Bismillâhirrahmanirrahîm!

YIL biterken genel değerlendirme yapmak gelenektir. 2024’ün sonuna gelirken gözümüze takılanları birlikte hatırlayalım. Soykırımcı İsrail’in Filistin işgali yıl boyunca sürdü. Vahşet ve canavarlık, yılın en acımasız şiddeti olarak kayıtlara geçti. Çocuklar; bombalara maruz bırakılması, açlık ve soğuktan donması, hastanelerin imha edilmesi gibi sebeplerle şehit oldular. İşgalci doymadı. Genişlemeyi amaçladı. Esad’ın düşmesiyle oluşan otorite boşluğunu kullandı. Şam’a kadar yaklaştı.

HTŞ Şam’a girerken, 8 Aralık’ta Beşşar Esad ülkesini terk ederek Rusya’ya sığındı. Suriye’de 61 yıllık diktatörlük rejimi sona erdi. Suriye’de geçiş hükûmeti kuruldu. Emperyalistler Suriye’ye üşüştü. Suriye halkının, ülkenin “toprak bütünlüğü” için, sömürgecileri ülkeye sokmamasını; farklı grupların da birbirleriyle konuşup uzlaşarak anlaşmasını istiyoruz.

2024’te çete, mafya gibi yapılar çok konuşuldu. Sağlık gibi hassas bir sektörde, çoğu çocuk ölümleriyle sonuçlanan Yenidoğan Çetesi’nin oluşması Hükûmet’in zafiyetini ortaya çıkardı. Yılın ikinci yarısını Narin Güran cinayetini konuşarak geçirdik. Dünkü duruşmadaki çelişkili ifadeler, konunun 2025’e de sarkacağının işareti!..

Devletin “tek kişi”ye emanet edildiği eleştirileri sürdü. Saadet Partisi Grup Başkan Vekili, İstanbul Milletvekili Bülent Kaya TBMM Genel Kurulu’nda, “Yasama, yürütme ve yargının Cumhurbaşkanı olduğunu” belirterek çarpıklığı açıkladı: “Eskiden her bakanlıkta müsteşarlar vardı. Devlet adına milletin hafızasıydı. Şimdi bütün üst düzey yöneticiler cumhurbaşkanıyla geliyor; cumhurbaşkanıyla gidiyorlar. O zaman devletteki devamlılığı nasıl sağlayacağız?” (18.12.2024)

ENFLASYON ÖNLENMELİ

2024’TE ekonomik kriz artarak sürdü. Bunun gerekçesini “Efsanevî Erbakan Hükûmeti’nin ekonomisti Prof. Dr. Osman Altuğ, “Ekonomi değil, zarar yönetimi var” diyerek şöyle açıkladı: “Ürettiğinden fazla tüketiyorsan enflasyon yükselir. Enflasyon üretim ve tüketim arasındaki olumsuz farktır. Gelirler, giderleri karşılamıyor. Türkiye ithalât ülkesi haline geldi. MB rekorlar kırdı. Devamlı para basıyor. Türkiye’de kayıt dışı ekonomi var.” (Millî Gazete, 9.6.2024)

2024’te HAMAS liderleri İsmail Haniye ve Yahya Sinvar; Filistin’in kararlı destekçisi, Lübnan Hizbullahı’nın lideri Hasan Nasrallah; HAMAS komutanlarından Salih el-Arûri şehadete kavuştular.

2024 hükûmetçe “Emekliler Yılı” ilân edilmişti. Araştırmalar, Avrupa ülkeleri arasında emeklileri en düşük aylıklı ikinci ülke olduğumuzu gösterdi. 2024’ü “Emeklilerin sürünme yılı” olarak değerlendirenler oldu.

2024’ün en ümit verici olayı, Saadet Partisi’nin görkemli ve dikkatleri üzerinde toplayan bir genel kongre yapmasıydı. Saadet Partisi, ümit ışığı oldu. Siyasiler ve STK’lar, yeni genel başkan Mahmut Arıkan’a tebrik yarışına girdi.

Diyanet, bütün camilerde, “Maddi ve Manevi Tükeniş: Kumar” başlıklı bir hutbe okuttu. Bu hutbede, ilk olarak, 2024’te ölen merhume Alev Alatlı’dan duyduğum, “Her yasal hak helâl değildir” sözünü naklederek, yasalarla izin verilen haramlara vurgu yapıldı. Hutbede kumar; “Birisinin kazanıp diğerinin kaybetmesi esasına dayalı ‘haksız bir kazanç” olarak tanımlanıyor, yasaklanmasının gerekçesi de bu “haksızlığa” dayandırılıyordu.  

KUMAR VE YILBAŞI

DİYANET’İN hutbesinde; “Gerçek hayatta ya da dijital mecralarda oynansın, yasal olsun, olmasın, kumarın her çeşidi haramdır” denilerek günümüzdeki kumar alanları sayıldı: Masa başında veya sanal ortamda oynanan, kazananın kaybedenlerden haksız kazanç elde ettiği oyunlar; at yarışlarında oynanan ganyan; hayvanların dövüştürülmesi gibi vahşete dayanan her türlü oyun; bütün şans oyunları; yılbaşı ve özel günler vesilesiyle çekilen piyango, bahis oyunları, toto, loto, iddia…

Hutbede, İslâm’ın emrinin el emeği, helâl kazanç olduğu vurgulandı. Kumar oynamayı özendiren reklamlar ve basit internet oyunlarına karşı cemaat uyarıldı. Haram yollardan elde edilen parayla hayır hasenat yapılıp sevap beklenemeyeceği belirtildi. Diyanet’in bu hutbesi önceki yıllardakinden bir farklılık ortaya koyuyordu. Teşekkür ediyorum.

Elbette insan için mükemmelin sınırı yoktu. Yazarımız Mehmet Biten, “Ah bu sen” başlıklı yazısında “toplumsal çürüme”den yakındı. “Gerçek müsebbiplerin toplumdan gizlendiği”ni söyleyerek konuyu Diyanet’in hutbesine getirdi:

“Kumar konusunda ortaya konulan hutbede hiçbir özne yok. Yaptırım gücüne sahip kimselere tek bir cümle kurulmadan topluma kumarın haram olduğu vurgusu yapılıyor. İster yasal, ister yasal olmayan kumarı ortadan kaldıracak irade toplumu oyalayıcı, yön değiştirici bir yansıtmada bulunuluyor. Bunun adı iradesizlik ve samimiyetsizliktir. Burada dini argümanlar toplumun önüne konurken yasa ile, yaptırım ile önüne geçilmesi için hiçbir çaba ortaya konmuyor.” (Millî Gazete, 1.12.2024)

2025’in iyiliklerle dolu geçmesi dileğimiz!