Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

İslamsız saadet olmaz. Bu, her fert ve toplumun görmesi, bilmesi, idrak etmesi gereken mutlak gerçektir. İslam bir bütündür, yarısı kendisi değildir. Yani İslam, bir kısmıyla yetinilecek bir din ve düzen değildir. İslam’la yol yürümeyen hiçbir toplum, huzur ve barış içinde yaşayamaz, hiçbir refaha, izzet ve onura ulaşamaz. Bu böyledir de İslam’ı yaşama ve yaşatma iddiasında bulunan bir toplum; İslam’ın itikat ve ahlak esaslarına, ahkâmına, koyduğu sınırlara uymada gevşeklik gösterir, bu bağlılığı taklitten öte taşıyamazsa, İslam’ı bağlamından çıkarıp sulandırırsa arzu ettiği hiçbir saadete ulaşamaz. Bu gerçeği ifade ettikten sonra toplumu çökerten sebeplere göz atmak faydalı olacaktır. Bu konuda İbni Haldun; “1. Dayanışmanın yok olması, 2. Üretimin zayıflaması, 3. Tüketim çılgınlığı, 4. Vergilerin artması, 5. Liyakatin dikkate alınmaması, 6. Adaletsizliğin yaygınlaşması, 7. Umutların kırılması, 8. Göçün hızlanması, 9. İblisane bir gurur ve kibir, 10. Gösteriş, riyakârlık ve yalakalık” sebeplerini saymaktadır. İddiası ne olursa olsun bir toplumda bunlar olursa o toplum çöker. Şimdi bu sebeplere bir başka açıdan göz atalım.

AHLAKİ YOZLAŞMA

Ahlaki yozlaşma, bir toplumun çöküşünün ilk belirtisidir. Ahlaki ve manevi değerlerin zayıflaması, toplumda, güvensizlik, bencillik, hırsızlık, yolsuzluk, fuhuş, ahlaksızlık ve benzeri kötülüklerin artmasına neden olur. Bunlar olduğunda da toplumda huzur diye bir şey kalmaz.

SİYASİ İSTİKRARSIZLIK

Bir toplumun siyasi istikrarsızlık yaşaması, çöküşün bir diğer belirtisidir. Siyasi istikrarsızlık, toplumun devlet otoritesine olan güvenini zayıflatır ve bağlılığını azaltır. Bu da devletin yönetim zayıflıklarını ortaya çıkarır ve toplumsal kargaşaya neden olabilir. Siyasi istikrarsızlığın temel sebebi, iktidarda bulunanların İslam’ın yönetimle ilgili esaslarına uymamalarıdır. Böyle olunca kararlar, çıkarları korumak ve günü kurtarmak için alınır. Bu takdirde kimse geleceğinden emin olamaz.

EKONOMİK BUNALIM

Bir toplumun ekonomik bunalım yaşaması, çöküşün bir diğer belirtisidir. Ekonomik durgunluk, işsizlik, yoksulluk ve enflasyon gibi sorunlar, toplumun sosyal dokusunu zayıflatır ve halkın yaşam standardını düşürür. Bu da toplumda huzursuzluğun artmasına ve sosyal ihtilafların yaşanmasına neden olabilir. Bir toplumda ekonomik bunalımı körükleyen ana faktör, yürütülen faizci kapitalist düzendir. Bu düzen millete değil, rantiye sınıfına hizmet ediyor.

Millet erirken, yandaşlar şişiyor.

KÜLTÜREL DEĞİŞİM

Bir toplumun olumsuz bir kültürel değişim yaşaması, çöküşün bir diğer nedenidir. Kültürel değişim, Müslüman bir toplumun İslami değerlerini kaybetmesidir ve bu değişim toplumda kimlik krizlerinin yaşanmasına neden olur. Köklerinden kopartılmış bir toplum ayakta duramaz. Sosyal yapısında ciddi bölünmeler yaşar. Bu kültürel değimin en tehlikeli olanı da kadınlar üzerinden yapılanıdır. Cinsiyet eşitliği, kadınlara pozitif ayrımcılık gibi kavramlar üzerinden yapılan değişimler, aile kurumunu yıkıyor ve toplumu çürütüyor.

AĞIR VERGİ YÜKÜ

Bir toplumda vergiler haksız mecralardan toplanıyor, rantiyecilerin vergileri affedilip, normal vatandaşın sırtına yükleniyorsa o toplum da çökmeye mahkûmdur. Mesela Türkiye’nin 2025 yılı bütçesi 14 trilyon 731 milyar lira olarak kesinleşti. 2025 yılı gelirleri ise 12 trilyon 800 milyar lira olarak öngörüldü. Bu gelirlerin, 3 trilyon 599 milyar lirası KDV’den, 2 trilyon 130 milyar lirası Gelir Vergisi’nden, 2 trilyon 121 milyar lirası Özel Tüketim Vergisi’nden, 1 trilyon 637 milyar lirası Kurumlar Vergisi’nden, 1 trilyon 652 milyar lirası diğer vergi gelirlerinden, 1 trilyon 662 milyar lirasının ise vergi dışı gelirlerden elde edileceği hesaplanmıştır. Burada sayılan vergilerin neredeyse tamamı vatandaşın sırtına yüklenmiş zulüm vergileridir.

LİYAKATSİZLİK

Emanetleri ehline verilmeyen toplumlar çöker. Emanet de ehliyet de göreceli şeyler değildir. Emanetin, ehliyet ve liyakatin ne olduğunu zanlar ve keyfilikler değil, ilim tayin eder. Emanetlerin ehliyet ve liyakat sahiplerine verilmesi, genellikle emir sahiplerinin işine gelmez. Çünkü onlar göreve getirdikleri kimselerden mutlak itaat isterler. Bu anlayışla göreve getirilen kimseler, emir sahibinin yanlışını görüp düzelmedikleri gibi, doğrusuna da doğru bir şekilde katkı sağlamazlar. Bundan da sadece toplum zarar görür.  

ADALETSİZLİK

Hakka göre hüküm vermek olan adalet, bir şeyi yerli yerine koymak, yerli yerince yapmak veya herkese ve her şeye hak ettiği şekilde davranmak demektir. Anlamı; eşit olmak, eşit kılmak, denklik, denge, doğru davranmak, hakka göre hüküm vermek olan adalet, mülkün temelidir ve her işin kıvamıdır. Adaletin zıddı, haksızlık yapmak ve doğru yoldan sapmak anlamında zulümdür. Adaletsizliğin, haksızlığın yaygınlaşması toplumu çökertir.

TÜKETİM ÇILGINLIĞI

Vahşi kapitalizmin topluma dayattığı şeylerden birisi de tüketim çılgınlığıdır. Tüketim çılgınlığının başlıca nedeni ise doyumsuzluktur. Bu doyumsuzluk nedeniyle insanların evleri birer eşya müzesine dönüşüyor. Genellikle sahip olduklarımız yeterli gelmiyor, yeme, içme, barınma, sağlık, giyinme gibi temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilsek bile yeni arayışlar içine giriyoruz. İsrafın haram olduğunu unutan toplumlar sonunda çöküp gidiyor. 

RİYAKÂRLIK

Gösteriş, riyakârlık, maskaralık, gurur ve kibrin artması, insanların malları ve servetleriyle büyüklük taslamaları başka bir çöküş sebebidir. Toplumlar, dost gözüken ama arkadan iş çeviren ikiyüzlüler yüzünden büyük bedeller ödüyor.
KARDEŞLİK ADABI

Peygamberimiz; “Kim bir Müslüman’ın dünya sıkıntılarından bir sıkıntıyı giderirse, Allah da onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir” buyuruyor. Kaç Müslüman; bu hadisi esas kabul ederek, darda olan Müslüman kardeşinin bir sıkıntısını gidermek için gayret gösteriyor? Allah, “Müminler ancak kardeşlerdir” buyuruyor. Bu kardeşliğin emredilen edeplerine uymayan kişilerden oluşan toplumlar, Allah’ın ihsanından mahrum kalırlar. Çöküşten kurtulmanın tek çaresi Millî Görüş’tür. Selam hidayete tabi olanlara…