Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğiyle Et ve Süt Kurumu’na Moldova Cumhuriyeti’nden 500 ton domuz eti ithal etme yetkisi verildi.
Yayımlanan tebliğ üzerine CHP Milletvekili Fikri Sağlar, Başbakan Binali Yıldırım’a, “500 ton domuz etini ne yapacaksınız?” diye sordu.
Sağlar’ın Yıldırım’a verdiği soru önergesi şu şekilde:
“Dünyanın 17. büyük ekonomisine sahip olduğu iddiasında bulunan Türkiye Cumhuriyeti’nin 4 milyon nüfuslu Moldova’dan domuz eti, süt ve süt ürünleri, tereyağı, yumurta, reçel, pasta, meyve suyu ve çakal eriği ithal edeceğine dair karar 7.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
Tarım sektöründe ithalat artık alışageldiğimiz bir duruma dönüşmüştür. Seçim bölgem Mersin’de bile narenciye 20-30 kuruşa satılırken; sebze ve meyve ithalatı devam etmektedir.
Ayrıca yalnızca tarım değil hayvancılık alanında da benzeri durum yaşanmakta, damızlık büyükbaş hayvan ithalatı artarak devam etmektedir. Gerekçesi de kırmızı et arzının talebi karşılamaması sonucunda fiyatlardaki yüksek seyir olarak açıklanmaktadır.
Türkiye hayvancılık bakımından elverişli bir konuma sahipken, et ithal etmesine anlam vermek mümkün değildir. Hele ki domuz avı yasağını kaldırmak yerine, domuz etinin ithal edilmesi açıklanamayacak kadar gülünçtür. Bu çerçevede:
* Türkiye, Moldova’dan 500 ton domuz eti ithal edecek mi? Edecekse hangi talep doğrultusunda edecek? Böyle bir ihtiyaç nereden doğdu?
* Eğer ithalat söz konusu olmayacaksa tebliğde neden böyle bir ürün yer alıyor?
* Ürün Türkiye’de kim tarafından, nerede ve nasıl kullanılacak?”
***
Bir kere baştan şunu söyleyeyim, gerçekten bu şekildeyse tam bir rezalet!
Sahi, 500 ton domuz eti nerede, nasıl tüketilecek?
Bir bilen var mı?
AMAN! BİRAZ İTİNA LÜTFEN!
15 Temmuz hain ve alçak darbe kalkışmasından sonra hapishanelerde darbecilere yer açmak için bazı düzenlemeler yapıldı.
Bazı mahkûmlar bu çerçevede cezalarının kalanını tamamlamak üzere resmi kurumlarda görevlendirildi.
Bu resmi kurumlardan biri de, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullar.
Yalnız şöyle bir sorun var;
Resmi okullarda görevlendirilen bazı mahkûmlar şiddetten, hırsızlıktan, yüz kızartıcı suçlardan hüküm giymişler…
Peki, bu doğru mu? Bence doğru değil!
Düşünsenize; şiddetten, hırsızlıktan, yüz kızartıcı suçlardan hüküm giyen biri okulda 7-8-9 yaşlarındaki çocuklarla muhatap oluyor!
Bunu ne veliler, ne okul yönetimi ne de öğretmenler kabul etmez!
Pedagojik açıdan da oldukça sorunlu ve de sakıncalı bir durum.
Adalet Bakanlığı yetkililerine buradan seslenmek istiyorum; lütfen, okullara görevli olarak gönderilen mahkûmları bir kez daha gözden geçiriniz. Lütfen, biraz itina!
HAMAS BAYRAĞINDAKİ SEMBOLLERİN ANLAMI NE?
Kendisini her gün yenileyen, geliştiren her gün geleceğe yönelik bir adım daha atan milligazete.com.tr sayfalarında dün dikkat çeken bir haber/analiz yer aldı.
Hemen her devletin bayrağında, resmi sembollerinde açık-saklı mana/manalar vardır.
Bilmem, hiç merak ettiniz mi; İslami Direniş Hareketi HAMAS’ın bayrağındaki semboller ne anlama geliyor?
milligazete.com.tr, işte bu soruyu araştırdı. İşte HAMAS bayrağındaki sembollerin anlamları...
HAMAS’ın bayrağındaki semboller, HAMAS kimliğini ve pusulasını temsil ediyor.
Öte yandan siyasi ve vatani varoluşu ve HAMAS’ın menhecinin sembolünü tarif eder. Ve bu öğeler aynı zamanda vahdet ve direniş vs. gibi ümmetsel kavramlarla da ilişkilidir.
Filistin bayrağı: Bağlılık. Sadakat: HAMAS bayrağını sağdan ve soldan içine alan Filistin bayrağı, Filistin hareketi kimliğini ve nerede olursa olsun bütün Filistin halkının birliğini ifade etmektedir.
Bayrak dini, siyasi ve fikri oluşumların birliğini temsil ettiği gibi HAMAS hareketinin Filistin halkının hukuku ve ilkelerine bağlılığı anlamını taşımaktadır. Öte yandan söz konusu bu sembol HAMAS hareketinin kararlarının Filistin halkının çıkarları ve Filistin davası beklentileri gözetilerek alındığı vurgulanır. Buna göre HAMAS aldığı kararlarda bağımsız olmakla birlikte başka bir kurum, cemaat, parti veyahut devletin kararlarına da müdahil olmaz.
İki şehadet: HAMAS bayrağının içindeki iki adet şehadet yazısı, HAMAS’ın İslami bir hareket olduğunu İslam ümmetine ait olduğu için gurur duyduğunu ve HAMAS’ın kendisini Siyonist İsrail karşısında konumlandırdığını ifade eder. İki şehadetin Filistin bayrakları ortasında yer alması ise HAMAS hareketinin İslami düşüncesinin, ulusal Filistin kimliği ile çelişmediği ve vasat İslami düşünceyi benimsediğini ibraz ettiğini göstermektedir.
Kubbet-Üs Sahra: Bayrağın tam ortasında bulunan Kubbet-üs-Sahra, mübarek Mescid-i Aksa’ya işaret olup, işgal altındaki Kudüs’ün yüceliğinin sembolüdür. HAMAS Kudüs’ü, davanın ilk simgesi, özü ve işgalci İsrail ile mücadelenin odak noktası olarak yorumlar.
İki kılıç: HAMAS hareketinin mücadelesinde direnişin yolu olduğuna ve hareketin silahlı mücadeleye itimat ettiğini göstermektedir. Fakat HAMAS, Siyonist işgalci İsrail’in Filistin halkına zulmü, düşmanlığı, insani haklarını çiğnemesi ve mukaddes Filistin topraklarını ihlal etmesi karşısında mücadelede taktiklerin önemine binaen başka taktiklerden de gafil değildir.
Filistin: Dava: Bayrağın altında yer alan Filistin kelimesi ise HAMAS hareketinin hedefinin Filistin ile sınırlı olduğuna ve başka devletlerin içişlerine karışmadığını ifade eder.
Harita: İlkeler: Bayrağın en üst kısmında bir haritanın olması HAMAS hareketinin, Filistin halkının değişmeyen ilkelerine tutunup, bu değişmeyen ilkelerin başında olan tarihi Filistin toprakları sınırlarına sımsıkı bağlı olduğuna ve hiçbir parçası üzerine pazarlığa girişmesinin mümkün olmadığını belirtir.
Kemer: Sırat-ı Müstakim’i temsil ediyor. Bayrağın alt tarafında yer alan kemerin içinde hareketin ismi, menheci genel anlamda hedeflerini, bakışlarını ve ‘İslami Direniş Hareketi’ ismini tarif eder.
MESAJ PANOSU
Adnan abi, selamünaleyküm. Halkın sesi olduğun için bu şikayetimi sana iletmek istedim. Temel ihtiyaçlarımızdan bir tanesi de ısınmak, öyle değil mi? 204 TL doğalgaz faturası geldi. Bunun %18’i KDV. Bu sömürü ne zaman bitecek abi? Sayın Cumhurbaşkanımız bu aralar Rusya Devlet Başkanı Putin ile sık görüşüyor. Putin’den biraz indirim istese, bir de KDV’yi düşürse iyi olmaz mı? KDV oranlarına yazılarınızda daha önce değinmiştiniz belki ama tekrardan vurgularsanız sevinirim. (ZEYNEP BAYRAK).
EDİRNE’DE NELER GÖRDÜM?
Dün serhat şehrimiz Edirne’deydim.
Muhabiriniz neler gördü neler… Neler yaşadı neler…
Torbam, çıkınım yine dolu dolu!..
Ama Pazartesi’yi bekleyeceksiniz.
Renkli Edirne notları ve izlenimleri Pazartesi burada olacak, inşallah…