Savaşlar sebepsiz yere ortaya çıkmaz, elbette onları ortaya çıkaran nedenler vardır. Bu nedenler ülkelerin geçmişleri ve gelecekleri ile alakalı olmalıdır. Bu durum ABD için farklıdır. Zira ABD, kendi ülkesi için veya kendi çıkarları için değil, Siyonizm’in çıkarları için savaşır. Dolayısıyla İsrail’dir esas olan. 28 Şubat 2026 tarihinde başlattıkları yeni savaş da bunun bir yansımasıdır. Bu bağlamda tarihte buna benzeyen başka bir savaşlar silsilesi daha vardır. O da Haçlı Seferleridir. Haçlı seferlerini ayrıntılı anlatmamıza gerek yok ancak 1095 ile 1291 yılları arasında, Kudüs'ü Müslümanlardan alma hedefiyle Batılı devletlerin başlattığı seferlerdir. Her biri farklı rota, yöntem ve özellikle ön plana çıkmış olsa da hepsi bölgeyi kaosa sürükleme derdini taşıyordu. Bakınız, esasında süreçleri anlatırken komplo teorisi olarak görülme ihtimali olan konulara girmek istemiyoruz. Ancak Haçlı Seferlerindeki Tapınak Şövalyeleri’nin etkisi kaçınılmazdır. Tapınakçıların da ne olduğu aşikârdır. Bugün de kendisinin Haçlı olarak ifade edenler, bölgemizi ve coğrafyamızı “ateş çemberine” çevirmeye çalışmaktadır. Peki, bunu nereden çıkartıyoruz. Sadece Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı’na bakılsa anlaşılır.
Kimdir bu bakan?
Pete Hegseth, genel itibarı ile genç sayılabilecek bir yaşta bakan olmuştur. Savunma bürokrasisinde tecrübesi olmamasına rağmen sırf profili nedeniyle bakan yapılmıştır. Genel olarak hayatına bakıldığında, 1980'de Minnesota'da doğmuş, Norveç kökenli bir ailenin çocuğudur. Liseyi sınıf birincisi olarak bitirdikten sonra Princeton Üniversitesi'nde lisans, Harvard Üniversitesi'nde ise kamu yönetimi alanında yüksek lisans yapmıştır. ABD Ordusu'nda görev yapan Hegseth, Irak ve Afganistan'da bulunmuştur. Akabinde 2014'te Fox News'te siyasi yorumculuk yapan Hegseth, 2017-2024 arasında "Fox & Friends" programının hafta sonu sunuculuğunu üstlenmiştir. Trump'ın 2016'daki başkanlık kampanyasını destekleyen Hegseth, ilk döneminde gönüllü danışmanlık yapmıştır. MAGA’cıların başkan yardımcısı Vance ile simge isimlerinden biri olmuştur. J.D. Vance de Pete Hegseth ile çok benzer bir karakter olarak ön plana çıkar. Bu noktada Pete Hegseth’in iki kitabından bahsetmek gerekir.
In the Arena ve American Crusade
Kitaplarının isimleri “In the Arena” ve “American Crusade”dir. Yani Arenada ve Amerikalı Haçlılar (veya Amerikan Haçlıları)… İlk kitabın esinlenme kaynağı ABD Başkanı Theodore Roosevelt'in ünlü "Man in the Arena" (Arenadaki Adam) konuşmasıdır. Bu kitapta Amerikalıların üstünlüğünü, özür dilemez geleneğini ve seçkinci ilerlemenin önemine vurgu yapmaktadır. Diğer bir anlatımla “biz süper gücüz, herkes bize itaat etmek zorunda, biz ne dersek o”… Bununla ilgili yaşadığımız birtakım sorunlar var. Bu nedenle “Tekrar Amerika’yı büyük yapmamız lazım”. O yüzden daha büyük silahlar, daha büyük teknolojiler üretip, ABD’ye yönelen tehditleri yok etmek zorunda olduklarını ifade etmektedir.
İkinci kitap ise American Crusade’dir. İsmi bile ne demek istediğini özetlemektedir. Asıl düşmanın İslam olduğunu ve onların yok edilmesi gerekliliğini vurgular. İslam’ın barış dini olmadığını ve Batı’daki demografik değişimin bir an önce durdurulması gerektiğini ifade eder. Ve yeni Haçlı ruhunu Batı’yı, İslam'a karşı savunan kahramanca bir girişim olarak nitelendirir. Bugün bir özgürlüğünüz var ise bunu Haçlı zihniyetine borçlusunuz der. Ve bunu da delillendirirken Latince ifadesiyle “Deus vult” der.
Deus vult
Deus vult kavramı Latince "Tanrı istiyor" veya "Tanrı böyle istiyor" anlamına gelen, 11. yüzyılda Birinci Haçlı Seferi sırasında Katoliklerin kullandığı bir savaş çığlığı ve sloganıdır. Papa II. Urban'ın Kudüs'ün geri alınması çağrısı üzerine doğan bu ifade, eylemlerin ilahi irade ile yapıldığını vurgular. Ve bu ifade savaş meydanlarında Müslümanlara karşı bir slogan olarak kullanılmıştır. Nitekim burada da temel anlatım, “bunları yapmamız bir tanrı buyruğudur” üzerinden kurgulanır.