Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz’e, âline ve sahabelerine olsun.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını ve Tel Aviv’deki Amerikan büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması için talimat verdiğini açıkladı. İsrail, Doğu Kudüs’ü 5 Haziran 1967’de işgal etti ve 1980’de tek taraflı olarak kentin doğusunu ve batısını “birleşik başkent” olarak ilan etti. İsrail’i tanıyan tüm ülkelerin büyükelçilikleri Tel Aviv’de bulunuyor. ABD, Trump’ın hamlesiyle Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan ilk ülke oldu. Uluslararası toplumun tepkisini çeken Trump, İslam-İsrail geriliminin daha da çözümsüz hale geleceği gerçeğini görmezden geldi. ABD, Trump’ın bu kararıyla İslam’a ve Müslümanlara yeni bir haçlı savaşını başlatmıştır. Trump’ın bu kararına olayı doğru okuyan Batılı ülkeler tepki gösterdi. Çünkü bu ülkeler biliyorlar ki, bölgede çıkacak bir İslam-İsrail savaşının tek kazananı İslam olacaktır.

GERÇEK

İsrail, Yakub (a.s)’un lakabıdır. Hz. Yakub (a.s)’un on iki oğlunun soyundan gelenlere “Beni İsrail” denilir. “Beni İsrail” ifadesi, Kur’an’da kırkbir yerde geçer. Kur’an’da İsrailoğullarının Yahudileşme sürecini anlatan ayetlerin sayısı ise 712’dir. Yahudileşme temayülü demek, tevhit inancından “üstün ırk” inanışına dönmek demektir. Onlar kendilerini Allah’ın seçilmiş kulları olarak görüyorlar. MAİDE 18: “Yahudiler ve Hıristiyanlar ‘biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz’ dediler. De ki: Öyleyse günahlarınızdan dolayı size niçin azap ediyor? Doğrusu siz de O’nun yarattığı insanlardansınız…” Bakara 80’de Yahudilerin “Biz cehennemde sayılı günlerde kalacağız”, yine Bakara 111’de “cennete ancak Yahudi ve Hıristiyanlar girecektir”, burada da “biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz” dedikleri haber veriliyor. Allah İsrail oğullarına çeşitli nimetler ihsan etmiştir. BAKARA 47:“Eyİsrail oğulları, size verdiğim nimetimi ve sizi (bir zamanlar) cümle âleme üstün kıldığımı hatırlayın.” Bu ayette geçen nimet; o günün insanları arasında en üstün makamı almak, firavunu ve zulmünü devirip yerine adil bir düzen kurmak, köle iken İslâm nimetiyle hürriyete kavuşmaktır. Yahudilere ve bize şöyle denmektedir ki, son peygambere ve getirdiği Kur’an’a iman eder ve onun emir ve yasaklarına uyarsanız yine aynı “adil ve barış düzenine” birlikte ulaşırsınız. Müslümanların, Yahudilerin ve bütün insanlığın kurtuluşu İslam’da yani Milli Görüş’tedir.

Allah, Beni İsrail’den İslam için söz aldığını bize haber vermiştir. BAKARA 83:“Vaktiyle biz, İsrail oğullarından; yalnızca Allah’a kulluk edeceksiniz, ana-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz diye söz almış ve insanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin diye de emretmiştik…” Buna göre Beni İsrail’in diğer kavimlere ve milletlere karşı hiçbir üstünlüğü yoktur. Beni İsrail, İslam yolundan ayrıldıkları, uydurdukları “üstün ırk” inanışını din kabul ettikleri ve yeryüzünü bu inanış sebebiyle yaşanmaz hale getirdikleri için lanetlenmişlerdir. MAİDE 78: “İsrail oğullarından inkâr edenlere, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet edilmiştir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları nedeniyledir.” Müslüman, Kur’an’ın gerçeklerine iman eden kimse olarak, bugün yaşanılan olayların temelinde, Yahudi ve Hıristiyan ittifakının bulunduğunu bilmek ve tavrını buna göre belirlemek zorundadır. MAİDE 51: “Ey iman edenler, Yahudileri ve Hıristiyanları veli (müttefik ve yönetici) edinmeyin. Onlar birbirinin velisi, müttefik ve yöneticisidirler. İçinizden onları veli (müttefik ve yönetici) edinenler, onlardandır. Şüphesiz ki Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.” Ben buna iman ettiğim için Milli Görüşçüyüm ve Saadet Partiliyim.

DECCAL

Deccal; Siyonizm’in beklenen kralı, o geldiğinde Kudüs’te yeniden inşa edileceğine inanılan Davud (a.s)’un tahtına Yahudi kralı olarak oturacak ve Siyonizm’in hâkimiyeti böylelikle ebediyet kazanacaktır. Bunun için büyük bir savaşa ihtiyaç vardır. Buna Batılılar “ARMAGEDON” diyorlar. Biri Siyonistlerin mesihi Deccal, diğeri Hıristiyanların beklediği İsa (a.s) olmak üzere “iki mesih” vardır. İkisinin gelmesi de “Armagedon” savaşının çıkmasına bağlıdır. Donald Trump, şuurlu bir Hıristiyan olarak bu savaşı çıkartan çılgın adam olarak tarih olmak istiyor. Bunun için de, tarihi gerçekler çarpıtılarak uydurulmuş bir hikâye adına Kudüs’ü Siyonizm’in başkenti olarak kabul ettiğini ilan ediyor ve savaşın ateşini yakıyor. Bu savaş İslam ile Siyonizm’in savaşıdır ve sonucu bellidir. Peygamberimiz buyuruyor: “Müslümanlarla Yahudiler savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Yahudi taşın, ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç Yahudi’yi kovalayan kimseye, ‘ey Müslüman; arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür’ diyecek. Yalnız garkad ağacı bir şey söylemeyecek; çünkü o Yahudilerin ağaçlarındandır.” (Buhari ve Müslim)Deccal büyük bir fitnedir. Peygamberimiz buyuruyor: “Hz. Âdem’in yaratıldığı zamandan kıyametin kopacağı ana kadar Deccal’den daha büyük bir fitne yoktur.” (Müslim) Deccal’in güçlü bir ordusu olacaktır. Bu ordu ABD, AB ve işbirlikçi ülkelerin oluşturduğu para ve asker gücü ile desteklediği NATO gücüdür. NATO bugün İslam ile savaşıyorsa bunun içindir. Donald Trump, Deccal’in has adamı olarak inancı gereği, güya Kudüs’ü başkent olarak hazırlıyor. ABD, AB ve işbirlikçileri BOP’tan vazgeçmez.

MEHDİ

Deccal’in güçlü orduları ile savaşacak olan İslam gücü mutlaka kurulacaktır. Bu güç kendiliğinden de kurulacak değildir. Milli Görüş harekâtının temel hedeflerinden birisi de, bu gücün oluşması için gereken gayreti göstermektir. Milli Görüş’ün “İslam NATO’su” kurma çabası buna yönelik bir aksiyondur. Erbakan Hocamız bu ümmeti ve insanlığı Siyonizm tehlikesine karşı yıllarca uyarması ve etkisiz hale getirmek için “İslam Birliği” fikrini ortaya atması bundandır. Mazlumlar aya kalkmadan zalimler diz çökmez. Zaman kıyam ve intifada zamanıdır. Pazar günü İstanbul’da buluşalım inşaallah. Selam hidayete tabi olanlara…