldu?

* Dünkü Meral Akşener-Temel Karamollaoğlu görüşmesinden sonra Meral Hanım neden, “İYİ Parti’ye kurulmak istenen tuzağın aşılmasında Temel Karamollaoğlu ve arkadaşlarının büyük katkısı oldu?” dedi. Siyasetin kutuplaştırılmaması ve normalleşmesi yolunda Saadet son dönemde hangi başka önemli adımlara imzasını attı?

Bence kritik sorular, bunlar.

Peki, ya sizce?

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ PARÇALANMASIN!

İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencileri beni aradılar.

Fakültelerinin İstanbul Üniversitesi bünyesinden koparılıp bir başka üniversite bünyesine katılması kararından son derece muzdarip olduklarını ilettiler. Söyledikleri şunlar:

“Meclis’e sunulan torba yasayla okulumuz İstanbul Üniversitesi’nin ve başka üniversitelerin bölüneceğini, isimlerinin değişeceğini üzüntüyle öğrendik.

Takdir edersiniz ki, ülkemizin en eski üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi’nin parçalanması, ülkenin ilk kurulan tıp fakültesinin ve tarihe şahitlik etmiş nice fakültelerimizin tarihinden koparılması, ülkemizin tıp tarihini yetim bırakmak demektir. Üniversitelerinin geleneğiyle, ne kadar köklü olduğuyla övünen diğer ülkeler arasında bu teveccühe layık olan ülkemizin en köklü tıp fakültelerinin önünde İstanbul Tıp Fakültesi ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi vardır.

Bu iki fakültedir ki, ülkemizin tıbbi geçmişi ve geleceği arasında köprü kurar, asırları bilgi birikimiyle besler ve geleceğin sağlığına güvenle bakmamızı sağlar.

Aynı zamanda tıp ilmi usta çırak ilişkisidir; tüm bilim dünyasının kabul ettiği tıp eğitimine gönül vermiş, ömrünü adamış birçok hocamızın emekleri vardır üzerimizde, onlara hürmet ve vefâmızı, onların bıraktığı ismi yok ederek, özünden kopararak gösteremeyeceğimizi düşünmekteyiz.

Tıbbiye mensupları olarak derin âidiyet hissettiğimiz bu geleneğin ve tarihin elimizden alınmasına karşı çıkıyor ve ülkemizin en köklü eğitim kurumları olan İstanbul Tıp Fakültesi ve Cerrahpaşa Tıp fakültelerinin isminin değiştirilmesi ve İstanbul Üniversitesi’nden ayrılması kararının tekrar değerlendirilmesini talep ediyoruz. Saygılarımızla…”

***

Öğrenciler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan, kararı bir kez daha gözden geçirmesi ricasında bulundular. İletmiş olayım…

TÜRKİYE’DE İLK DEFA “ULUSLARARASI İSLAM EĞİTİMİ KONGRESİ” DÜZENLENİYOR

Yaygın Eğitim ve Kültür Derneği (YEKDER), Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi işbirliği ile 27-28 Nisan tarihlerinde Türkiye’de bir ilk olan “Uluslararası İslam Eğitimi Kongresi”ni düzenliyor.

Kongre, uzun yıllardır üzerinde tartışılan ve hep eleştiri konusu haline getirilen Batı merkezli eğitim yapısı karşısında İslam kültür ve medeniyeti ile uyumlu, aynı zamanda dünyanın geri kalanından haberdar olarak dünya eğitim anlayışına yön verecek bir eğitim sisteminin imkânını tartışmayı hedefliyor.

Kongre, kendi iç dinamiklerimizden beslenen, İslam’ın insan anlayışı ile uyumlu bir eğitim sisteminin teşekkülünde yol haritası oluşturmayı amaçlamakta. Eğitimciler, yöneticiler ve eğitimci adayı öğrencilerin de katılımıyla gerçekleştirilecek kongrenin 2018 yılı ana teması olarak belirlenen “İslam Düşünce Geleneğinde Eğitimsel Kavramlar” başlığında kabul edilen bildiriler özel oturumda sunulacak.

Ayrıca İslam Eğitiminde Kurumlar: Tarihsel Tecrübe, Önemli Eğitim Düşünürleri, Farklı Yaş Dönemleri ve Din Eğitimi, İslam Eğitimcileri, İslam Ülkelerinde Din Eğitimi, Gayrimüslim Ülkelerde Din Eğitimi, Örgün Eğitim Kurumlarında Din Eğitimi ve İmam-Hatipler, Diyanet İşleri ve Yaygın Din Eğitimi Hizmetleri, Din Eğitiminde Medya-Cemaatler ve STK’lar başlıklarında bildiriler yer alacak.

İslami eğitim ile ilgili meselelerle ilgili 15 ülkeden (Amerika, İngiltere, İran, Mısır, Nijerya, Malezya, Ürdün, Kanada, Suudi Arabistan, Kırgızistan, Pakistan…) 100’e yakın akademisyen tebliğler sunacak. 

Her yıl düzenli olarak yapılacak olan kongre, farklı üniversitelerle işbirliği yapılarak geleneksel hale dönüştürülecektir.

***

Tarih: 27-28 Nisan 2018

Oturumlar: 27-28 Nisan 2018, Cuma-Cumartesi günleri

Yer: Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kültür Merkezi

Kongrede yer alacak bazı isimler şöyle: Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı (Marmara Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi), Prof. Khosrow Bagheri Noaparast (Tahran Üniversitesi Eğitim Felsefesi), Prof. Dr. Mustafa Gündüz ve Aytaç Yıldız.

DOĞRUYSA ÖNEMLİ…

Ne kadar doğru bir haberdir bilemem ama doğru ise önemli bir sağlık haberi…

Haber şu; Çinli araştırmacılar, tümörleri tedavi ederken sağlıklı hücreleri öldürmeyecek tedavileri araştırırken, kemoterapiye bir alternatif olabilecek önemli bir yeniliğe imza attı. Konvansiyonel kanser kemoterapisinin kanser hücrelerini yok edebilen ilaçları, aynı zamanda sağlıklı hücrelerin de ölümüne neden olabilirken enfeksiyona, yorgunluğa, saç dökülmesine ve bağışıklık sisteminde zayıflamaya da yol açmaktadır. Çin Bilim Akademisi’ne bağlı Şanghay Seramik Enstitüsü’nün araştırmacıları, vücudun etrafında dolaşabilen, yalnızca tümörleri hedef alan ve sağlıklı hücreleri etkilemeden bırakan nanopartiküller kullanarak bir terapi geliştirdiklerini açıkladılar.

Araştırmanın sonuçları Şubat ayında “Chemical Society Reviews” dergisinde yayınlandı. (Çin Uluslararası Radyosu)